shahida l-lahu annahu lā ilāha illā huwa wal-malāikatu wa-ulū l-ʿil'mi qāiman bil-qis'ṭi lā ilāha illā huwa l-ʿazīzu l-ḥakīmu
Meal
Allah şahittir ki kendisinden başka (ibadet edilmeye layık hak) bir ilah yoktur. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de (buna şahittir.) O’ndan başka (hak) ilah yoktur. O, Aziz'dir, Hakim'dir.
Âl-i İmrân Suresi’nin 18. ayeti (3:18) Medeni bir surededir; 3. cüzde, Mushaf’ın 52. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
Âl-i İmrân Suresi 18. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
18. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah, Kendisinden başka ibadete layık hiçbir hak ilah olmadığına şahitlik eder. Bu da O'nun ilahlığına delalet eden şeri ve kevnî ayetler iledir. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de bunu açıklamaları ve tevhide davet etmeleri ile şahittirler. Aynı şekilde şahitlik edilecek en yüce şey olan Allah'ın tevhidine (birliğine) ve O'nun yaratmasında ve şeriatinde adalet ile kaim olduğuna da şahitlik ederler. O'ndan başka (hak) ilah yoktur. O, yücedir, kimse O’na üstün gelemez. O, yaratmasında, düzenlemesinde ve şeriat kılmasında hikmetlidir.
18. “Allah adaleti ortaya koyarak kendisinden başka (hak) ilâh olmadığına şehadet etti.” İşte bu yüce ve mutlak egemen el-Melik’in, meleklerin ve ilim ehlinin yaptıkları şehadetlerin en büyüğüdür. Şahitlik ettikleri şey de hakkında şahitlik edilenlerin en üstün ve en değerlisidir. O da Yüce Allah’ın tevhidi ve O’nun adaleti ayakta tuttuğudur. Bu aynı zamanda şeriatın bütün hükümlerine ve amellerin karşılıklarına dair bütün ahkâma şehadet etmeyi de kapsar. Çünkü şeriat ve dinin aslı ve temeli, Yüce Allah’ı tevhid, yalnız O’na ibadet etmek, azamet ve kibriya sıfatlarına tek başına O’nun sahip … Devamını oku
Günahlara kefaret olan ve ateşin azabından koruyan en büyük husus, Allah Teâlâ'ya iman etmek ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in getirdiklerine tabi olmaktır.
En yüce şehadet ve hakikat; Allah Teâlâ'nın ilahlığı ve O'nun bu ilahlıktaki birliğidir. Bundan dolayı Allah, kendi nefsi için şahitlikte bulunmuştur. Aynı şekilde melekleri ve yarattıklarından ilim sahipleri de buna şahitlik etmişlerdir.
Haddi aşmak ve akli etmek; çekişmeye girmenin ve haktan uzaklaşmanın en büyük sebeplerindendir.
18. ayetin diğer mealleri
Allah şahittir ki kendisinden başka (ibadet edilmeye layık hak) bir ilah yoktur. Melekler ve adaleti ayakta tutan ilim sahipleri de (buna şahittir.) O’ndan başka ilah yoktur. O, Aziz'dir, Hakim'dir.
Allah, Melekler ve ilim sahipleri, adâleti ayakta tutarak Allah'tan başka ilah olmadığına şahitlik etmişlerdir. (Evet) Azîz ve Hakîm olan Allah'tan başka ilâh yoktur.
Allah şehadet eyledi şu gerçeğe ki, başka tanrı yok, ancak O vardır. Bütün melekler ve ilim uluları da dosdoğru olarak buna şahittir ki, başka tanrı yok, ancak O aziz, O hakîm vardır.
De ki: “Ey insanlar! Şüphesiz ben göklerin ve yerin mülkü (ve hakimiyeti) kendisinin olan, kendisinden başka hiçbir (hak) ilah bulunmayan, hem dirilten, hem öldüren, Allah’ın size, hepinize gönderdiği peygamberiyim. O halde Allah’a ve O’nun sözlerine iman eden ümmî peygamber olan Rasûlüne iman edin ve ona uyun ki, doğru yolu bulmuş olasınız.”
Allah, kendisinden başka (ibadet edilmeye layık) hak ilah olmayan, her zaman diri, ölümsüz, bütün varlıkların tek yöneteni ve gözeteni olan tek hak ilahtır.