İçeriğe geç

Peygamberimizin ﷺ şemaili ile ilgili hadislerSayfa 3

Peygamber'in Şemaili (Dış Görünüşü)

Bu konuda 939 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 153 tanesi Türkçe çevirili.

Sahih Sahîh-i Müslim 879a

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- cuma günü, sabah namazında "Elif, Lâm, Mîm. (Secde) ve Hel etâ ale'l-insâni (İnsan) sûrelerini okurdu."

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- cuma günü, sabah namazında "Elif Lâm Mîm (Secde)" ve "Hel Etâ ale'l-insâni (İnsan) surelerini okurdu.''

يَقْرَأُ فِي صَلاَةِ الْفَجْرِ يَوْمَ الْجُمُعَةِ ‏‏{‏ الم * تَنْزِيلُ‏}‏ السَّجْدَةُ وَ ‏‏{‏ هَلْ أَتَى عَلَى الإِنْسَانِ حِينٌ مِنَ الدَّهْرِ‏}‏ وَأَنَّ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم كَانَ يَقْرَأُ فِي صَلاَةِ…

Râvi: İbn Abbâs + 14 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 231

«Ben, uzatmayı arzu ederek, namaza dururum da, bir çocuğun ağlamasını işitir, onun annesine güçlük çıkarıp üzmekten hoşlanmadığım için, namazı kısa keserim.»

Ebu Katâde ve Enes İbn Malik -radıyallahu anhumâ-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ben, uzatmayı arzu ederek namaza dururum da bir çocuğun ağlamasını işitir, onun annesine güçlük çıkarıp üzmekten hoşlanmadığım için, namazı kısa…

"‏إني لأقوم إلى الصلاة، وأريد أن أطول فيها ، فأسمع بكاء الصبي، فأتجوز في صلاتي كراهية أن أشق على أمه‏"

Râvi: Ebû Katâde + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1474b

Rasûlullah -sallalalhu aleyhi ve sellem- balı ve tatlı şeyleri severdi. Ayrıca, ikindi namazlarını kıldıktan sonra (hergün) hanımlarını teker teker ziyaret eder, her birine yaklaşır (sohbette bulunurdu.) Bu ziyaretlerinin birinde Hafsa'nın yanına girmişti. Bu defa onun yanında, her zamanki kaldığı mutad müddetten daha fazla kaldı.

Âişe'den rivayet edildiğine göre: Rasûlullah -sallalalhu aleyhi ve sellem- balı ve tatlı şeyleri severdi. Ayrıca, ikindi namazlarını kıldıktan sonra (hergün) hanımlarını teker teker ziyaret eder, her birine yaklaşırdı. Bu ziyaretlerinin birinde Hafsa'nın yanına girmişti. Bu defa onun yanında, her…

يُحِبُّ الْحَلْوَاءَ وَالْعَسَلَ فَكَانَ إِذَا صَلَّى الْعَصْرَ دَارَ عَلَى نِسَائِهِ فَيَدْنُو مِنْهُنَّ فَدَخَلَ عَلَى حَفْصَةَ فَاحْتَبَسَ عِنْدَهَا أَكْثَرَ مِمَّا كَانَ يَحْتَبِسُ فَسَأَلْتُ عَنْ ذَلِكَ فَقِيلَ لِي…

Râvi: Âişe + 10 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1170

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem'in - bir aydan oruç tutmadığı günler o kadar çok olurdu ki, biz O'nu artık o aydan hiç oruç tutmayacak zannederdik. Bazen de o kadar çok oruç tutardı ki, artık o ay orucu hiç bırakmayacak zannederdik. Onu gece namaz kılarken görmek istersen, mutlaka öyle görürdün. Uyurken görmek istersen öyle görürdün."

