İçeriğe geç

Âl-i İmrân Suresi 159. Ayet

سورة آل عمران، الآية ١٥٩

3:159 4. cüz 7. hizb Mushaf’ta 71. sayfa Medeni sure

3:159 ayetinin metni

فَبِمَا رَحْمَةٍ مِّنَ ٱللَّهِ لِنتَ لَهُمْ وَلَوْ كُنتَ فَظًّا غَلِيظَ ٱلْقَلْبِ لَٱنفَضُّوا۟ مِنْ حَوْلِكَ فَٱعْفُ عَنْهُمْ وَٱسْتَغْفِرْ لَهُمْ وَشَاوِرْهُمْ فِى ٱلْأَمْرِ فَإِذَا عَزَمْتَ فَتَوَكَّلْ عَلَى ٱللَّهِ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلْمُتَوَكِّلِينَ ۝١٥٩

Okunuşu

fabimā raḥmatin mina l-lahi linta lahum walaw kunta faẓẓan ghalīẓa l-qalbi la-infaḍḍū min ḥawlika fa-uʿ'fu ʿanhum wa-is'taghfir lahum washāwir'hum fī l-amri fa-idhā ʿazamta fatawakkal ʿalā l-lahi inna l-laha yuḥibbu l-mutawakilīna

Meal

Allah’ın rahmeti sayesinde sen onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık sen onları affet. Onlar için Allah’tan bağışlama dile. İş konusunda onlarla istişare et. Bir kere de karar verip azmettin mi artık Allah’a tevekkül et! (Ona dayanıp güven). Şüphesiz Allah, tevekkül edenleri sever.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Âl-i İmrân Suresi’nin 159. ayeti (3:159) Medeni bir surededir; 4. cüzde, Mushaf’ın 71. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.

Âl-i İmrân Suresi 159. ayeti dinleyin

71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (77)

159. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Peygamber!- Allah'ın büyük rahmeti sebebi ile ashabına karşı yumuşak huylu oldun. Sözlerinde ve amellerinde kaba, katı kalpli olsaydın senden uzaklaşırlardı. Senin hakkındaki ihmalkârlıklarına aldırma, onlar için bağışlanma dile. İstişare etmeye ihtiyaç duyduğun konularda onların görüşlerini al. İştişare ettikten sonra karar verip azmettin mi onu uygula. Allah'a tevekkül et! Şüphesiz Allah, kendisine tevekkül edenleri sever, onları destekler ve başarılı kılar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

159. “Allah’tan bir rahmet sayesinde sen onlara yumuşak davrandın.” Yani sana ve ashabına olan bir rahmet sayesinde Yüce Allah, sana onlara karşı yumuşak davranmayı, alçak gönüllü olmayı lütfetti. Sen de onlara karşı iyi davrandın ve onlara karşı güzel bir ahlâk sahibi oldun. O bakımdan onlar da senin etrafında toplandılar, seni sevdiler ve senin emrine uydular. “Şâyet kaba” yani kötü huylu “ve katı kalpli” sert ve haşin “birisi olsaydın elbette onlar etrafından dağılırlardı.” Çünkü böyle bir tutum onları uzaklaştırır ve bu kötü huyla kendilerine davranan kimseden nefret etmelerine sebep … Devamını oku

Âl-i İmrân Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Âl-i İmrân suresinin 158-165. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 71. sayfası).

  • Gerçek yardım Allah Teâlâ katındandır. O, kendisi ile savaşılamayacak kadar güçlü ve kendisine galebe çalınamayacak kadar izzet sahibidir.
  • Nasıl ki ahirette makamları bir olmadığı gibi dünyada da Allah'ın hidayetine tabi olup onunla amel edenin hali ile ondan yüz çevirip yalanlayanın hali bir değildir.
  • Kulun başına gelen bela ve imtihanlar günahlarından dolayıdır. Belki bu belalar derecesini artırır. Allah (günahlarının) bir çoğunu affeder ve örter.

