Kendini bilmezden başka İbrahim’in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz İbrahim’i bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de salih kimselerdendir.
Bakara Suresi’nin 130. ayeti (2:130) Medeni bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 20. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 69 kârinin sesinden dinleyin.
Bakara Suresi 130. ayeti dinleyin
69 kâriden 75 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (75)
130. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ahmaklığından dolayı kendi nefsine zulmeden, kötü tasarrufundan dolayı hakkı sapıklığa değiştiren ve nefsi için alçaklığı kabul edenden başka kimse İbrahim'in dininden ayrılıp başka dinlere mensup olmaz. Ant olsun, biz onu dünyada resul ve halil olarak seçtik. Muhakkak ki o, ahirette de Allah'ın kendilerine farz kıldıklarını yerine getiren böylece en yüksek makamlara nail olan salihlerden birisidir.
130. “Kendini bilmezlerden başka İbrahim’in dininden kim yüz çevirir ki?!” Yani kendini küçük düşüren, kendisini cahil konumuna koyan, aşağılamaya razı olan ve aldanan bir kimse gibi kendisini basit şeyler karşılığında satan kimselerden başkası İbrahim’in üstünlüğünü bilip tanıdıktan sonra onun dininden yüz çevirmez. İbrahim’in dinini isteyip arzulayandan daha doğru yolda ve daha mükemmel bir kimse olmadığı gibi, O’nun dininden yüz çevirenden daha aşağı kimse de olamaz. Daha sonra Yüce Allah İbrahim’in dünya ve âhiretteki durumunu haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Andolsun biz onu dünyada beğenip seçmişizdir”; biz onu seçtik ve kendisini onlar sebebi ile hayırlı seçkinlerden kıldığımız amellere muvaffak kıldık. “O âhirette de muhakkak” en üstün derecelere sahip olacak “salihlerdendir.”
Takvalı olan Mümin bir kimse salih ameli ile gururlanmaz. Bilakis amelinin geri çevrilmesinden ve kabul edilmemesinden korkar. Bundan dolayı amelinin kabul edilmesini Allah'tan çokça ister.
Peygamberlerin babası İbrahim -aleyhisselam-'ın duasının bereketi. Öyle ki Allah, duasına icabet etmiş, peygamberlerin sonuncusunu ve resullerinin en faziletlisini Mekke ehlinden kılmıştır.
İbrahim -aleyhisselam-'ın dini, fıtrata uygun olan hanif dindir. Ondan ancak fıtratına muhalefet eden cahilden başkası yüz çevirip, onu terk etmez.
Zürriyetine doğru inanca tabi olmayı vasiyet etme, onlardan hakka sımsıkı sarılma ve onun üzerinde sebat etme hususunda söz almanın meşru olduğuna delalet eder.
130. ayetin diğer mealleri
Kendini bilmeyenlerden başka kim İbrahim’in yolundan yüz çevirir? Biz dünyada onu seçmiştik. O, şüphesiz ahirette de salih kimselerdendir.
İbrâhim'in dininden kendini bilmezlerden başka kim yüz çevirir? Andolsun ki, biz dünyada onu (elçi) seçtik, şüphesiz o âhirette de sâlih kullardandır.
İbrahim'in milletinden, kendine kıyan beyinsizden başka kim yüz çevirir? Biz onu dünyada seçkin birisi yaptık, hiç şüphesiz o, ahirette de iyilerden biridir.
Güneşi doğarken görünce de: “İşte benim Rabbim! Bu daha büyük” dedi. O da batınca (kavmine dönüp), “Ey kavmim! Ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.” dedi. …
İbrahim’in babası için bağışlanma dilemesi, sadece ona verdiği bir sözden dolayı idi. Allah’ın düşmanı olduğunu kesin olarak anlayınca ondan uzaklaştı. İbrahim, gerçekten çok dua edip yalvaran ve yumuşak kalpli biriydi.
Ona (İbrahim’e) İshak’ı ve Ya'kûb’u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitap verdik. Ayrıca ona dünyada mükâfatını da verdik. Şüphesiz o, ahirette de salih kimselerdendir.