İçeriğe geç

A’râf Suresi 103. Ayet

سورة الأعراف، الآية ١٠٣

7:103 9. cüz 17. hizb Mushaf’ta 163. sayfa Mekki sure

7:103 ayetinin metni

ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِم مُّوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَظَلَمُوا۟ بِهَا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ ۝١٠٣

Okunuşu

thumma baʿathnā min baʿdihim mūsā biāyātinā ilā fir'ʿawna wamala-ihi faẓalamū bihā fa-unẓur kayfa kāna ʿāqibatu l-muf'sidīna

Meal

Sonra onların ardından Mûsâ’yı, apaçık mucizelerimizle Firavun’a ve onun ileri gelen adamlarına peygamber olarak gönderdik de onlara (mucizelere karşı) zalimlik ettiler. Bak, bozguncuların sonu nasıl oldu.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

A’râf Suresi’nin 103. ayeti (7:103) Mekki bir surededir; 9. cüzde, Mushaf’ın 163. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

A’râf Suresi 103. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

103. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

O resullerden sonra Musa -aleyhisselam-'ı apaçık mucizeler ve onun doğruluğunu ispat eden delillerimiz ile Firavun'a ve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkâr edip, küfrettiler. Ey Resul! Derin derin düşün! Firavun'un ve kavminin akıbeti nasıl oldu? Yüce Allah onları denizde boğarak helak etti. Dünyada ve ahirette peşlerine lanet taktık.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

103. Yani biz o peygamberlerden sonra o büyük önder, o şerefli peygamber Mûsâ Kelîmullahı oldukça azgın ve zorba bir kavim olan Firavun kavmi ile onların soyluları ve ileri gelenlerine gönderdik. Yüce Allah onlara benzeri görülmedik türden büyük mucizeler gösterdi. “Onlarsa bu mucizelere karşı zalimlik ettiler.” Çünkü bu mucizelerin gereği olan Mûsâ’ya itaatten kaçındılar. Bu itaatten kaçınanlar ise zalimdir. İşte onlar, itaat edecek yerde bu mucizelere karşı büyüklük tasladılar. “Fesatçıların sonu nice oldu bir bak!” Allah’ın onları nasıl helak ettiğine, laneti ve yerilmeyi dünyada da kıyamet gününde de peşlerine nasıl taktığına bir bak! Onlara verilen bu şeyler ne kötüdür! Yüce Allah bu buyruğunda öz ve topluca ifade ettiği hususları şu buyrukları ile etraflıca açıklamaktadır:

A’râf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

A’râf suresinin 96-104. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 163. sayfası).

  • İman ve salih amel, ümmet üzerine göklerden ve yerden hayır ve bereketin inip, çoğalmasına sebep olur.
  • Rızkın geniş olması ile takva arasında güçlü bir bağ vardır. Allah küfürlerine rağmen kâfirleri rızıklandırıyorsa; bilinmelidir ki bu onlar için bir istidrac ve tuzaktır.
  • Kulun, Yüce Allah tarafından aniden gecenin ve gündüzün herhangi bir vaktinde gönderilecek azap hakkında güvende olmaması gerekir.
  • Kur'an-ı Kerim Müminlerin iman üzerine sebat etmesi ve kâfirlerin de uyarılması için geçmiş ümmetlerin haberlerini anlatmaktadır.

103. ayetin diğer mealleri

Onlardan sonra ayetlerimizle Musa’yı, Firavun’a ve kavmine gönderdik. Ancak onlar zulmettiler. Fesat çıkaranların sonunun nasıl olduğuna bak!

Sonra onların ardından Musa'yı mucizelerimizle Firavun ve kavmine gönderdik de o mucizeleri inkâr ettiler, ama, bak ki, fesatçıların sonu ne oldu!

Sonra onların arkasından Musa'yı mucizelerimizle Firavun'a ve topluluğuna gönderdik. Tuttular o mucizeleri inkâr ettiler. Ettiler de bak, o bozguncuların âkıbetleri nasıl oldu!