Enes -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre, o şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in bir aydan oruç tutmadığı günler o kadar çok olurdu ki, biz O'nu artık o aydan hiç oruç tutmayacak zannederdik. Bazen de o kadar çok oruç tutardı ki, artık o ay orucu hiç bırakmayacak…

وعن أنس رضي الله عنه، قال‏:‏ كان رسول الله صلى الله عليه وسلم ، يفطر من الشهر حتى نظن أن لا يصوم منه، ويصوم حتى نظن أن لا يفطر منه شيئًا، وكان لا تشاء أن تراه من الليل مصليا إلا رأيته، ولا نائمًا إلا رأيته‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه…

Râvi: Enes b. Mâlik + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 78

Beşinci:Câbir b. Abdullah -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre o, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Necid taraflarında bir gazvede bulunmuştu. Dönüşte Rasûlullah ile birlikteydi. Öğle vakti ağaçlık, çalılık bir vadiye geldiklerinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- orada mola vermiş, mücâhidler ağaçlar altında gölgelenmek üzere çevreye dağılmışlardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ise, semure denilen sık yapraklı bir ağaç altında istirahate çekilmiş kılıcını da ağaca asmıştı.(Câbir dedi ki:) birazcık (uyku) kestirmiştik ki, Rasûlullah’ın bizi çağırdığını işittik ve hemen yanına koştuk. Bir de baktık, Rasûlullah’ın yanında (müşriklerden) bir bedevi, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:Ben uyurken bu bedevi kılıcımı almış, uyandığımda kılıç kınından sıyrılmış vaziyette bunun elindeydi. Bana: Seni benim elimden kim koruyup kurtaracak? dedi. Ben de üç defa:Allah” cevabını verdim.(Câbir diyor ki) Rasûlullah adamı cezalandırmamıştı, yanında oturuyordu.Müttefakun aleyh.(Buhârî’deki) bir başka rivayette Câbir -radıyallahu anh- şöyle demiştir.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Zâtü’r–Rikâ’ denilen gazvede bulunuyorduk. Gölgeli bir ağaç bulduğumuzda onu Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e bırakmayı âdet edinmiştik. (Bu defa da öyle yaptık. ) Ancak müşriklerden bir adam gelerek Rasûlullah’ın (ağaçta asılı olan) kılıcını alıp çekmiş ve:Benden korkuyor musun? diye seslenmiş. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-:Hayır” cevabını vermiş. Adam:Peki seni benim elimden kim kurtaracak? demiş. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de Allah” buyurmuştur. Ebû Bekir el–İsmâîlî’nin “Sahîh”inde yer alan bir rivâyette olayın bundan sonraki kısmı şöyle anlatılmaktadır: Adam:Seni benim elimden kim kurtarır? dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-:Allah” cevabını verdi. Bunun üzerine adamın elinden kılıç düştü. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- kılıcı aldı ve: Peki şimdi seni benim elimden kim kurtaracak? buyurdu. Adam: İyi bir cezalandırıcı ol! dedi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: Allah’tan başka hak ilâh olmadığını ve benim Allah’ın elçisi olduğumu kabul ve itiraf eder misin?” dedi. Adam:Hayır, kabul etmem. Ancak seninle çarpışmamaya, seninle savaşacak herhangi bir topluluk içinde bulunmamaya söz veririm, dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- adamı serbest bıraktı. O da arkadaşlarının yanına döndü ve onlara:En hayırlı kişinin yanından geliyorum, dedi.''Kafele'' sözü döndü,''Udâh'' Dikenli ağaç demektir.Semura dikenli büyük ağaç,''İhterata Seyf'' kılıcı kınından çıkardı.''Salten'' kınından çıkarılmış demektir.

Beşinci:Câbir b. Abdullah -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre o, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte Necid taraflarında bir gazvede bulunmuştu. Dönüşte Rasûlullah ile birlikteydi. Öğle vakti ağaçlık, çalılık bir vadiye geldiklerinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-…

"‏إن هذا اختراط علي سيفي وأنا نائم، فاسيقظت وهو في يده صلتا، قال‏:‏ من يمنعك منى‏؟‏ قلت‏:‏ الله-ثلاثا‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1576

"Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'ye Kedâ'dan, Bathâ'nın yanındaki yukarı yoldan girdi ve aşağı yoldan da çıktı."

