İçeriğe geç

Ankebût Suresi 27. Ayet

سورة العنكبوت، الآية ٢٧

29:27 20. cüz 40. hizb Mushaf’ta 399. sayfa Mekki sure

29:27 ayetinin metni

وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَجَعَلْنَا فِى ذُرِّيَّتِهِ ٱلنُّبُوَّةَ وَٱلْكِتَٰبَ وَءَاتَيْنَٰهُ أَجْرَهُۥ فِى ٱلدُّنْيَا وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ ۝٢٧

Okunuşu

wawahabnā lahu is'ḥāqa wayaʿqūba wajaʿalnā fī dhurriyyatihi l-nubuwata wal-kitāba waātaynāhu ajrahu fī l-dun'yā wa-innahu fī l-ākhirati lamina l-ṣāliḥīna

Meal: Rowwad Tercüme Merkezi

Ona (İbrahim’e) İshak’ı ve Ya'kûb’u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitap verdik. Ayrıca ona dünyada mükâfatını da verdik. Şüphesiz o, ahirette de salih kimselerdendir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Ankebût Suresi’nin 27. ayeti (29:27) Mekki bir surededir; 20. cüzde, Mushaf’ın 399. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Ankebût Suresi 27. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

27. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Biz de İbrahim’e İshak'ı ve oğlu Yakup’u bağışladık. Çocuklarına peygamberlik ve Allah’ın katından indirilen kitaplar verdik. Dünyada hak üzerinde kalmaya gösterdiği sabrın mükâfatı olarak ona salih çocuklar ve güzel bir övgü verdik. Şüphesiz o ahirette de salih kimselerin aldığı karşılığı alacaktır. Dünyada ona verilmiş olanlar, onun için hazırlanmış olup, çok değerli olan ahiret mükâfatından eksiltmeyecektir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

27. “Biz ona” Şam’a hicret ettikten sonra “İshak’ı ve Yakub’u bağışladık. Peygamberliği ve kitabı da onun soyundan gelenlere verdik.” Ondan sonra gelen bütün peygamberler, onun zürriyetinden olduğu gibi, ne kadar kitap indi ise de hep onun soyundan gelenlere indirilmiştir. Peygamberlerin sonuncusu ve onun evlâdı Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem ile peygamberlik müessesi son buluncaya kadar da bu, böylece devam etmiştir. Hepsine salât ve selâm olsun. Hidâyet, rahmet, mutluluk ve kurtuluş kaynaklarının onun soyundan gelenler arasında bulunması, hidâyet bulacakların hidâyete, mü’minlerin … Devamını oku

Ankebût Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Ankebût suresinin 24-30. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 399. sayfası).

  • Yüce Allah, salih kullarını düşmanlarının tuzaklarından kurtararak onlara yardım eder.
  • Yüce Allah'a hicret etmenin fazileti.
  • İbrahim ve ailesinin, Allah Teâlâ katındaki makamları oldukça yüksektir.
  • Bazı mükâfatların dünyada verilmesi, ahiretteki sevabından eksileceği anlamına gelmez.
  • Herkese açık genel meclislerde münker olan işleri alışkanlık haline getirmenin çirkinliği anlatılmıştır.

27. ayetin diğer mealleri

Şaban Piriş

İbrahim’e, İshak ve Yakub’u bağışladık; soyuna peygamberlik ve kitap verdik. O’na dünyada mükâfatını verdik. O, ahirete de salihlerdendir.

Ali Özek ve arkadaşları

Ona İshak ve Yakub’u bağışladık. Peygamberliği ve kitapları, onun soyundan gelenlere verdik. Ona dünyada mükâfatını verdik. Şüphesiz o, ahirette de sâlihler (zümresin) dendir.

Elmalılı Hamdi Yazır

O'na İshak ve Yakub'u bağışladık. Peygamberliği ve kitapları, onun soyundan gelenlere verdik. Onu dünyada mükafatlandırdık. Şüphesiz o, ahirette de salihler (zümresin)dendir.

