Yûnus Suresi’nin 25. ayeti (10:25) Mekki bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 211. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Yûnus Suresi 25. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
25. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah, selamet yurdu olan cennetine (Dâru's-Selâm'a) çağırır. İnsanlar orada musibetlerden, endişelerden ve ölümden güvende olurlar. Allah, dilediği kullarını kendilerini selamet yurdu olan bu Cennetlere ulaştıran İslam dinine hidayet eder (iletir).
25. Yüce Allah genel olarak bütün kullarını Dârusselâm’a çağırmakta ve hepsini ona teşvik etmekte, hidâyeti ise özel olarak seçmek istediği kimselere tahsis ettiğini bildirmektedir. Bu, Allah’ın bir lütuf ve ihsanıdır. Allah rahmeti ile lütfunu dilediği kimselere tahsis eder. Bu, O’nun adalet ve hikmetinin bir tecellisidir. Açıklamalardan ve peygamberleri gönderdikten sonra herhangi bir kimsenin O’na karşı ileri sürebileceği bir mazereti kalmaz. Yüce Allah cennete her türlü afet ve eksiklikten uzak olduğu için “Dârusselâm (esenlik yurdu)” adını vermiştir. Bunun sebebi, nimetlerinin her bakımdan mükemmel, eksiksiz, kalıcı ve güzel oluşudur.
İnsanlardan bazı akılsızlar şöyle diyeceklerdir: "Onları şimdiye kadar yöneldikleri kıblelerinden çeviren nedir?" De ki: "Doğu da, batı da Allah'ındır. O, dilediğini doğru yola iletir."
İnsanlar tek bir ümmetti. Sonra Allah, müjdeleyici ve uyarıcı olarak peygamberleri gönderdi ve insanların ayrılığa düştükleri hususlarda aralarında hükmetmesi için onlarla birlikte hak olan kitaplar indirdi. Ancak kitap gönderilenler, kendilerine apaçık deliller geldikten sonra aralarındaki hırs ve kıskançlık yüzünden onda ayrılığa düştüler. Allah ise iman edenleri, onların hakkında ayrılığa düştükleri doğruya kendi izniyle ulaştırdı. Allah, dilediğini doğru yola iletir.