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Mekke'ye Kedâ'dan, Bathâ'nın yanındaki yukarı yoldan girdi ve aşağı yoldan da çıktı."

دَخَلَ مَكَّةَ مِنْ كَدَاءٍ مِنَ الثَّنِيَّةِ الْعُلْيَا الَّتِي بِالْبَطْحَاءِ، وَيَخْرُجُ مِنَ الثَّنِيَّةِ السُّفْلَى‏.‏

Râvi: Abdullah b. Ömer + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 271a

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- helâya girdiğinde, ben ve benim yaşlarımda bir çocuk, içinde su bulunan bir su kabı (idâve) ile kısa uçlu bir mızrak (aneze) taşırdık. O da su ile istincâ (temizlik) yapardı

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- helâya girdiğinde, ben ve benim yaşlarımda bir çocuk, içinde su bulunan bir su kabı (idâve) ile kısa uçlu bir mızrak (aneze) taşırdık. O da su ile istincâ (temizlik) yapardı.

يَدْخُلُ الْخَلاَءَ فَأَحْمِلُ أَنَا وَغُلاَمٌ نَحْوِي إِدَاوَةً مِنْ مَاءٍ وَعَنَزَةً فَيَسْتَنْجِي بِالْمَاءِ ‏.‏

Râvi: Enes b. Mâlik + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1359b

Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- fetih yılında Mekke'ye, başında siyah bir sarıkla girmiştir.

Cabir -radıyallahu anh-'den- rivayet olunduğuna göre; Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- fetih yılında Mekke'ye, başında siyah bir sarıkla girmiştir. Ebu Said Amr b. Hureys -radıyallahu anh- rivayet ediyor: Sanki ben şu an Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-'e bakıyor ve onu görüyor…

كَأَنِّي أَنْظُرُ إِلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم عَلَى الْمِنْبَرِ وَعَلَيْهِ عِمَامَةٌ سَوْدَاءُ قَدْ أَرْخَى طَرَفَيْهَا بَيْنَ كَتِفَيْهِ ‏.‏

Râvi: Amr ibn Hurayth + 7 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 604

"Bir hizmetçisi Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in elinden tutar, onu istediği yere kadar götürürdü."

Enes -radıyallahu anh- şöyle dedi: "Bir hizmetçisi Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-’in elinden tutar, onu istediği yere kadar götürürdü."

عنه قال‏:‏ إن كانت الأمة من إماء المدينة لتأخذ بيد النبي صلى الله عليه وسلم، فتنطلق به حيث شاءت‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه البخاري‏)‏‏)‏‏.‏

Râvi: Enes b. Mâlik + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1831

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem'in hutbe okurken üzerine yaslandığı bir hurma kütüğü vardı. Minber koyulduğu zaman, bu kütükten gebe develerin iniltisine benzer sesler çıktığını duyduk. Ta ki Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- minberden inerek, elini kütüğe koydu da inilti kesildi.

"Nebî sallallahu -aleyhi ve sellem-'in hutbe okurken onun üzerine yaslandığı bir hurma kütüğü vardı. Minber kurulduğu zaman, bu kütükten gebe develerin iniltisine benzer sesler çıktığını duyduk. Ta ki Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- minberden inerek, elini kütüğe koydu da inilti kesildi. Bir…

وعن جابر رضي الله عنه قال‏:‏ كان جذع يقوم إليه النبي صلى الله عليه وسلم ، يعني في الخطبة‏.‏ فلما وضع المنبر، سمعنا للجذع مثل صوت العشار حتى نزل النبي، صلى الله عليه وسلم ، فوضع يده عليه فسكن‏"‏‏.‏ وفي رواية‏:‏ فلما كان…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 553

“Bu kimseler çirkin sözlerle benden mal almak ile beni cimriliğe nispet etmek arasında tercihte bıraktılar. Ben, cimri değilim.”

