İsrâ Suresi’nin 21. ayeti (17:21) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 284. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
İsrâ Suresi 21. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
21. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Mümin olsun kâfir olsun, dünyada rızık ve makamlar vermede insanları birbirlerine nasıl üstün kıldığımızı iyice düşün. Oysa ahiret verilen nimetlerin dereceleri bakımından dünyadan daha büyük farklılıklara sahiptir ve daha üstündür. Müminler bunu (ahireti) elde etmek için daha hırslı/gayretli olmalıdırlar.
21. “Onların kimini kiminden” dünya hayatında bol yahut az rızık vermekle, zorluk ve kolaylıkla, ilim ve bilgisizlikle, akıl ve akılsızlıkla vb. gibi Yüce Allah’ın kendisiyle kullarından kimini kimine üstün kıldığı şeylerle “nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Elbette âhiret hem dereceleri itibari ile daha büyüktür, hem de üstünlük bakımından daha büyüktür.” Dünya nimet ve lezzetleri ile âhiretinkiler hiçbir bakımdan kıyas kabul etmez. Cennetteki yüksek köşkler, çeşit çeşit lezzetler, sevinçler ve pek çok hayırlara kavuşanlarla cehenneme giden, orada can yakıcı uğratılan ve Rahîm olan Rabbin gazabına maruz kalanların hali arasında o kadar büyük fark vardır ki! Her iki yurdun ehli arasındaki büyük farklılıkların hiç kimse tarafından nitelendirilmesi mümkün değildir.
İnsanın gücünün yettiği hayrı yapması, gücünün yetmediğinin sevabına nail olmak için onu yapmaya niyet etmesi gerekir.
İnsana dünyada verilen nimetler, Allah Teâlâ'nın o kimseden razı olduğuna delil olarak getirilmez. Çünkü nimetleri Mümin olmayan kimseler de elde edebilir ve dünya nimetleri verilen kimsenin akıbeti Allah'ın azabıyla nihayet bulabilir.
Ana-babaya yapılan iyilik sürekli yerine getirilmesi gereken bir farzdır. Onların faziletlerinin büyüklüğünden Allah -Subhânehu ve Teâlâ- ana-babaya yapılan minnettarlığı kendisine yapılan şükür/tazim ile ilişkilendirmiştir.
İslam savurganlığı haram kılmıştır. Savurganlık malı uygun olmayan yerlerde harcamaktır.
21. ayetin diğer mealleri
Onları birbirlerinden nasıl üstün kıldığımıza bir bak! Şüphesiz ahiret, derece ve üstünlük bakımından daha büyüktür.
Baksana, biz insanların kimini kiminden nasıl üstün kılmışızdır! Elbette ki ahiret, derece ve üstünlük farkları bakımından daha büyüktür.
Bak! Onların bir kısmını diğerine nasıl üstün kıldık! Elbette ahiret, hem dereceler bakımından daha büyüktür, hem de üstünlük bakımından daha büyüktür.
21. ayet kelime kelime
ٱنظُرْunẓurbak
كَيْفَkayfanasıl
فَضَّلْنَاfaḍḍalnāüstün yaptık
بَعْضَهُمْbaʿḍahumonların kimini
عَلَىٰʿalāüzerine
بَعْضٍbaʿḍinkimi
وَلَلْـَٔاخِرَةُwalalākhiratuelbette ahiret
أَكْبَرُakbarudaha büyüktür
دَرَجَٰتٍdarajātindereceler bakımından
وَأَكْبَرُwa-akbaruve daha büyüktür
تَفْضِيلًاtafḍīlanüstünlük bakımından
21. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
İşte bu rasûller yok mu, biz onların bazısını bazısından üstün kıldık. Allah'ın konuştuğu ve bazılarının da derecelerini yükselttiği kimseler onlardandır. Meryemoğlu İsa'ya apaçık deliller vermiş ve onu Ruhu'l-Kudüs (Cebrâil) ile desteklemişizdir. Eğer Allah dileseydi, bu peygamberlerden sonra gelen milletler, kendilerine gelen apaçık delillerden sonra birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat onlar ihtilâfa düştüler. Onlardan bir kısmı iman etti; bir kısmı da küfre girdi. Eğer Allah dileseydi, birbirlerini öldürmezlerdi. Fakat Allah, dilediğini yapar.