Kelimenin Kur’an’daki okunuşu: Mahmud Halil el-Husari, Rûm 30:48.
İslam’da Sehab
Kelime Kur’an’da Allah’ın âyetleri arasında dokuz kez geçer: “Rüzgârları gönderen Allah’tır; onlar bulutları (sehâben) harekete geçirir; O da onları gökte dilediği gibi yayar… sonra yağmurun onların arasından çıktığını görürsün” (Rûm 30:48).
Sehab isminin anlamı ve kökeni
Sehâb, “sürüklemek” anlamındaki s-h-b kökünden bulutlar demektir: gökte sürüklendikleri ya da rüzgâr onları sürüklediği için bu adı almışlardır. Çöl Arapları için yağmurun ve hayatın habercisidir. Orta Doğu’da ve Körfez’de verilen bir kız adıdır.
Allah, rüzgârları gönderendir. Onlar da bulutları harekete geçirir. Allah, onları dilediği gibi, (bazen) yayar ve (bazen) yoğunlaştırır. Nihayet yağmurun onların arasından çıktığını görürsün. Onu kullarından dilediklerine uğrattığı zaman bir de bakarsın sevinirler.
Görmüyor musun ki Allah bulutları sürüyor, sonra onları bir araya getirip üst üste yığıyor? İşte o zaman aralarından yağmurun çıktığını görürsün. Gökten, içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir de, bu doluyu dilediğine isabet ettirir ve dilediğinden de uzak tutar. Şimşeğin parıltısı ise neredeyse gözleri alır.
Şüphesiz göklerin ve yerin yaratılışında, gece ve gündüzün birbirinin ardınca gelişinde, insanların faydalanacağı şeyleri denizde taşıyıp giden gemilerde, Allah'ın gökten indirdirerek ölmüş olan yeryüzünü dirilttiği suda, ardından orada bütün hayvanları yaymasında, gök ile yer arasında Allah'ın emrine boyun eğmiş rüzgârları ve bulutlar yönlendirmesinde, aklını kullanan bir topluluk için nice deliller vardır.
Rahmetinin önünden rüzgârları müjde olmak üzere gönderen O’dur. Rüzgârlar, ağır yağmur yüklü bulutları yüklendiği zaman biz, onu ölü bir bölgeye sürer ve oraya su indiririz. Böylelikle onunla bütün ürünlerden çıkarırız. İşte biz ölüleri de böyle çıkaracağız. Belki düşünüp ibret alırsınız.