103. ayet kelime kelime

  1. ثُمَّ thumma sonra
  2. بَعَثْنَا baʿathnā gönderdik
  3. مِنۢ min ardlarından
  4. بَعْدِهِم baʿdihim
  5. مُّوسَىٰ mūsā Musa'yı
  6. بِـَٔايَٰتِنَآ biāyātinā ayetlerimizle
  7. إِلَىٰ ilā Fir'avn'a
  8. فِرْعَوْنَ fir'ʿawna
  9. وَمَلَإِي۟هِۦ wamala-ihi ve onun ileri gelenlerine
  10. فَظَلَمُوا۟ faẓalamū haksızlık ettiler
  11. بِهَا bihā (ayetlerimize)
  12. فَٱنظُرْ fa-unẓur fakat bak
  13. كَيْفَ kayfa nasıl
  14. كَانَ kāna oldu
  15. عَٰقِبَةُ ʿāqibatu sonu
  16. ٱلْمُفْسِدِينَ l-muf'sidīna bozguncuların

103. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Zuhruf 43:45

    وَسْـَٔلْ مَنْ أَرْسَلْنَا مِن قَبْلِكَ مِن رُّسُلِنَآ أَجَعَلْنَا مِن دُونِ ٱلرَّحْمَٰنِ ءَالِهَةً يُعْبَدُونَ

    Senden önce gönderdiğimiz peygamberlerimize sor. Rahman’dan başka ibadet edilecek ilâhlar kılmış mıyız?

  • Nahl 16:36

    وَلَقَدْ بَعَثْنَا فِى كُلِّ أُمَّةٍ رَّسُولًا أَنِ ٱعْبُدُوا۟ ٱللَّهَ وَٱجْتَنِبُوا۟ ٱلطَّٰغُوتَ فَمِنْهُم مَّنْ هَدَى ٱللَّهُ وَمِنْهُم مَّنْ حَقَّتْ عَلَيْهِ ٱلضَّلَٰلَةُ فَسِيرُوا۟ فِى ٱلْأَرْضِ فَٱنظُرُوا۟ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

    Andolsun biz, her ümmete, “Yalnızca Allah’a ibadet edin, tâğûttan kaçının” diye peygamber gönderdik. Allah, onlardan kimini doğru yola iletti; onlardan kimine de sapıklık hak oldu. Şimdi yeryüzünde dolaşın da peygamberleri yalanlayanların sonunun ne olduğunu görün.

  • En’âm 6:28

    بَلْ بَدَا لَهُم مَّا كَانُوا۟ يُخْفُونَ مِن قَبْلُ وَلَوْ رُدُّوا۟ لَعَادُوا۟ لِمَا نُهُوا۟ عَنْهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ

    Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler kendilerine göründü. Eğer (dünyaya) geri gönderilseler yine kendilerine yasak edilen şeylere döneceklerdir. Zira onlar gerçekten yalancıdırlar.

  • Neml 27:14

    وَجَحَدُوا۟ بِهَا وَٱسْتَيْقَنَتْهَآ أَنفُسُهُمْ ظُلْمًا وَعُلُوًّا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ

    Kendileri de bunlara yakînen inandıkları halde, zulüm ve kibirlerinden ötürü onları inkâr ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak!

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Sâffât 37:73

    فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُنذَرِينَ

    Uyarılanların sonlarının nasıl olduğuna bir bak!

  • Zuhruf 43:25

    فَٱنتَقَمْنَا مِنْهُمْ فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُكَذِّبِينَ

    Bunun üzerine biz de onlardan intikam aldık. Bir bak! Yalanlayanların akıbeti nasıl oldu?

  • Zuhruf 43:46

    وَلَقَدْ أَرْسَلْنَا مُوسَىٰ بِـَٔايَٰتِنَآ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ فَقَالَ إِنِّى رَسُولُ رَبِّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Mûsâ'yı ayetlerimizle Firavun’a ve kavminin ileri gelenlerine göndermiştik: "Şüphesiz ben, âlemlerin Rabbinin rasûlüyüm." dedi.

  • A’râf 7:84

    وَأَمْطَرْنَا عَلَيْهِم مَّطَرًا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُجْرِمِينَ

    Geriye kalanların üzerine öyle bir yağmur yağdırdık ki! Suçluların sonunun nasıl olduğuna bir bak!

  • Yûnus 10:75

    ثُمَّ بَعَثْنَا مِنۢ بَعْدِهِم مُّوسَىٰ وَهَٰرُونَ إِلَىٰ فِرْعَوْنَ وَمَلَإِي۟هِۦ بِـَٔايَٰتِنَا فَٱسْتَكْبَرُوا۟ وَكَانُوا۟ قَوْمًا مُّجْرِمِينَ

    Sonra onların ardından Mûsâ ve Hârûn’u ayetlerimizle Firavun ve kavmine gönderdik. Fakat büyüklük taslamışlardı. Onlar günahkâr bir kavim idi.

  • Neml 27:51

    فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ مَكْرِهِمْ أَنَّا دَمَّرْنَٰهُمْ وَقَوْمَهُمْ أَجْمَعِينَ

    Bak, onların tuzaklarının sonucu nasıl oldu. Biz, onları ve kavimlerini topyekûn helâk ettik.

A’râf Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