İçeriğe geç

İbrâhîm Suresi 34. Ayet

سورة ابراهيم، الآية ٣٤

14:34 13. cüz 26. hizb Mushaf’ta 260. sayfa Mekki sure

14:34 ayetinin metni

وَءَاتَىٰكُم مِّن كُلِّ مَا سَأَلْتُمُوهُ وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَتَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ إِنَّ ٱلْإِنسَٰنَ لَظَلُومٌ كَفَّارٌ ۝٣٤

Okunuşu

waātākum min kulli mā sa-altumūhu wa-in taʿuddū niʿ'mata l-lahi lā tuḥ'ṣūhā inna l-insāna laẓalūmun kaffārun

Meal

O, size kendisinden istediğiniz şeylerin hepsini verdi. Eğer Allah’ın nimetlerini saymaya kalkışsanız sayamazsınız. Şüphesiz insan çok zalimdir, çok nankördür.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

İbrâhîm Suresi’nin 34. ayeti (14:34) Mekki bir surededir; 13. cüzde, Mushaf’ın 260. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

İbrâhîm Suresi 34. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

34. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

O'ndan isteyip, talep ettiğiniz ve talep etmediğiniz her şeyi size vermiştir. Yüce Allah'ın nimetlerini saymaya kalkışsanız, sayılarının çokluğu sebebiyle sayıp belirlemeye güç yetiremezsiniz. Sizlere sadece bunlardan bazı örnekler vermiştir. Şüphesiz ki insan, kendi nefsine çokça zulmeden, Allah -Subhânehu ve Teâlâ-'nın nimetlerine çokça nankörlük edendir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

34. “O, size kendisinden istediğiniz şeylerin hepsinden verdi.” İster hal dilinizle, ister sözlerinizle ondan dilediğiniz, temenni ettiğiniz ve ihtiyaç duyduğunuz her şeyden; davarlardan, araçlardan, sanayi ve daha başka şeylerden vermiştir. “Eğer Allah’ın nimetini saymaya kalkışsanız” şükürlerini eda etmek şöyle dursun adet olarak bile “sayamazsınız.” “Gerçekten insan çok zalim ve çok nankördür.” İnsan günahlara karşı cüretkâr, Rabbinin haklarını yerine getirme konusunda kusurlu olduğundan dolayı tabiatı itibari ile zalimdir. Allah’ın nimetlerine karşı da nankördür. Onlara gereği gibi … Devamını oku

İbrâhîm Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

İbrâhîm suresinin 34-42. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 260. sayfası).

  • İbrahim -aleyhisselatu vesselam-'ın hakkında dua ettiği Mekke'nin fazileti beyan edilmiştir.
  • Şüphesiz ki insanın itaat ve kulluk mertebelerindeki makamı ne kadar yükselirse yükselsin, kendi nefsi ve zürriyeti için şirkin büyüğünden ve küçüğünden korkması gerekir.
  • İbrahim -aleyhisselatu vesselam-'ın duası, kulun makamı ne kadar yükselirse yükselsin, Allah'ın katında fakir ve O'na muhtaç olarak kalmaya devam ettiğine delalet eder.
  • Eğitim metotlarından biri de; çocukların salih olmaları, doğru inanca sahip olmaları, dinin emir ve yasaklarını yerine getirmede muvaffak olmaları için dua etmektir.

34. ayetin diğer mealleri

Kendisinden istediğiniz her şeyi size vermiştir. Allah’ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız Doğrusu insan pek zalim ve çok nankördür.

O size istediğiniz her şeyden verdi. Allah'ın nimetini sayacak olsanız sayamazsınız. Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür!

O, Kendisinden isteyebileceğiniz her şeyi size verdi. Allah'ın nimetini saymak isterseniz sayamazsınız! Doğrusu insan çok zalim, çok nankördür.