159. ayetin diğer mealleri

Sen, Allah’ın rahmeti ile onlara yumuşak davrandın. Eğer kaba ve katı kalpli olsaydın elbette etrafından dağılıp giderlerdi. Onları affet ve onlar için Allah’tan bağışlanma dile. İş hususunda onlarla istişare et, karar verdiğin zaman, artık Allah’a tevekkül et! Gerçekten Allah tevekkül edenleri sever.

O vakit Allah'tan bir rahmet ile onlara yumuşak davrandın! Şayet sen kaba, katı yürekli olsaydın, hiç şüphesiz, etrafından dağılıp giderlerdi. Şu halde onları affet; bağışlanmaları için dua et; iş hakkında onlara danış. Kararını verdiğin zaman da artık Allah’a dayanıp güven. Çünkü Allah, kendisine dayanıp güvenenleri sever.

Sen (o zaman), sırf Allah'ın rahmetiyle onlara karşı yumuşak davrandın. Eğer kaba, katı yürekli olsaydın, onlar senin etrafından dağılıp giderlerdi. Artık onları sen bağışla, onlar için Allah'dan mağfiret dile. (Yapacağın) işlerde onlara da danış, bir kere de azmettin mi, artık Allah'a dayan. Muhakkak ki Allah kendine dayanıp güvenenleri sever.

159. ayet kelime kelime

  1. فَبِمَا fabimā sebebiyle
  2. رَحْمَةٍ raḥmatin rahmeti ر ح م
  3. مِّنَ mina Allah'ın
  4. ٱللَّهِ l-lahi
  5. لِنتَ linta sen yumuşak davrandın ل ي ن
  6. لَهُمْ lahum onlara
  7. وَلَوْ walaw eğer
  8. كُنتَ kunta olsaydın ك و ن
  9. فَظًّا faẓẓan kaba ف ظ ظ
  10. غَلِيظَ ghalīẓa katı غ ل ظ
  11. ٱلْقَلْبِ l-qalbi yürekli ق ل ب
  12. لَٱنفَضُّوا۟ la-infaḍḍū dağılır giderlerdi' ف ض ض
  13. مِنْ min çevrenden
  14. حَوْلِكَ ḥawlika ح و ل
  15. فَٱعْفُ fa-uʿ'fu öyleyse affet ع ف و
  16. عَنْهُمْ ʿanhum onları
  17. وَٱسْتَغْفِرْ wa-is'taghfir ve mağfiret dile غ ف ر
  18. لَهُمْ lahum onlar için
  19. وَشَاوِرْهُمْ washāwir'hum ve onlara danış ش و ر
  20. فِى fī işini
  21. ٱلْأَمْرِ l-amri أ م ر
  22. فَإِذَا fa-idhā zaman
  23. عَزَمْتَ ʿazamta karar verdiğin ع ز م
  24. فَتَوَكَّلْ fatawakkal dayan و ك ل
  25. عَلَى ʿalā Allah'a
  26. ٱللَّهِ l-lahi
  27. إِنَّ inna elbette
  28. ٱللَّهَ l-laha Allah
  29. يُحِبُّ yuḥibbu sever ح ب ب
  30. ٱلْمُتَوَكِّلِينَ l-mutawakilīna kendine dayanıp güvenenleri و ك ل

Bu ayetin geçtiği hadisler

Hüküm yok Hısnü'l-Müslim 74

Câbir b. Abdullah -Allah ondan râzı olsun- şöyle der: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bize, Kur’ân’dan bir sûre öğretir gibi tüm işlerde istihâre etmeyi öğretir ve şöyle buyururdu: -Sizden biriniz bir işi yapmaya karar verirse, (beş vakit) farz namazın dışında iki rekat (nâfile) namaz…

