İçeriğe geç

Fâtiha Suresi 7. Ayet

سورة الفاتحة، الآية ٧

1:7 1. cüz 1. hizb Mushaf’ta 1. sayfa Mekki sure

1:7 ayetinin metni

صِرَٰطَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمْتَ عَلَيْهِمْ غَيْرِ ٱلْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلَا ٱلضَّآلِّينَ ۝٧

Okunuşu

ṣirāṭa alladhīna anʿamta ʿalayhim ghayri l-maghḍūbi ʿalayhim walā l-ḍālīna

Meal

Nimet verdiğin kimselerin yoluna. Gazaba uğrayanların ve sapanların değil.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Fâtiha Suresi’nin 7. ayeti (1:7) Mekki bir surededir; 1. cüzde, Mushaf’ın 1. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Fâtiha Suresi 7. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

7. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Nebiler, sıddıklar, şehitler ve salihler gibi hidayet nimetini bahşettiğin kullarının yoluna (ilet). Bunlar ne güzel arkadaştır. Yahudiler gibi hakkı bildiği halde ona tabi olmayıp gazaba uğrayanların ve Hristiyanlar gibi hakkı ve doğru yolu aramayı ihmal edip, haktan ve o yolda ilerlemekten sapanların yoluna değil.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

7. “Kendilerine nimet verdiğin kimselerin” yani peygamberlerin, sıddıkların, şehidlerin ve salihlerin “yoluna”. “Gazaba uğrayanların” yani yahudiler ve benzeri kimseler gibi hakkı bildiği halde terk edenlerin “ve sapıtanların” hıristiyanlar ve benzerleri gibi bilgisizlikleri ve sapıklıkları dolayısıyla hakkı terk edenlerin yoluna “değil.” Bu sûre oldukça kısa olmasına rağmen Kur’an sûrelerinden başka herhangi bir sûrenin ihtiva etmediği pek çok hususu kapsamaktadır. Şöyle ki o, üç türü ile tevhidi içermektedir: Rububiyet tevhidi “âlemlerin Rabbi” buyruğundan, Ulûhiyet tevhidi -ki o ibadetler … Devamını oku

Fâtiha Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Fâtiha suresinin 1-7. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 1. sayfası).

  • Allah Teâlâ kitabına besmele ile başlamıştır ki, kulları amellerine ve sözlerine onunla başlamayı öğrensin ve böylece O'nun yardımı ve muvaffakiyetini talep etsinler.
  • Allah -Subhânehû ve Teâlâ-'yı övüp, O'na sena ederek duaya başlamak salih kulların izlediği bir yoldur. Kişi bundan sonra talep edeceği şeyi ister.
  • Müslümanlar, hakkı talep etmekte ihmalkâr davranan sapkın Hristiyanlar gibi ya da hakkı bilip onunla amel etmeyen gazaba uğramış Yahudiler gibi olmaktan sakındırılmıştır.
  • Fatiha Suresinde; ibadetin, yalnızca Allah Teâlâ’ya has kılınarak yapılması ve yardımın yalnızca O'ndan talep edilmesi halinde imanın kamil olacağına işaret vardır.

7. ayetin diğer mealleri

Nimet verdiğin kimselerin yoluna. Gazaba uğrayanların ve sapanların değil.

Kendilerine nimet verdiğin kimselerin yolunu; gazaba uğramışların ve sapmışların yolunu değil!

O kendilerine nimet verdiğin mutlu kimselerin yoluna; o gazaba uğramışların ve o sapmışların yoluna değil.

