İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 26. Ayet

سورة آل عمران، الآية ٢٦

3:26 3. cüz 6. hizb Mushaf’ta 53. sayfa Medeni sure

3:26 ayetinin metni

قُلِ ٱللَّهُمَّ مَٰلِكَ ٱلْمُلْكِ تُؤْتِى ٱلْمُلْكَ مَن تَشَآءُ وَتَنزِعُ ٱلْمُلْكَ مِمَّن تَشَآءُ وَتُعِزُّ مَن تَشَآءُ وَتُذِلُّ مَن تَشَآءُ بِيَدِكَ ٱلْخَيْرُ إِنَّكَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ ۝٢٦

Okunuşu

quli l-lahuma mālika l-mul'ki tu'tī l-mul'ka man tashāu watanziʿu l-mul'ka mimman tashāu watuʿizzu man tashāu watudhillu man tashāu biyadika l-khayru innaka ʿalā kulli shayin qadīrun

Meal

De ki: Ey hakimiyetin yegane maliki Allah’ım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de mülkü çekip alırsın, dilediğini yükseltir/aziz kılarsın, dilediğini de alçaltır/zelil edersin. Bütün hayır senin elindedir, şüphesiz senin her şeye gücün yeter.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 26. ayeti (3:26) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 53. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 26. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

26. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Peygamber! Rabbini överek ve yücelterek de ki: Allah'ım! Dünyada ve ahirette hakimiyetin yegane maliki Sensin! Allah’ım! Mülkü yarattıklarından dilediğine verirsin, dilediğinden de çekip alırsın, dilediğini yükseltir/aziz kılarsın, dilediğini de alçaltır/zelil edersin. Bütün bunlar, senin hikmetinle ve adaletinledir. Hayır tek başına sadece senin elindedir, şüphesiz senin her şeye gücün yeter.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri 26–27. ayetler

26-27. Yüce Allah asaleten peygamberine tebean da ümmetine hitaben işleri çekip çevirmenin, tasarrufta bulunmanın, ulvi ve süfli alemi idare etmenin yalnızca Rabbinin hakkı olduğunu, mutlak hükümranlığın ve egemenliğin, muhkem tasarrufun sadece O’nun elinde bulunduğunu, hükümranlığı dilediğine verip dilediğinden de çekip aldığını, dilediğini aziz ve dilediğini de zelil kıldığını ilan etmesini emretmektedir. O halde durum ne Kitap ehlinin ne de başkalarının temennileri ile olacak şey değildir. Aksine emir Allah’ın emridir, tedbir onun tedbiridir. Tedbir ve idaresinde kimse O’na karşı çıkamaz … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 23-29. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 53. sayfası).

  • Başarı, hidayet ve ilim Allah Teâlâ'dandır. -İlim ne kadar çok olur ve ilim sahibi kimse ne kadar yüksek dereceye ulaşırsa ulaşsın-, yüce Allah ilim ile birlikte muvaffakiyet vermez ise, o kimse ilimden istifade edemez.
  • Mülk Allah Teâlâ'nındır. Veren de mani olan da O'dur. İzzetli kılan da, zilletli kılan da odur. Hayrın tamamı O'nun elindedir. Her iş O'na döner. O'ndan başkasından istenmez.
  • Kâfirleri dost edinmek çok tehlikelidir. Zira Allah, kâfirleri dost edinen kimseyi kendisinden beri olmak ve kıyamet günü hesaba çekmek ile tehdit etmiştir.

26. ayetin diğer mealleri

De ki: Ey hakimiyetin yegane maliki Allah’ım! Mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de mülkü çekip alırsın, dilediğini yükseltir/aziz kılarsın, dilediğini de alçaltır/zelil edersin. Bütün hayır senin elindedir, şüphesiz senin her şeye gücün yeter.

(Rasûlüm!) De ki: Mülkün gerçek sahibi olan Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin ve mülkü dilediğinden geri alırsın. Dilediğini yüceltir, dilediğini de alçaltırsın. Hayır yalnız senin elindedir. Gerçekten sen her şeye kadirsin.

De ki: "Ey mülkün sahibi Allah'ım! Sen mülkü dilediğine verirsin, dilediğinden de onu çeker alırsın, dilediğini aziz edersin, dilediğini zelil edersin. Hayır Senin elindedir. Muhakkak ki, Sen her şeye kâdirsin.

