وِسَادَةُ رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم الَّتِي يَتَّكِئُ عَلَيْهَا مِنْ أَدَمٍ حَشْوُهَا لِيفٌ .
Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in yatağı deriden yapılmış ve hurma lifiyle doldurulmuştu. Müslim’in rivayetinde ise şöyle geçmektedir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in üzerine yaslandığı yastığı deridendi ve içi hurma lifleriyle doldurulmuştu.
Rivayet eden: Müslim (No. 2082a) ve Tirmizî (No. 2469).
Müminlerin annesi Âişe -radıyallahu anha-, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in üzerinde uyuduğu yatağın tabaklanmış deriden yapıldığını ve içinin hurma lifleriyle doldurulduğunu, yaslandığı yastığının da aynı şekilde olduğunu bildirmiştir.
Hadisten çıkan dersler
Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in zühdünü ve dünya nimetlerinden yüz çevirdiğini ortaya koymaktadır. Hâlbuki Allah Subhanehû ve Teâlâ dileseydi, onu dünya nimetlerinden faydalanabilecek imkâna sahip kılabilirdi.
Yatak ve yastık edinmenin, bunların üzerinde uyumanın ve onlardan yararlanarak rahat etmenin câiz olduğu ifade edilmiştir.
Müslümanın, kendi hâlini ve geçimini Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-’in hâli ve geçimiyle kıyaslaması gerekir. Zira o, en güzel örnektir. Onun izinden giden kimse, dünya ve âhirette doğru yolu bulur ve kurtuluşa erer.
Âhirete hazırlanmaya önem vermek ve Müminin dünyadan, Allah’a itaat etmesine yardımcı olacak kadarıyla yetinmesi gerekir. Dünyalıkları çoğaltma ve biriktirme hırsının kendisini meşgul etmemesi gerekir. Nitekim Allah Teâlâ, “Çoklukla övünmek sizi oyaladı; nihayet kabirleri ziyaret ettiniz.” buyurarak bir topluluğu kınamıştır. [Tekâsür, 1-2]
Arapça açıklama
أخبرت أم المؤمنين عائشة رضي الله عنها أن الفراش الذي كان ينام عليه رسول الله صلى الله عليه وسلم مصنوع من جلد مَدْبوغ، ومملوء بليف من النخل، وكذلك مخدته التي يستند عليها.
بيان ما كان عليه النبي صلى الله عليه وسلم من الزهد والإعراض عن ملاذ الدنيا، مع أن الله سبحانه وتعالى مكَّنه من ذلك لو شاء أن يستمتع بها.
جواز اتخاذ الفرش والوسائد، والنوم عليها والارتفاق بها.
ينبغي للمسلم أن يعتبر حالَه ومعيشتَه بحال نبيه صلى الله عليه وسلم، فإنه الأسوة الحسنة، وأن من اقتفى آثاره اهتدى وأفلح في الدنيا والآخرة.
الحرص على الإعداد للآخرة، وأن يكتفي المؤمنُ من الدنيا بما يُعينه على طاعة الله، وألا يُشغل بالتَّكاثر فيها، وقد ذمَّ الله قومًا فقال: {أَلْهَاكُمُ التَّكَاثُرُ حَتَّى زُرْتُمُ الْمَقَابِرَ} [التكاثر:1- 2].