34. ayet kelime kelime

  1. وَءَاتَىٰكُم waātākum ve size verdi
  2. مِّن min herşeyden
  3. كُلِّ kulli
  4. مَا mā ne varsa
  5. سَأَلْتُمُوهُ sa-altumūhu kendisinden istediğiniz
  6. وَإِن wa-in ve eğer
  7. تَعُدُّوا۟ taʿuddū saymak isteseniz
  8. نِعْمَتَ niʿ'mata ni'metini
  9. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  10. لَا lā sayamazsınız
  11. تُحْصُوهَآ tuḥ'ṣūhā
  12. إِنَّ inna doğrusu
  13. ٱلْإِنسَٰنَ l-insāna insan
  14. لَظَلُومٌ laẓalūmun çok haksızlık edendir
  15. كَفَّارٌ kaffārun çok nankördür

34. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Yâsîn 36:40

    لَا ٱلشَّمْسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدْرِكَ ٱلْقَمَرَ وَلَا ٱلَّيْلُ سَابِقُ ٱلنَّهَارِ وَكُلٌّ فِى فَلَكٍ يَسْبَحُونَ

    Ne Güneş Ay'a yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

  • A’râf 7:54

    إِنَّ رَبَّكُمُ ٱللَّهُ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ فِى سِتَّةِ أَيَّامٍ ثُمَّ ٱسْتَوَىٰ عَلَى ٱلْعَرْشِ يُغْشِى ٱلَّيْلَ ٱلنَّهَارَ يَطْلُبُهُۥ حَثِيثًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ وَٱلنُّجُومَ مُسَخَّرَٰتٍۭ بِأَمْرِهِۦٓ أَلَا لَهُ ٱلْخَلْقُ وَٱلْأَمْرُ تَبَارَكَ ٱللَّهُ رَبُّ ٱلْعَٰلَمِينَ

    Şüphesiz gökleri ve yeri altı günde yaratmış olan Rabbiniz Allah, sonrasında arşın üstüne yükselmiştir. Birbirlerini durmadan takip eden geceyi gündüze bürüyüp örter. Güneş, Ay ve yıldızlar da O'nun emrine boyun eğmiştir. Dikkat edin! Yaratma da, emir de yalnızca O'na aittir. Âlemlerin Rabbi olan Allah ne yücedir!

  • Lokmân 31:29

    أَلَمْ تَرَ أَنَّ ٱللَّهَ يُولِجُ ٱلَّيْلَ فِى ٱلنَّهَارِ وَيُولِجُ ٱلنَّهَارَ فِى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِىٓ إِلَىٰٓ أَجَلٍ مُّسَمًّى وَأَنَّ ٱللَّهَ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ

    Görmedin mi ki, Allah geceyi gündüze, gündüzü de geceye katıyor? Güneş'i ve Ay'ı sizin hizmetinize sunmuştur. Her biri belli bir süreye (kadar) akıp gider. Allah, yaptığınız her şeyden haberdardır.

  • Zümer 39:5

    خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ يُكَوِّرُ ٱلَّيْلَ عَلَى ٱلنَّهَارِ وَيُكَوِّرُ ٱلنَّهَارَ عَلَى ٱلَّيْلِ وَسَخَّرَ ٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ كُلٌّ يَجْرِى لِأَجَلٍ مُّسَمًّى أَلَا هُوَ ٱلْعَزِيزُ ٱلْغَفَّٰرُ

    O, gökleri ve yeri hak ile yaratmıştır. Geceyi gündüze dolayıp örter, gündüzü de geceye örter, Güneşe ve Ay'a da boyun eğdirmiştir. Hepsi de belli bir süreye kadar akar/gider. Bilin ki O; çok güçlüdür, çok bağışlayıcıdır.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nahl 16:18

    وَإِن تَعُدُّوا۟ نِعْمَةَ ٱللَّهِ لَا تُحْصُوهَآ إِنَّ ٱللَّهَ لَغَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Hâlbuki Allah’ın nimetini saymaya kalksanız onu sayamazsınız. Şüphesiz Allah, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.

İbrâhîm Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