7. ayet kelime kelime

  1. صِرَٰطَ ṣirāṭa yoluna ص ر ط
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna onlar ki
  3. أَنْعَمْتَ anʿamta ni'met verdin ن ع م
  4. عَلَيْهِمْ ʿalayhim kimselerin
  5. غَيْرِ ghayri değil غ ي ر
  6. ٱلْمَغْضُوبِ l-maghḍūbi gazabedilmiş olanların غ ض ب
  7. عَلَيْهِمْ ʿalayhim kendilerine
  8. وَلَا walā ve değil
  9. ٱلضَّآلِّينَ l-ḍālīna sapmışların ض ل ل

Bu ayetin geçtiği hadisler

Sahih Kudsî hadis Sahîh-i Müslim 395a

Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Namazı (Fâtiha’yı) kulumla kendi aramda yarı yarıya paylaştım ve kulum dilediğini alacaktır.”

«Allah Teâlâ şöyle buyurmuştur: Namazı (Fâtiha’yı) kulumla kendi aramda yarı yarıya paylaştım ve kulum dilediğini alacaktır.” Kul, “Hamt âlemlerin Rabbi Allah’a mahsustur” deyince Yüce Allah, “Kulum bana hamdetti” diye buyurur. Kul “er-Rahmân er-Rahîm” deyince Allah, “Kulum beni övdü” der. “Ceza…

قَسَمْتُ الصَّلاَةَ بَيْنِي وَبَيْنَ عَبْدِي نِصْفَيْنِ وَلِعَبْدِي مَا سَأَلَ فَإِذَا قَالَ الْعَبْدُ ‏‏{‏ الْحَمْدُ لِلَّهِ رَبِّ الْعَالَمِينَ‏}‏ ‏.‏ قَالَ اللَّهُ تَعَالَى حَمِدَنِي عَبْدِي وَإِذَا قَالَ ‏‏{‏…

Râvi: Ebû Hureyre + 16 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 404a

Namaz kıldığınız zaman saflarınızı düz tutun sonra biriniz size imam olsun. İmam tekbir aldığı zaman, siz de tekbir alın

«Namaz kıldığınız zaman saflarınızı düz tutun sonra biriniz size imam olsun. İmam tekbir aldığı zaman, siz de tekbir alın.» «Ğayri’l-mağdûbi aleyhim vele’d-dâllîn” [Fatiha Suresi: 7] dediği zaman “âmin” deyin ki Allah duanıza icabet etsin. O tekbir alıp, rükûa vardığı zaman, siz de tekbir alın ve…

إِذَا صَلَّيْتُمْ فَأَقِيمُوا صُفُوفَكُمْ ثُمَّ لْيَؤُمَّكُمْ أَحَدُكُمْ فَإِذَا كَبَّرَ فَكَبِّرُوا وَإِذَا قَالَ غَيْرِ الْمَغْضُوبِ عَلَيْهِمْ وَلاَ الضَّالِّينَ فَقُولُوا آمِينَ ‏.‏ يُجِبْكُمُ اللَّهُ فَإِذَا…

Râvi: Ebû Mûsâ el-Eş'arî + 9 başka rivayet Şerhli

Diğer hadisler (40)

7. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nisâ 4:69–70

    وَمَن يُطِعِ ٱللَّهَ وَٱلرَّسُولَ فَأُو۟لَٰٓئِكَ مَعَ ٱلَّذِينَ أَنْعَمَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مِّنَ ٱلنَّبِيِّـۧنَ وَٱلصِّدِّيقِينَ وَٱلشُّهَدَآءِ وَٱلصَّٰلِحِينَ وَحَسُنَ أُو۟لَٰٓئِكَ رَفِيقًا …

    Kimler de Allah’a ve Peygamber’e itaat ederse, artık onlar Allah’ın kendilerine nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdirler. Onlar ne güzel arkadaştır! …

  • Mâide 5:60

    قُلْ هَلْ أُنَبِّئُكُم بِشَرٍّ مِّن ذَٰلِكَ مَثُوبَةً عِندَ ٱللَّهِ مَن لَّعَنَهُ ٱللَّهُ وَغَضِبَ عَلَيْهِ وَجَعَلَ مِنْهُمُ ٱلْقِرَدَةَ وَٱلْخَنَازِيرَ وَعَبَدَ ٱلطَّٰغُوتَ أُو۟لَٰٓئِكَ شَرٌّ مَّكَانًا وَأَضَلُّ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ

    De ki: “Allah katında cezası bundan daha kötü olanı size haber vereyim mi? Allah'ın lânet ettiği, gazapta bulunduğu, kendilerinden maymunlar ve domuzlar kıldığı ve tağuta kulluk eden kimse. İşte onlar yeri en kötü ve de doğru yoldan en çok sapmış olanlardır.”

