Âl-i İmrân Suresi’nin 122. ayeti (3:122) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 66. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
Âl-i İmrân Suresi 122. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
122. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Peygamber- Zayıf düştüklerinde Müminlerden Selemeoğulları ve Hariseoğulları'nın başına gelenleri hatırla. Münafıklar dönünce onlar da dönmeye niyet ettiler. Allah savaşta onlara sebat vermekle yardımcı oldu ve niyet ettikleri şeyden onları geri çevirdi. Müminler bütün işlerinde yalnızca Allah'a itimat etsinler.
122. “O zaman içinizden iki zümre bozulmaya yüz tutmuştu.” Bunlar Selime oğulları ile Harise oğullarıdır. Ancak Yüce Allah, lütuf, riâyet ve tevfiki ile onları korumuştu. “Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler.” Çünkü mü’minler Allah’a güvenip dayanacak olurlarsa Allah onlara yeter, onlara yardım eder ve onları din ve dünyalarında zarar verecek şeylere karşı korur. Bu âyet-i kerime ve benzerlerinde Yüce Allah’a tevekkülün farz olduğu ortaya konmakta ve kulun imanına göre tevekkül sahibi olduğu açıklanmaktadır. Tevekkül ise kişinin menfaatlerinin elde edilmesi, zararlarının da defedilmesi … Devamını oku
İnsanların başına gelen felaketler ve onlara verilen nimetler ile sürekli öğüt verilmelidir. Zira insanlar bunlara bakarak öğüt alırlar.
Allah'ın yardımı, rahmeti ve lütfunun kullara gönderilmesinin en önemli sebeplerinden bir tanesi de takvalı olmak ve savaşın zorluklarına karşı sabırlı olmaktır.
Bütün işler Allah'a aittir. Dilediği gibi hükmeder ve dilediği gibi emreder. Hakiki Mümin, işlerini Allah'a teslim eden ve hükmüne boyun eğen kimsedir.
Günahlar -ki faiz bunlardan birisidir- kulun hüsran içinde olmasının en büyük sebeplerindendir. Özellikle de en şiddetli sıkıntı ve zorluk anlarında durumu böyle olur.
Faizin yasak olması ile ilgili ayetlerin Uhud Gazvesi'nin anlatıldığı ayetler ile birlikte zikredilmesinin sebebi, İslam dininin emirlerinde ve yasaklarında kapsayıcı ve birbiri ile bağlantılı olmasıdır. Öyle ki, bir konunun ortasında diğerinden bahsedilmiştir.
122. ayetin diğer mealleri
İçinizden iki grup, Allah yardımcıları olmasına rağmen, az kalsın yılgınlık gösterip, geri çekilmeye yeltenmişlerdi. Müminler, Allah’a tevekkül etsinler!
O zaman içinizden iki bölük bozguna uğramak korkusuna düşmüştü. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. Müminler, yalnız Allah’a dayanıp güvensinler.
O zaman içinizden iki takım bozulmaya yüz tutmuştu. Halbuki Allah onların yardımcısı idi. İnananlar, yalnız Allah'a dayanıp güvensinler.
Gerçekten Allah birçok yerde ve Huneyn Savaşı gününde size yardım etmiştir. Hani, çokluğunuz size kendinizi beğendirmiş, fakat (bu çokluk) size hiçbir yarar sağlamamış, yeryüzü bütün genişliğine rağmen size dar gelmişti. Sonra gerisin geri dönüp gitmiştiniz. …
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Allah size yardım ederse, kimse size galip gelemez. Eğer sizi yardımsız bırakırsa, ondan sonra size kim yardım edebilir? Müminler, ancak Allah’a tevekkül etsinler.
Ey iman edenler! Allah’ın üzerinizdeki nimetini düşünün. Hani bir topluluk size (saldırmak için) elini uzatmıştı da Allah onların ellerini sizden çekmişti. Allah’tan sakının/takvalı olun. Müminler ancak Allah’a tevekkül etsinler.
Peygamberleri, onlara dedi ki: “Biz ancak sizin gibi birer insanız. Fakat Allah, kullarından dilediğine (peygamberlik) nimetini bahşeder. Allah’ın izni olmadıkça, bizim size bir delil getirmemiz haddimize değil. Müminler ancak Allah’a tevekkül etsinler.”
Gizli konuşmalar şeytandandır. Bu, iman edenleri üzmek içindir. Oysa şeytan, Allah'ın izni olmadıkça, Müminler'e hiçbir zarar veremez. Öyle ise Mü’minler ancak Allah’a tevekkül etsinler.