26. ayet kelime kelime

  1. قُلِ quli de ki ق و ل
  2. ٱللَّهُمَّ l-lahuma Allah'ım أ ل ه
  3. مَٰلِكَ mālika sahibisin م ل ك
  4. ٱلْمُلْكِ l-mul'ki mülkün م ل ك
  5. تُؤْتِى tu'tī sen verirsin أ ت ي
  6. ٱلْمُلْكَ l-mul'ka mülkü م ل ك
  7. مَن man kimseye
  8. تَشَآءُ tashāu dilediğin ش ي أ
  9. وَتَنزِعُ watanziʿu ve alırsın ن ز ع
  10. ٱلْمُلْكَ l-mul'ka mülkü م ل ك
  11. مِمَّن mimman kimseden
  12. تَشَآءُ tashāu dilediğin ش ي أ
  13. وَتُعِزُّ watuʿizzu ve yükseltirsin ع ز ز
  14. مَن man kimseyi
  15. تَشَآءُ tashāu dilediğin ش ي أ
  16. وَتُذِلُّ watudhillu ve alçaltırsın ذ ل ل
  17. مَن man kimseyi
  18. تَشَآءُ tashāu dilediğini ش ي أ
  19. بِيَدِكَ biyadika senin elindedir ي د ي
  20. ٱلْخَيْرُ l-khayru hayır (mal iyilik)' خ ي ر
  21. إِنَّكَ innaka şüphesiz sen
  22. عَلَىٰ ʿalā her
  23. كُلِّ kulli ك ل ل
  24. شَىْءٍ shayin şeye ش ي أ
  25. قَدِيرٌ qadīrun kadirsin ق د ر

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

26. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Zuhruf 43:31–32

    وَقَالُوا۟ لَوْلَا نُزِّلَ هَٰذَا ٱلْقُرْءَانُ عَلَىٰ رَجُلٍ مِّنَ ٱلْقَرْيَتَيْنِ عَظِيمٍ …

    "Bu Kur’an, iki şehrin büyüklerinden bir adama indirilmeli değil miydi?" dediler. …

  • En’âm 6:124

    وَإِذَا جَآءَتْهُمْ ءَايَةٌ قَالُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ حَتَّىٰ نُؤْتَىٰ مِثْلَ مَآ أُوتِىَ رُسُلُ ٱللَّهِ ٱللَّهُ أَعْلَمُ حَيْثُ يَجْعَلُ رِسَالَتَهُۥ سَيُصِيبُ ٱلَّذِينَ أَجْرَمُوا۟ صَغَارٌ عِندَ ٱللَّهِ وَعَذَابٌ شَدِيدٌۢ بِمَا كَانُوا۟ يَمْكُرُونَ

    Onlara bir ayet geldiği zaman; “Allah’ın Rasûllerine verilen, bize de verilmedikçe iman etmeyeceğiz” derler. Oysa Allah, peygamberliği kime vereceğini daha iyi bilir. Bu, suçlu günahkârlara Allah katında bir küçüklük, yaptıkıları hilekârlıklar yüzünden de şiddetli bir azab isabet edecektir.

  • İsrâ 17:21

    ٱنظُرْ كَيْفَ فَضَّلْنَا بَعْضَهُمْ عَلَىٰ بَعْضٍ وَلَلْـَٔاخِرَةُ أَكْبَرُ دَرَجَٰتٍ وَأَكْبَرُ تَفْضِيلًا

    Onları birbirlerinden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Şüphesiz ahiret, derece ve üstünlük bakımından daha büyüktür.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Hûd 11:4

    إِلَى ٱللَّهِ مَرْجِعُكُمْ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Dönüşünüz Allah’adır. O’nun her şeye gücü yeter.

  • Âl-i İmrân 3:189

    وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  • Mülk 67:1

    تَبَٰرَكَ ٱلَّذِى بِيَدِهِ ٱلْمُلْكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Bütün mülk elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve Onun her şeye gücü yeter.

  • Mâide 5:120

    لِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا فِيهِنَّ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌۢ

    Göklerin, yerin ve içindekilerin mülkü Allah’a aittir. O her şeye kadirdir.

  • Hadîd 57:2

    لَهُۥ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يُحْىِۦ وَيُمِيتُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Göklerin ve yerin mülkü O’nundur. O; diriltir, öldürür. O, her şeye gücü yetendir.

  • Hac 22:6

    ذَٰلِكَ بِأَنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْحَقُّ وَأَنَّهُۥ يُحْىِ ٱلْمَوْتَىٰ وَأَنَّهُۥ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Bu böyledir. Çünkü Allah, hakkın ta kendisidir. Şüphesiz O, ölüleri diriltir ve O, her şeye hakkıyla kadirdir.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın ismi

Daha fazlası

20 Ekim 2026 Salı 9 جمادى الأولى 1448 هـ