  • Yûnus 10:88–89

    وَقَالَ مُوسَىٰ رَبَّنَآ إِنَّكَ ءَاتَيْتَ فِرْعَوْنَ وَمَلَأَهُۥ زِينَةً وَأَمْوَٰلًا فِى ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا رَبَّنَا لِيُضِلُّوا۟ عَن سَبِيلِكَ رَبَّنَا ٱطْمِسْ عَلَىٰٓ أَمْوَٰلِهِمْ وَٱشْدُدْ عَلَىٰ قُلُوبِهِمْ فَلَا يُؤْمِنُوا۟ حَتَّىٰ يَرَوُا۟ ٱلْعَذَابَ ٱلْأَلِيمَ …

    Mûsâ: "Rabbimiz! Doğrusu sen Firavun’a ve (ileri gelen) kavmine ziynetler ve dünya hayatında mallar verdin. Rabbimiz! Onlar (bununla) senin yolundan saptırıyorlar. Rabbimiz! Onların mallarını yok et, kalplerini katılaştır. Çünkü onlar, can yakıcı azabı görmedikçe iman etmezler." dedi. …

  • Mâide 5:77–79

    قُلْ يَٰٓأَهْلَ ٱلْكِتَٰبِ لَا تَغْلُوا۟ فِى دِينِكُمْ غَيْرَ ٱلْحَقِّ وَلَا تَتَّبِعُوٓا۟ أَهْوَآءَ قَوْمٍ قَدْ ضَلُّوا۟ مِن قَبْلُ وَأَضَلُّوا۟ كَثِيرًا وَضَلُّوا۟ عَن سَوَآءِ ٱلسَّبِيلِ …

    De ki: Ey Ehl-i Kitap! Dininizde haksız olarak aşırı gitmeyin. Kendileri önceden sapmış, çoklarını da saptırmış ve doğru yoldan ayrılmış olan bir topluluğun arzularına uymayın. …

  • Bakara 2:90

    بِئْسَمَا ٱشْتَرَوْا۟ بِهِۦٓ أَنفُسَهُمْ أَن يَكْفُرُوا۟ بِمَآ أَنزَلَ ٱللَّهُ بَغْيًا أَن يُنَزِّلَ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ عَلَىٰ مَن يَشَآءُ مِنْ عِبَادِهِۦ فَبَآءُو بِغَضَبٍ عَلَىٰ غَضَبٍ وَلِلْكَٰفِرِينَ عَذَابٌ مُّهِينٌ

    Allah'ın kullarından dilediğine, (Kitap) indirmesini çekemeyerek, Allah'ın indirdiğini (Kur'an'ı) inkâr etmekle, kendilerini ne kötü bir şey karşılığında sattılar. Bu yüzden gazab üstüne gazaba uğradılar. Kâfirlere alçaltıcı bir azap vardır.

  • Mücâdele 58:14

    أَلَمْ تَرَ إِلَى ٱلَّذِينَ تَوَلَّوْا۟ قَوْمًا غَضِبَ ٱللَّهُ عَلَيْهِم مَّا هُم مِّنكُمْ وَلَا مِنْهُمْ وَيَحْلِفُونَ عَلَى ٱلْكَذِبِ وَهُمْ يَعْلَمُونَ

    Allah’ın gazap ettiği bir toplumu dost edinenleri gördün mü? Onlar sizden değil, onlardan da değil. Bile bile yalan yere yemin ediyorlar.

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