Sâbit'ten, o da Enes -radıyallahu anh-'tan rivayet etti.''Ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-" Bize nasıl namaz kıldırırken gördüysem size de öylece namaz kıldırmaktan geri kalmam.Sâbit demiştir ki:Enes öyle bir yapardı ki, -onu sizin yaptığının görmüyorum-. Başını rükudan kaldırdığı vakit kendisini gören -unuttu gâliba diyecek kadar ayakta dikilirdi. Secdeden başını kaldırdığı zaman dahî gören unuttu galiba! diyecek kadar dururdu.''
Rivayet eden: Müslim (No. 472) ve Ahmed b. Hanbel (No. 12890).
Enes -radıyallahua anh- şöyle diyordu ben Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in " Bize nasıl namaz kıldırırken gördüysem ona uymanız ve onun gibi kılmanız için size de öylece namaz kıldırmaktan geri kalmam.Sâbit el-Bunânî dedi ki:Enes namazı tam ve güzel olarak kılardı.Sizi onun yaptığı gibi yaparken görmüyorum.Rukûdan sonra kıyamı uzun tutardı.Secdeden sonra da oturuşu uzun tutardı.Başını rükudan kaldırdığı vakit kendisini gören -kıyamının uzunluğundan- o rukû ile secde arasındaki kıyamda olduğunu unuttu gâliba diyecek kadar ayakta dikilirdi. Secdeden başını kaldırdığı zaman dahî gören -oturuşunun uzunluğundan- unuttu galiba! diyecek kadar dururdu.
Arapça açıklama
كان أنس رضي الله عنه يقول إني سأجتهد فلا أقَصر أن أصلي بكم كما كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يصلى بنا، لتقتدوا به، فتصلوا مثله.
قال ثابت البناني: فكان أنس يصنع شيئا من تمام الصلاة وحسنها، لا أراكم تصنعون مثله،كان يطيل القيَام بعد الركوع، والجلوس بعد السجود، فكان إذا رفع رأسه من الركوع انتصب قائما حتى يقول القائل -من طول قيامه- قد نَسيَ أنه في القيام الذي بين الركوع والسجود، وإذا رفع رأسه من السجدة مكث حتى يقول القائل -من طول جلوسه-: قد نسي أيضا.
مشروعية تطويل القيام بعد الركوع، وتطويل الجلوس بعد السجود، وأنه فعل النبي -صلى الله عليه وسلم-.
حرص الصحابة على التمسك بالسنة، وحث الناس عليها.
Âlimlerin hükümleri
Hüküm, kitabın (Sahîh-i Müslim) konumundan alınmıştır.
تاريخ دمشق لابن عساكر (54759)إذا رفع رأسه من الركوع انتصب قائما حَتَّى يَقُول القائل : قد نسي ، وإذا رفع رأسه من السجود مكث حَتَّى يَقُول القائل : قد نسي
صحيح ابن خزيمة (591)إِذَا رَفَعَ رَأْسَهُ مِنَ الرُّكُوعِ ، انْتَصَبَ قَائِمًا حَتَّى نَقُولَ قَدْ نَسِيَ