Ömer İbnu'l-Hattâb -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre:''Hişâm b. Hakîm'i Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- hayattayken Furkan suresini farklı şekillerde okurken dinledim. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana bu şekillerden hiçbiriyle okumamıştı. Namazın içinde adamın…
وعن أبي حماد- ويقال: أبو سعاد، ويقال: أبو أسد، ويقال: أبو عامر، ويقال: أبو عمرو، ويقال: أبو الأسود، ويقال: أبو عبس- عقبة بن عامر الجهني، رضي الله عنه قال: سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم وهو على المنبر…
Âişe -radıyallahu anhâ-'dan rivayet edildiğine göre Haris b. Hişâm -radıyallahu anh- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sorarak dedi: Ya Rasûlallah! Sana vahiy nasıl gelir.Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu:Bazı kere bana çıngırak sesi gibi gelir. Bu, bana en şiddetli –ağır-…
Ömer b. el-Hattab -radıyallahu anh-’den rivayet edilen bir hadise göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Allah bu Kur’an’la bazı kavimleri yükseltir, bazılarını da alçaltır.»
" إن الله يرفع بهذا الكتاب أقوامًا ويضع به آخرين"
Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- {Sana kitabı indiren O'dur. Onun (Kur’an’ın) bazı ayetleri muhkemdir, onlar kitabın temelidir. Diğerleri de müteşabihtir. Kalplerinde bir eğrilik olanlar, fitne çıkarmak ve tevil etmek için müteşabih ayetlerinin ardına düşerler. Oysa onun gerçek manasını…
Ukâz, Mecenne ve Zülmecâz cahiliye dönemindeki panayırlardandır. (Sahabeler) hac mevsiminde ticaret yaparak günaha girmekten korkuyorlardı. Bunun üzerine“-Hac mevsiminde ticaret yaparak- Rabbinizden gelecek bir lütfu aramanızda sizin için bir günah yoktur.” mealinde ki ayeti kerime nazil oldu…
وعن ابن عباس رضي الله عنهما قال: كانت عكاظ ومجنة، وذو المجاز أسواقًا في الجاهلية، فتأثموا أن يتجروا في المواسم، فنزلت: {ليس عليكم جناح أن تبتغوا فضلا من ربكم} ((البقرة: 198)) في مواسم الحج.((رواه…
Zeyd b. Sâbit -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Ebû Bekr Yemâme'de şehîd olanların ölümünü müteâkib haber yollayıp beni çağırdı. Yanında Ömer b. Hattâb da bulunuyordu. Ebû Bekr bana şu sözleri söyledi: Ömer bana geldi ve: Yemâme gününün şiddetli harbinde Kur'ân hafızlarından birçoğu şehit oldu. Ben…
Cundüb b. Abdullah -radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Kalbleriniz ülfet edip birleştiği müddetçe Kur'ân 'ı okuyunuz, Kur'ân üzerinde ihtilâf ettiğiniz zaman da artık kalkıp ondan ayrılınız"
Ebû Tâlib, ölüm döşeğindeyken, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yanına gitti. Yanında Ebû Cehil ve Abdullah b. Ebi Ümeyye b. Muğira da vardı. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- amcasına şöyle dedi: «Ey amcacım! Lâ ilahe illallah de ki, Allah katında bu kelime ile seni müdafaa edeyim.»…
Enes İbn Malik –radıyallahu anh-’tan merfû olarak rivayet edildiğine göre Allah -Azze ve Celle- Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e vefatından öncesine kadar vahiy göndermeye devam etti. Vahyin en çok geldiği zaman ise Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’in vefat ettiği gündü.
الرابع؛: عن أنس رضي الله عنه قال: إن الله عز وجل تابع الوحي على رسول الله صلى الله عليه وسلم قبل وفاته، حتى توفي أكثر ما كان الوحي". ((متفق عليه)).
Ukbe b. Âmir -radıyallahu anh-'ın rivayet ettiği bir hadiste Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Görmedin mi? Bu gece benzeri asla görülmemiş ayetler indirildi. Kul eûzu bi-Rabbi’l-felak ve Kul eûzu bi-Rabbi’n-nâs.»
" ألم ترَ آيات أنزلت هذه الليلة لم يرَ مثلهن قط ؟ قل أعوذ برب الفلق، وقل أعوذ برب الناس "
Berâ b. Âzib -radıyallahu anhumâ- şöyle dedi:Bir adam Kehf sûresini okuyordu. Yanında iki uzun iple bağlanmış bir at vardı. O adamın üzerini bir bulut kapladı ve yaklaşmaya başladı. Atı da o buluttan ürkmeye başlamıştı. Sabah olunca, adam Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi ve bu durumu…
«Her zaman Kur’an okuyan kimseye: Oku ve yüksel, dünyada tertil ile okuduğun gibi burada da tertil ile oku. Şüphesiz senin merteben, okuduğun son ayete kadardır.» denilecektir.
Abdullah b. Ebî Bekr b. Hazm'dan rivayet ettiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in Amr b. Hazm'a yazdığı kitapta (risalede): «Kur'an'a temiz olandan başkası dokunamaz.» buyrulmuştur.
حَدَّثَنِي يَحْيَى، عَنْ مَالِكٍ، عَنْ عَبْدِ اللَّهِ بْنِ أَبِي بَكْرِ بْنِ حَزْمٍ، . أَنَّ فِي الْكِتَابِ الَّذِي، كَتَبَهُ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم لِعَمْرِو بْنِ حَزْمٍ " أَنْ لاَ يَمَسَّ الْقُرْآنَ…
İbn Abbâs'dan rivayet edildiğine göre Allah Teâlâ'nın {(Ey Muhammed!) Onu (vahyi) çarçabuk almak için dilini kımıldatma}[Kıyâme Suresi: 16] ayeti hakkında şöyle demiştir: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- vahiy geldiği zaman büyük bir şiddet (ve ağırlık) hissederdi. Bunun tesiriyle dudaklarını…
يُعَالِجُ مِنَ التَّنْزِيلِ شِدَّةً، وَكَانَ يُحَرِّكُ شَفَتَيْهِ ـ فَقَالَ لِي ابْنُ عَبَّاسٍ أُحَرِّكُهُمَا لَكَ كَمَا كَانَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم يُحَرِّكُهُمَا فَقَالَ سَعِيدٌ أَنَا أُحَرِّكُهُمَا كَمَا…
Ebû Cuheyfe -radıyallahu anh'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Ben Alî -radıyallahu anh'a: Allah'ın kitabından başka sizin yanınızda vahiyden birşey var mı? diye sordum. Alî : Hayır, tohumu yarıp çıkaran, İnsanı yarana andolsun ki bizde Allah'ın bir kimseye vermiş olduğu Kuran'ı anlama ve…
«Kim Allah'ın kitabından bir harf okursa ona bir sevap (hasene) vardır. Sevap (hasene) ise on kat karşılığıyla verilir. "Elif, Lâm, Mim" bir harftir demiyorum. Ancak Elif bir harftir, Lam bir harftir, Mim bir harftir.»
«Ehl-i Kitap, Tevrat'ı İbranice (metni) ile okurlar, Arap diliyle de Müslümanlara tefsir ederlerdi. Bu hususta Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Siz Ehl-i kitabın sözlerini ne tasdik edin, ne de yalanlayın ve şöyle söyleyin: {Biz Allah'a ve bize indirilene iman…
«Peygamberlerden hiçbir peygamber yoktur ki, kendisine insanların inanmasını sağlayacak bir mucize verilmiş olmasın. Bana verilen ise ancak Allah'ın bana vahyettiği vahydir (Kur'an'dır). Bu yüzden Kıyamet Günü'nde ümmeti en çok olan peygamberin ben olacağımı umuyorum.»
«Ölüm, alaca bir koç suretinde getirilip Cennet ile Cehennem arasında durdurulur. Bir Münadi: ''Ey Cennet ahalisi!" Bunun üzerine başlarını kaldırıp bakarlar. Münadi: "Bunu tanıyor musunuz?'' diye sorar. Cennet'tekiler: ''Evet, bu ölümdür.'' karşılığını verirler. Hepsi ölümü görmüştür. Sonra…
Ebu Said İbnu'l-Muallâ -radıyallahu anh- anlatıyor: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bana, «Mescitten çıkmadan önce sana Kur'an'daki en büyük sureyi öğreteyim mi?» dedi. Ardından elimden tuttu. Mescitten çıkacağımız sırada ben: "Sana en büyük sureyi öğreteceğim dememiş miydiniz, ey Allah'ın…
عن أبي سعيد رافع بن المعلى رضي الله عنه قال : قال لي رسول الله صلى الله عليه وسلم :"ألا أعلمك أعظم سورة في القرآن قبل أن تخرج من المسجد؟ فأخذ بيدي ، فلما أردنا أن نخرج قلت : يا رسول الله إنك قلت لأعلمنك أعظم…
Âişe -radıyallahu anhâ-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: "Ben, gerçekten Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e soğuğu şiddetli bir günde vahiy geldiğine şahit olmuştum. Vahiy kesildiği zaman şakakları şapır şapır terliyordu."
كَانَ لَيُنْزَلُ عَلَى رَسُولِ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم فِي الْغَدَاةِ الْبَارِدَةِ ثُمَّ تَفِيضُ جَبْهَتُهُ عَرَقًا .
Ebû Lübâbe Beşîr b. Abdulmünzir -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: Kim Kur'ân'ı teganni ederek (güzel sesle okumaya gayret etmezse) bizden değildir.
وعن أبي لبابة بشير بن عبد المنذر رضي الله عنه قال، أن النبي صلى الله عليه وسلم قال: من لم يتغنَ بالقرآن فليس منا ".((رواه أبو داود بإسناد جيد)) .
Ebu Hureyre -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Fâtiha'yı okuduğunuz zaman "Bismillâhirrahmânirrahîm" i de okuyunuz. Çünkü Fatiha Kur'ân'ın anası, Kitab'ın anası, es-Seb'u'l-Mesâni (yedişerli iki) dir. Bismillâhîrrahmânirrahîm…
وَعَنْ أَبِي هُرَيْرَةَ - رضى الله عنه - قَالَ : قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ - صلى الله عليه وسلم -{ إِذَا قَرَأْتُمْ اَلْفَاتِحَةِ فَاقْرَءُوا : ( بِسْمِ اَللَّهِ اَلرَّحْمَنِ اَلرَّحِيمِ ) , فَإِنَّهَا إِحْدَى…
Nevvâs b. Sem’ân -radıyallahu anh- şöyle dedi: Ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’i, «Kıyamet gününde Kur’an ve dünyada ona göre davranan Kur’an ehli kimseler mahşer yerine getirilirler. Bu sırada Kur’an’ın önünde Bakara ve Âl-i İmrân Sûreleri vardır. Her ikisi de kendilerini okuyanları…
"يؤتى يوم القيامة بالقرآن وأهله الذين كانو يعملون به في الدنيا تقدمه سورة البقرة وآل عمران تحاجان عن صاحبهما "
İbn Şihâb şöyle rivayet etti: Ona da Enes b. Mâlik şöyle tahdîs etmiştir: Ermenistan fethinde Suriyeliler'le, Azerbeycan fethinde de Iraklılar'la birlikte savaşan Huzeyfe b. el-Yemân, bunların Kur'ân'ı çeşitli şekillerde okumalarının kendisine verdiği endîşe üzerine Osman'ın yanına geldi ve ona…
Abdulazîz b. Rufey' şöyle dedi: Ben Şeddâd b. Ma'kıl ile beraber İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'ın yanına girdim. Şeddâd b. Ma'kıl, İbn Abbâs'a: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- birşey bıraktı mı? diye sordu. İbn Abbâs: Mushaf'ın iki yanını kuşatan cildler arasında bulunandan başka birşey…
Ubâde b. Sâmit -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e vahiy nazil olduğunda bu ona ağır gelir ve yüzü bembeyaz olurdu.
Ebû Talhâ'nın evinde sakilik (gelenlere içecek ikram ediyordum) yapıyordum. O gün onların içkisi 'fadîh' (ham/koruk hurmadan yapılan bir tür içki) idi. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem bir münadiye, 'Haberiniz olsun, içki haram kılınmıştır!' diye seslenmesini emretti. Bunun üzerine Ebû Talha…
كُنْتُ سَاقِيَ الْقَوْمِ فِي مَنْزِلِ أَبِي طَلْحَةَ، وَكَانَ خَمْرُهُمْ يَوْمَئِذٍ الْفَضِيخَ، فَأَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم مُنَادِيًا يُنَادِي " أَلاَ إِنَّ الْخَمْرَ قَدْ حُرِّمَتْ ". قَالَ…