Ömer b. el-Hattâb -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- bir malı taksim etti/bölüştürdü. Ben: “ Ey Allah’ın Rasûlü! Şu kimseler bunlardan daha hak sahibidirler!” dedim. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Bu kimseler çirkin…

"‏إنهم خيروني أن يسألوني بالفحش فأعطيهم، أو يبخلوني، ولست بباخل‏"

Râvi: Umar ibn al-Khattâb + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Ebû Dâvûd 904

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i namaz kılarken gördüm. Ağlamaktan dolayı O'nun göğsünden küçük bir değirmenden çıkan ses gibi sesler geliyordu.

Abdullah b. Şıhhîr -radıyallahu anh- şöyle demiştir: "Bir keresinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i namaz kılarken gördüm. Ağlamaktan dolayı O'nun göğsünden küçük bir değirmenden çıkan ses gibi sesler geliyordu."

يُصَلِّي وَفِي صَدْرِهِ أَزِيزٌ كَأَزِيزِ الرَّحَى مِنَ الْبُكَاءِ صلى الله عليه وسلم ‏.‏

Râvi: عبد الله بن الشخير الحرشي + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 1180

Ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den on rekât namaz öğrendim

"Ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'den on rekât namaz öğrendim. Öğle namazından önce iki rekât, öğle namazından sonra iki rekât, akşam namazından sonra evinde iki rekât ve yatsı namazından sonra evinde iki rekât, sabah namazından önce iki rekâttır." Peygamber Efendimiz -sallallahu…

حَفِظْتُ مِنَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم عَشْرَ رَكَعَاتٍ رَكْعَتَيْنِ قَبْلَ الظُّهْرِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَهَا، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْمَغْرِبِ فِي بَيْتِهِ، وَرَكْعَتَيْنِ بَعْدَ الْعِشَاءِ فِي بَيْتِهِ…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 464a

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bir yolculuktaydı. Yatsı namazını kıldı ve iki rekattan birinde Tin Sûresi'ni okudu. O'n­dan daha güzel sesli olanı yahut daha güzel okuyanı görmedim.

Berâ b. Âzib -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre o, şöyle demiştir: "Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- bir yolculuktaydı. Yatsı namazını kıldı ve iki rekattan birinde Tin Sûresi'ni okudu. O'n­dan daha güzel sesli olanı yahut daha güzel okuyanını görmedim."

كَانَ فِي سَفَرٍ فَصَلَّى الْعِشَاءَ الآخِرَةَ فَقَرَأَ فِي إِحْدَى الرَّكْعَتَيْنِ ‏‏{‏ وَالتِّينِ وَالزَّيْتُونِ‏}‏

Râvi: Berâ b. Âzib + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 746

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i kabasını yere yaslayarak oturup, ayaklarını da dikmiş vaziyette hurma yerken gördüm.

Enes -radıyallahu anh- anlatıyor: "Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i kabasını yere yaslayarak oturmuş ve ayaklarını da dikmiş vaziyette hurma yerken gördüm."

وعن أنس رضى الله عنه قال‏:‏ رأيت رسول الله صلى الله عليه وسلم جالساً مقعياً يأكل تمراً.‏ ‏‏((رواه مسلم))‏

Râvi: Enes b. Mâlik + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 2568

«Eğer paça veya kürek eti yemeğe davet edilsem, derhal giderim.»

Ebu Hureyre -radıyallahu anh-’den merfû olarak rivayet edildiğine göre Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Eğer paça veya kürek eti yemeğe davet edilsem, derhal giderim. Şayet bana kürek veya paça hediye edilse, hemen kabul ederim.»

لَوْ دُعِيتُ إِلَى ذِرَاعٍ أَوْ كُرَاعٍ لأَجَبْتُ، وَلَوْ أُهْدِيَ إِلَىَّ ذِرَاعٌ أَوْ كُرَاعٌ لَقَبِلْتُ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 1374

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ondan bir deve satın almıştı. Devenin parasının tartılmasını ve üzerine bir miktar ilave edilmesini emretti.

Cabir -radıyallau anh- anlatıyor: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ondan bir deve satın almıştı. Devenin parasının tartılmasını ve üzerine bir miktar ilave edilmesini emretti.

