İçeriğe geç

En’âm Suresi 28. Ayet

سورة الأنعام، الآية ٢٨

6:28 7. cüz 13. hizb Mushaf’ta 131. sayfa Mekki sure

6:28 ayetinin metni

بَلْ بَدَا لَهُم مَّا كَانُوا۟ يُخْفُونَ مِن قَبْلُ وَلَوْ رُدُّوا۟ لَعَادُوا۟ لِمَا نُهُوا۟ عَنْهُ وَإِنَّهُمْ لَكَٰذِبُونَ ۝٢٨

Okunuşu

bal badā lahum mā kānū yukh'fūna min qablu walaw ruddū laʿādū limā nuhū ʿanhu wa-innahum lakādhibūna

Meal

Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler kendilerine göründü. Eğer (dünyaya) geri gönderilseler yine kendilerine yasak edilen şeylere döneceklerdir. Zira onlar gerçekten yalancıdırlar.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

En’âm Suresi’nin 28. ayeti (6:28) Mekki bir surededir; 7. cüzde, Mushaf’ın 131. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

En’âm Suresi 28. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

28. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Dünyaya tekrar geri gönderilmeleri halinde iman edecekleri asla doğru değildir. Azaları onların aleyhine şahitlik edince (Vallahi müşriklerden değildik) sözleri ile önceden gizlemiş oldukları şey ortaya çıkmıştır. Şayet tekrar dünyaya döndürülmeleri takdir edilirse, tekrar yasaklandıkları şirk ve küfür fiillerine dönerlerdi. Onların tekrardan döndükleri zaman iman edeceklerine dair vermiş oldukları sözleri yalandır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

28. “Hayır, evvelce gizledikleri şeyler karşılarına çıktı (da bu pişmanlıkları ondan).” Onlar yalancı olduklarını kendi içlerinde gizliyor ve bu çoğu zaman kalplerinde ortaya çıkıyordu. Ancak kötü maksatları bundan (bu gerçeği itiraf etmekten) kendilerini alıkoyduğu gibi, kalplerini de hayırdan uzak tutup çevirmiştir. Esasen (âhirette yapacakları) bu temennilerinde de yalan söyleyeceklerdir. Bundan maksatları sadece azabın kendilerinden uzaklaştırılmasını sağlamaktır. Çünkü “eğer geri döndürülselerdi yine kendilerine yasaklanan şeylere dönerlerdi.”

En’âm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

En’âm suresinin 28-35. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 131. sayfası).

  • Allah Teâlâ'nın, kıyamet meydanında ibadet eden ve ibadet edilenleri, tabi olanlarla tabi olunanları birbirleri hakkında şahitlik yapmaları için bir araya toplaması O'nun adaletli olmasındandır.
  • Kur'an'ı her dinleyen ondan istifade edemez. Belki kalbinin mühürlenmesi ya da faydalanmasını engelleyecek sağırlık ve benzeri gibi engeller bulunabilir.
  • Müşriklerin açıktan yalanlamalarına rağmen, kendi nefislerinde Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in doğruluğunu bildikleri beyan edilmiştir.
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in karşılaştığı yalanlama sadece ona özel değildir. Dolayısıyla bu hususunda kendisi teselli edilip, gönlü alınmıştır. Bilakis yalanlama müşriklerin önceki peygamberlere karşı izledikleri bir yöntemleridir.

28. ayetin diğer mealleri

Oysa, onların öteden beri gizledikleri (hakikatler) açığa çıktı. Eğer, yeniden (dünyaya) gönderilselerdi yine men olundukları şeylere dönerlerdi. Çünkü onlar gerçekten yalancıdırlar.

Hayır! Daha önce gizlemekte oldukları şeyler (günahlar) kendilerine göründü. Eğer (dünyaya) geri gönderilseler yine (dünyada iken yapar oldukları) kendilerine yasak edilen şeylere ( ve küfre) döneceklerdir. Zira onlar gerçekten yalancıdırlar.

Hayır, daha önce gizleyip durdukları karşılarına çıktı da ondan, yoksa geri çevrilselerdi yine menedildikleri şeyi yapmaya dönerlerdi. Çünkü onlar yalancıdırlar.

28. ayet kelime kelime

  1. بَلْ bal hayır
  2. بَدَا badā göründü
  3. لَهُم lahum onlara
  4. مَّا mā oldukları
  5. كَانُوا۟ kānū
  6. يُخْفُونَ yukh'fūna gizlemekte
  7. مِن min daha önce
  8. قَبْلُ qablu
  9. وَلَوْ walaw eğer
  10. رُدُّوا۟ ruddū geri gönderilselerdi
  11. لَعَادُوا۟ laʿādū yine dönerlerdi
  12. لِمَا limā şeye
  13. نُهُوا۟ nuhū men'olundukları
  14. عَنْهُ ʿanhu kendinden
  15. وَإِنَّهُمْ wa-innahum çünkü onlar
  16. لَكَٰذِبُونَ lakādhibūna yalancılardır

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.

28. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • İsrâ 17:102

    قَالَ لَقَدْ عَلِمْتَ مَآ أَنزَلَ هَٰٓؤُلَآءِ إِلَّا رَبُّ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ بَصَآئِرَ وَإِنِّى لَأَظُنُّكَ يَٰفِرْعَوْنُ مَثْبُورًا

    Mûsâ ise, “İyi biliyorsun ki, bunları ancak, göklerin ve yerin Rabbi apaçık deliller olarak indirmiştir. Ey Firavun! Ben de seni kesinlikle helâk olmuş bir kişi olarak görüyorum." demişti.

  • Neml 27:14

    وَجَحَدُوا۟ بِهَا وَٱسْتَيْقَنَتْهَآ أَنفُسُهُمْ ظُلْمًا وَعُلُوًّا فَٱنظُرْ كَيْفَ كَانَ عَٰقِبَةُ ٱلْمُفْسِدِينَ

    Kendileri de bunlara yakînen inandıkları halde, zulüm ve kibirlerinden ötürü onları inkâr ettiler. Bozguncuların sonunun nasıl olduğuna bir bak!

Daha fazlası

12 Ekim 2026 Pazartesi 1 جمادى الأولى 1448 هـ