قَالَ جَابرُ بْنُ عَبْدِ اللَّهِ رَضِيَ اللَّهُ عَنْهُمَا: كَانَ رسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُعَلِّمُنَا الْاسْتِخَارَةَ فِي الْأُمُورِ كُلِّهَا كَمَا يُعَلِّمُنَا السُّورَةَ مِنَ الْقُرْآنِ، يَقُولُ: ((إِذَا…

Diğer hadisler (2)

159. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Tevbe 9:128

    لَقَدْ جَآءَكُمْ رَسُولٌ مِّنْ أَنفُسِكُمْ عَزِيزٌ عَلَيْهِ مَا عَنِتُّمْ حَرِيصٌ عَلَيْكُم بِٱلْمُؤْمِنِينَ رَءُوفٌ رَّحِيمٌ

    Andolsun ki size, içinizden sizin sıkıntıya uğramanız kendisine ağır gelen, size düşkün, Müminlere şefkatli ve merhametli bir rasûl gelmiştir.

  • Âl-i İmrân 3:126

    وَمَا جَعَلَهُ ٱللَّهُ إِلَّا بُشْرَىٰ لَكُمْ وَلِتَطْمَئِنَّ قُلُوبُكُم بِهِۦ وَمَا ٱلنَّصْرُ إِلَّا مِنْ عِندِ ٱللَّهِ ٱلْعَزِيزِ ٱلْحَكِيمِ

    Allah, bu yardımı size sadece müjde olması ve kalplerinizin bununla yatışması için yaptı. Zafer, ancak Aziz ve Hakim olan Allah katındandır.

  • Ra’d 13:19

    أَفَمَن يَعْلَمُ أَنَّمَآ أُنزِلَ إِلَيْكَ مِن رَّبِّكَ ٱلْحَقُّ كَمَنْ هُوَ أَعْمَىٰٓ إِنَّمَا يَتَذَكَّرُ أُو۟لُوا۟ ٱلْأَلْبَٰبِ

    Rabbinden sana indirilenin hak olduğunu bilen kimse, (O'na iman etmeyen) kör kimse gibi midir? (Bunu) ancak akıl sahipleri anlar.

  • Kasas 28:61

    أَفَمَن وَعَدْنَٰهُ وَعْدًا حَسَنًا فَهُوَ لَٰقِيهِ كَمَن مَّتَّعْنَٰهُ مَتَٰعَ ٱلْحَيَوٰةِ ٱلدُّنْيَا ثُمَّ هُوَ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ مِنَ ٱلْمُحْضَرِينَ

    Kendisine güzel bir vaadde bulunduğumuz ve dolayısıyla ona kavuşan kimse, kendisini dünya hayatının geçimliğinden yararlandırdığımız sonra kıyamet günü (azaba atılmak üzere) getirileceklerden olanla bir midir?

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Bakara 2:222

    وَيَسْـَٔلُونَكَ عَنِ ٱلْمَحِيضِ قُلْ هُوَ أَذًى فَٱعْتَزِلُوا۟ ٱلنِّسَآءَ فِى ٱلْمَحِيضِ وَلَا تَقْرَبُوهُنَّ حَتَّىٰ يَطْهُرْنَ فَإِذَا تَطَهَّرْنَ فَأْتُوهُنَّ مِنْ حَيْثُ أَمَرَكُمُ ٱللَّهُ إِنَّ ٱللَّهَ يُحِبُّ ٱلتَّوَّٰبِينَ وَيُحِبُّ ٱلْمُتَطَهِّرِينَ

    Sana, kadınların aybaşı halinden soruyorlar. De ki: “O bir rahatsızlıktır. Bu sebeple adet halindeyken kadınlardan uzak durun ve temizlenene kadar onlara yaklaşmayın. Temizlendikleri zaman da Allah’ın size buyurduğu yoldan yaklaşın.” Şüphesiz Allah, daima tövbe edenleri sever ve temizlenenleri de sever.

Âl-i İmrân Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

19 Ekim 2026 Pazartesi 8 جمادى الأولى 1448 هـ