وعن جابر، رضي الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم اشترى منه بعيرًا فوزن له فأرجح‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏

Râvi: Jâbir ibn Abdullah Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 226

«Eğer Allah sizin kalbinizden rahmetini çekip almışsa ben ne yapabilirim ki?» karşılığını verdi.

Aişe -radıyallahu anha- merfû olarak rivayet ederek dedi ki:- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, bedevi Araplar'dan birtakım insanlar gelip: Siz çocuklarınızı öpüyor musunuz? diye sordular. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de: «Evet!» diye buyurdu. Onlar ise: Allah'a yemin ederiz…

وعن عائشة رضي الله عنها قالت‏:‏ قدم ناس من الأعراب على رسول الله صلى الله عليه وسلم، فقالوا ‏:‏ أتقبلون صبيانكم‏؟‏ فقال‏:‏ ‏"‏نعم‏"‏ قالوا‏:‏ لكنا والله ما نقبل ‏!‏ فقال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ ‏"‏أو أملك إن…

Râvi: Âişe Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 756

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir şey içerken üç nefeste içerdi.

Enes –radıyallahu anh- şöyle rivayet etmiştir. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bir şey içerken üç nefeste içerdi.

عن أنس رضى الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يتنفس في الشراب ثلاثاً‏.‏((متفق عليه))

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 472

''Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-" Bize nasıl namaz kıldırırken gördüysem size de öylece namaz kıldırmaktan geri kalmam.

Sâbit'ten, o da Enes -radıyallahu anh-'tan rivayet etti.''Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-" Bize nasıl namaz kıldırırken gördüysem size de öylece namaz kıldırmaktan geri kalmam.Sâbit demiştir ki:Enes öyle bir yapardı ki, -onu sizin yaptığının görmüyorum-. Başını rükudan kaldırdığı vakit…

رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ انْتَصَبَ قَائِمًا حَتَّى يَقُولَ الْقَائِلُ قَدْ نَسِيَ ‏.‏ وَإِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ السَّجْدَةِ مَكَثَ حَتَّى يَقُولَ الْقَائِلُ قَدْ نَسِيَ ‏.‏

Râvi: Enes b. Mâlik + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 299

Ben ve Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- cünüplükten dolayı bir kaptan yıkanırdık.(Hayız olduğumda) bana emrederdi, ben izarımı bağlardım. Ben hayızlı olduğum halde (cima etmeden) benimle ilişkide bulunurdu

"Ben ve Rasûlullah-sallallahu aleyhi ve sellem- cünüplükten dolayı bir kaptan yıkanırdık.(Hayız olduğumda) bana emrederdi, ben izarımı bağlardım. Ben hayızlı olduğum halde (cima etmeden) benimle ilişkide bulunurdu. (Mescitte) itikafta iken başını (itikaf yerinden dışarıya) çıka­rırdı, ben hayızlı…

أَغْتَسِلُ أَنَا وَالنَّبِيُّ، صلى الله عليه وسلم مِنْ إِنَاءٍ وَاحِدٍ، كِلاَنَا جُنُبٌ‏.‏ وَكَانَ يَأْمُرُنِي فَأَتَّزِرُ، فَيُبَاشِرُنِي وَأَنَا حَائِضٌ‏.‏ وَكَانَ يُخْرِجُ رَأْسَهُ إِلَىَّ وَهُوَ مُعْتَكِفٌ…

Râvi: Âişe + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 954a

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- defnedildikten sonra kabrin başında dört tekbir alarak cenaze namazı kıldı.

Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- defnedildikten sonra kabrin başında dört tekbir alarak cenaze namazı kıldı.

