Nahl Suresi’nin 122. ayeti (16:122) Mekki bir surededir; 14. cüzde, Mushaf’ın 281. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Nahl Suresi 122. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
122. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Biz ona dünyada peygamberlik, güzel bir övgü ve salih evlat verdik. Elbette ahirette de, Allah Teâlâ’nın kendileri için cennette yüksek dereceler hazırladığı salih kimselerdendir.
122. “Biz ona dünyada bir güzellik” geniş bir rızık, güzel bir eş, salih bir zürriyet ve üstün bir ahlâk “verdik. Şüphesiz ki o, âhirette de mutlaka” üstün mevkilere sahip ve Allah’a olabildiğince yakınlaştırılmış “salihlerdendir.”
Yüce Allah’ın rahmeti, küfür ve günah gibi, kötü ameller işleyen kullarının tövbelerini kabul etmesini gerektirir. Sonrasında tövbe ederek amellerini düzeltirlerse, Allah Teâlâ da onları bağışlar.
Müslümanların, İbrahim -aleyhisselam-'ı kendisine örnek edinmesi çok güzeldir.
Allah Teâlâ’nın dinine davet eden davetçilerin şu üç yola başvurması gerekir: Hikmet, güzel nasihat ve en güzel üslupla tartışmak.
Ceza, daha fazlaya kaçmadan aynısıyla olur. Mazlum kimsenin, zalimi cezalandırırken (zalimin) yaptığı zulümden daha fazlasıyla cezalandırması yasaklanmıştır.
122. ayetin diğer mealleri
Dünyada ona iyilik vermiştik. Ahirette de o salihlerdendir.
Ona dünyada güzellik verdik. Muhakkak ki o, ahirette de sâlihlerdendir.
Ve biz ona (İbrahim'e) iyilik verdik. Şüphesiz ki o, ahirette de salihlerdendir.
Kendini bilmezden başka İbrahim’in dininden kim yüz çevirir? Andolsun, biz İbrahim’i bu dünyada seçkin kıldık. Şüphesiz o ahirette de salih kimselerdendir.
Ona (İbrahim’e) İshak’ı ve Ya'kûb’u bahşettik. Onun soyundan gelenlere peygamberlik ve kitap verdik. Ayrıca ona dünyada mükâfatını da verdik. Şüphesiz o, ahirette de salih kimselerdendir.