96:3 ayetinin metni
ٱقْرَأْ وَرَبُّكَ ٱلْأَكْرَمُ ٣
Okunuşu
iq'ra warabbuka l-akramu
Meal
Oku! Senin Rabbin, en cömert olandır.
سورة العلق، الآية ٣
ٱقْرَأْ وَرَبُّكَ ٱلْأَكْرَمُ ٣
iq'ra warabbuka l-akramu
Oku! Senin Rabbin, en cömert olandır.
Alak Suresi’nin 3. ayeti (96:3) Mekki bir surededir; 30. cüzde, Mushaf’ın 597. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
-Ey Peygamber!- Allah’ın sana vahyettiklerini oku! Senin Rabbin hiçbir kerem sahibinin O'nun cömertliğine yaklaşamayacağı en büyük kerem sahibi olandır. O, çok büyük cömertlik ve ihsan sahibidir.
3. “Oku! Rabbin, sonsuz lütuf sahibidir” Pe kçok sıfatta ve pek geniş kerem ve ihsanların sahibidir. Cömertliği pek boldur. Çeşitli ilimleri öğretmiş olması da O’nun kereminin bir tecellisidir. 4-5. Ayrıca O “kalemle öğretendir. O, insana bilmediklerini öğretmiştir.” Yüce Allah, insanı annesinin karnından hiçbir şey bilmez bir halde çıkarmıştır. Ona işitecek kulak, görecek göz, akledecek kalp vermiş, ona ilmi elde etme yollarını kolaylaştırmıştır. Ona Kur’ân’ı ve hikmeti öğrettiği gibi kendisi vasıtası ile ilimlerin korunabildiği, hakların tespit edilebildiği, insanların konuşmalarının yerini tutan ve başkalarına mesaj iletme aracı olan kalemle yazı yazmayı da öğretmiştir. Hamd Allah’adır. O, kulların şükretmekten ve karşılıklarını vermekten âciz kaldıkları bunca nimetleri ihsan edendir.
94:3 ile 96:12 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 597. sayfası).
Oku! Rabbin, en büyük kerem sahibidir.
Oku! En büyük kerem sahibidir Rabbin.
Oku! Rabbin sonsuz kerem sahibidir.
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e vahyin ilk başlancı, uykuda gördüğü salih (doğru/sadık) rüyalar vasıtasıyla olmuştur. Gördüğü her rüya, sabahın aydınlığı gibi apaçık gerçekleşirdi. Sonra ona yalnızlık sevdirildi. Hira Mağarası'na çekilir ve ailesinin yanına dönmeden önce orada günlerce…
أَوَّلُ مَا بُدِئَ بِهِ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مِنَ الْوَحْىِ الرُّؤْيَا الصَّالِحَةُ فِي النَّوْمِ، فَكَانَ لاَ يَرَى رُؤْيَا إِلاَّ جَاءَتْ مِثْلَ فَلَقِ الصُّبْحِ، ثُمَّ حُبِّبَ إِلَيْهِ الْخَلاَءُ…