صَلَّى عَلَى قَبْرٍ بَعْدَ مَا دُفِنَ فَكَبَّرَ عَلَيْهِ أَرْبَعًا ‏.‏

Râvi: İbn Abbâs + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 670a

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazını kıldığında Güneş iyice doğuncaya kadar namaz kıldığı yerde otururdu

Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazını kıldığında Güneş iyice doğuncaya kadar namaz kıldığı yerde otururdu. Şöyle de demiştir: “Sabah namazını (veya kuşluk vaktine kadar) kıldığı yerden Güneş doğuncaya kadar kalkmazdı. Güneş doğduğunda kalkardı. Onlar da kendi aralarında konuşur…

لاَ يَقُومُ مِنْ مُصَلاَّهُ الَّذِي يُصَلِّي فِيهِ الصُّبْحَ أَوِ الْغَدَاةَ حَتَّى تَطْلُعَ الشَّمْسُ فَإِذَا طَلَعَتِ الشَّمْسُ قَامَ وَكَانُوا يَتَحَدَّثُونَ فَيَأْخُذُونَ فِي أَمْرِ الْجَاهِلِيَّةِ فَيَضْحَكُونَ…

Râvi: Jâbir ibn Samura + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 7239

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gece yatsı namazını geç vakte kadar geri bıraktı. Ömer -radıyallahu anh- çıktı ve: "Ey Allah'ın Rasûlü! Namaz, buradaki kadınlar ve çocuklar uyuya kaldı!" dedi. Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- (evinden) çıktı ve başından sular damlıyordu ve şöyle buyurdu: «Eğer ümmetime ağır geleceği endişesi taşımasaydım (yatsıyı) bu saatte kılmalarını emrederdim.»

Abdullah b. Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre o, şöyle dedi: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- bir gece yatsı namazını geç vakte kadar geri bıraktı. Ömer -radıyallahu anh- çıktı ve: "Ey Allah'ın Rasûlü! Namaz, buradaki kadınlar ve çocuklar uyuya kaldı!" dedi. Nebi…

لَوْلاَ أَنْ أَشُقَّ عَلَى أُمَّتِي ـ أَوْ عَلَى النَّاسِ

Râvi: İbn Abbâs Şerhli

Sahih Sünen-i Tirmizî 2016

O, çirkin söz söyleyen biri değildi; kötü ve kaba konuşmaya da yeltenmezdi. Çarşı pazarda bağırıp çağırarak gürültü yapmazdı. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez, aksine affeder ve bağışlardı

O, çirkin söz söyleyen biri değildi; kötü ve kaba konuşmaya da yeltenmezdi. Çarşı pazarda bağırıp çağırarak gürültü yapmazdı. Kötülüğe kötülükle karşılık vermez, aksine affeder ve bağışlardı.

لَمْ يَكُنْ فَاحِشًا وَلاَ مُتَفَحِّشًا وَلاَ صَخَّابًا فِي الأَسْوَاقِ وَلاَ يَجْزِي بِالسَّيِّئَةِ السَّيِّئَةَ وَلَكِنْ يَعْفُو وَيَصْفَحُ ‏.‏

Râvi: Âişe + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2029a

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e, içine su katılmış süt getirildi. O sırada Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’in sağında bir bedevî, solunda da Ebû Bekir -radıyallahu anh- oturuyordu. Sütten içtikten sonra onu bedevîye verdi ve: «Herkes sağındakine versin!» buyurdu.

Enes -radıyallahu anh-’den rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e, içine su katılmış süt getirildi. O sırada Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem-’in sağında bir bedevî, solunda da Ebû Bekir -radıyallahu anh- oturuyordu. Sütten içtikten sonra onu bedevîye verdi ve…

الأَيْمَنَ فَالأَيْمَنَ ‏"

Râvi: Enes b. Mâlik Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 2082a

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yatağı deriden yapılmış ve hurma lifiyle doldurulmuştu

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yatağı deriden yapılmış ve hurma lifiyle doldurulmuştu. Müslim’in rivayetinde ise şöyle geçmektedir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in üzerine yaslandığı yastığı deridendi ve içi hurma lifleriyle doldurulmuştu.

وِسَادَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الَّتِي يَتَّكِئُ عَلَيْهَا مِنْ أَدَمٍ حَشْوُهَا لِيفٌ ‏.‏

Râvi: Âişe + 1 başka rivayet Şerhli

20 Ekim 2026 Salı 9 جمادى الأولى 1448 هـ