27. ayet kelime kelime

  1. وَوَهَبْنَا wawahabnā ve biz armağan ettik
  2. لَهُۥٓ lahu ona
  3. إِسْحَٰقَ is'ḥāqa İshak'ı
  4. وَيَعْقُوبَ wayaʿqūba ve Ya'kub'u
  5. وَجَعَلْنَا wajaʿalnā ve verdik
  6. فِى fī içindekilere
  7. ذُرِّيَّتِهِ dhurriyyatihi onun nesli
  8. ٱلنُّبُوَّةَ l-nubuwata peygamberlik
  9. وَٱلْكِتَٰبَ wal-kitāba ve Kitap
  10. وَءَاتَيْنَٰهُ waātaynāhu ve ona verdik
  11. أَجْرَهُۥ ajrahu karşılığını
  12. فِى fī dünyada
  13. ٱلدُّنْيَا l-dun'yā
  14. وَإِنَّهُۥ wa-innahu ve şüphesiz o
  15. فِى fī ahirette
  16. ٱلْـَٔاخِرَةِ l-ākhirati
  17. لَمِنَ lamina elbette
  18. ٱلصَّٰلِحِينَ l-ṣāliḥīna iyilerdendir

27. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Meryem 19:49

    فَلَمَّا ٱعْتَزَلَهُمْ وَمَا يَعْبُدُونَ مِن دُونِ ٱللَّهِ وَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ وَكُلًّا جَعَلْنَا نَبِيًّا

    Onlardan ve Allah’tan başka ibadet ettikleri (ilahlardan) uzaklaşınca, O’na İshak’ı ve Ya'kûb ’u bahşettik. Hepsini de peygamber yaptık.

  • Enbiyâ 21:72

    وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ نَافِلَةً وَكُلًّا جَعَلْنَا صَٰلِحِينَ

    Ve ona İshak’ı, üstelik bir de Ya'kûb’u bağışladık. Her ikisini de salih kimseler kıldık.

  • Bakara 2:133

    أَمْ كُنتُمْ شُهَدَآءَ إِذْ حَضَرَ يَعْقُوبَ ٱلْمَوْتُ إِذْ قَالَ لِبَنِيهِ مَا تَعْبُدُونَ مِنۢ بَعْدِى قَالُوا۟ نَعْبُدُ إِلَٰهَكَ وَإِلَٰهَ ءَابَآئِكَ إِبْرَٰهِـۧمَ وَإِسْمَٰعِيلَ وَإِسْحَٰقَ إِلَٰهًا وَٰحِدًا وَنَحْنُ لَهُۥ مُسْلِمُونَ

    Yoksa siz Ya'kûb’un, ölüm döşeğinde iken çocuklarına: “Benden sonra kime ibadet edeceksiniz?” dediği, onların da: “Senin ilâhına ve ataların İbrahim, İsmail ve İshak’ın ilâhı olan tek bir ilâha ibadet edeceğiz. Bizler O’na boyun eğmiş müslümanlarız.” dedikleri zaman orada hazır mı bulunuyordunuz?

  • Necm 53:37

    وَإِبْرَٰهِيمَ ٱلَّذِى وَفَّىٰٓ

    Ve ahdine vefa gösteren İbrahim'in (sahifelerinde)

  • Nahl 16:120–121

    إِنَّ إِبْرَٰهِيمَ كَانَ أُمَّةً قَانِتًا لِّلَّهِ حَنِيفًا وَلَمْ يَكُ مِنَ ٱلْمُشْرِكِينَ …

    Gerçekten İbrahim başlı başına bir ümmetti. Allah’a itaatkârdı, hanifdi, o müşriklerden olmamıştır. …

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nahl 16:122

    وَءَاتَيْنَٰهُ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.

  • Bakara 2:130

    وَمَن يَرْغَبُ عَن مِّلَّةِ إِبْرَٰهِـۧمَ إِلَّا مَن سَفِهَ نَفْسَهُۥ وَلَقَدِ ٱصْطَفَيْنَٰهُ فِى ٱلدُّنْيَا وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ

    Kendini bilmezden başka İbrahim’in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz İbrahim’i bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de salih kimselerdendir.

  • En’âm 6:84

    وَوَهَبْنَا لَهُۥٓ إِسْحَٰقَ وَيَعْقُوبَ كُلًّا هَدَيْنَا وَنُوحًا هَدَيْنَا مِن قَبْلُ وَمِن ذُرِّيَّتِهِۦ دَاوُۥدَ وَسُلَيْمَٰنَ وَأَيُّوبَ وَيُوسُفَ وَمُوسَىٰ وَهَٰرُونَ وَكَذَٰلِكَ نَجْزِى ٱلْمُحْسِنِينَ

    İbrahim’e, İshak ve Ya'kûb’u bağışladık, her birini de hidayete erdirdik. Daha önce Núh’u hidayete erdirmiştik. O’nun soyundan Dâvud, Süleyman, Eyyûb, Yûsuf, Mûsâ ve Hârûn’u da hidayete erdirmiştik. İşte iyileri biz böyle mükâfatlandırırız

Ankebût Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası