İçeriğe geç

Sahîh-i Buhârî4. kitap

Ukl veya Ureyne kabilelerinden birtakım kimseler Medine'ye geldiler. Ancak Medine'nin havası kendilerine iyi gelmedi ve hastalandılar

باب أَبْوَالِ الإِبِلِ وَالدَّوَابِّ وَالْغَنَمِ وَمَرَابِضِهَا

Sahih Sahîh-i Buhârî hadisi Sahîh-i Buhârî 233

Râvi:Enes b. Mâlik

حَدَّثَنَا سُلَيْمَانُ بْنُ حَرْبٍ، قَالَ حَدَّثَنَا حَمَّادُ بْنُ زَيْدٍ، عَنْ أَيُّوبَ، عَنْ أَبِي قِلاَبَةَ، عَنْ أَنَسٍ، قَالَ قَدِمَ أُنَاسٌ مِنْ عُكْلٍ أَوْ عُرَيْنَةَ، فَاجْتَوَوُا الْمَدِينَةَ،

فَأَمَرَهُمُ النَّبِيُّ صلى الله عليه وسلم بِلِقَاحٍ، وَأَنْ يَشْرَبُوا مِنْ أَبْوَالِهَا وَأَلْبَانِهَا، فَانْطَلَقُوا، فَلَمَّا صَحُّوا قَتَلُوا رَاعِيَ النَّبِيِّ صلى الله عليه وسلم وَاسْتَاقُوا النَّعَمَ، فَجَاءَ الْخَبَرُ فِي أَوَّلِ النَّهَارِ، فَبَعَثَ فِي آثَارِهِمْ، فَلَمَّا ارْتَفَعَ النَّهَارُ جِيءَ بِهِمْ، فَأَمَرَ فَقَطَعَ أَيْدِيَهُمْ وَأَرْجُلَهُمْ، وَسُمِرَتْ أَعْيُنُهُمْ، وَأُلْقُوا فِي الْحَرَّةِ يَسْتَسْقُونَ فَلاَ يُسْقَوْنَ‏.‏
قَالَ أَبُو قِلاَبَةَ فَهَؤُلاَءِ سَرَقُوا وَقَتَلُوا وَكَفَرُوا بَعْدَ إِيمَانِهِمْ، وَحَارَبُوا اللَّهَ وَرَسُولَهُ‏.‏

Enes b. Mâlik -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:

Ukl veya Ureyne kabilelerinden birtakım kimseler Medine'ye geldiler. Ancak Medine'nin havası kendilerine iyi gelmedi ve hastalandılar. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara zekât develerinin bulunduğu yere gitmelerini, develerin sütlerinden ve idrarlarından içmelerini emretti. Onlar da gidip bunu yaptılar. İyileşince Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'in çobanını öldürdüler, develeri de önlerine katıp götürdüler. Bu haber günün ilk saatlerinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ulaştı. Bunun üzerine onların peşine takipçiler gönderdi. Kuşluk vakti olunca (yakalanıp) getirildiler.

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- de onların ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesini, gözlerinin dağlanmasını emretti. Ardından taşlık (Harre) bölgesine bırakıldılar. Su istiyorlar, fakat kendilerine su verilmiyordu.

(Ravi) Ebû Kılâbe şöyle dedi: Çünkü bunlar hırsızlık yaptılar, adam öldürdüler, iman ettikten sonra küfre döndüler ve Allah'a ve Rasûlü'ne karşı savaş açtılar.

Rivayet eden: Buhârî (No. 233).

Kopyala
Kopyalanacaklar:
Hata bildir

Açıklama

Ukl ve Ureyne kabilelerinden bazı kimseler Müslüman olarak Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldiler. Ancak Medine'ye geldikten sonra karınlarının aşırı derecede şişmesine sebep olan bir hastalığa yakalandılar. Medine'nin yiyecekleri ve havası kendilerine uygun gelmediği için orada kalmaktan hoşlanmadılar. Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onlara zekât develerinin bulunduğu yere gitmelerini, develerin sütlerinden ve idrarlarından içmelerini emretti. Onlar da gidip bunu yaptılar. Sağlıklarına kavuşup semizlediklerinde ve yüzlerinin rengi yerine geldiğinde ise, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in çobanını öldürdüler ve develeri önlerine katıp götürdüler.

Bu haber günün ilk saatlerinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e ulaştı. O da hemen onların peşine takipçiler gönderdi. Çok geçmeden yakalanarak kuşluk vakti esir olarak Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'in huzuruna getirildiler.

Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, çobana yaptıklarının karşılığı olarak ellerinin ve ayaklarının çaprazlama kesilmesini ve gözlerinin oyulmasını emretti. Ardından Medine'nin taşlık (Harre) bölgesine bırakıldılar. Su istediler, fakat kendilerine su verilmedi; sonunda bu hâlde can verdiler. (Ravi) Ebû Kılâbe -rahimehullah- şöyle demiştir: Onlar hırsızlık yaptılar, adam öldürdüler, iman ettikten sonra küfre döndüler ve Allah'a ve Resûlü'ne karşı savaş açtılar.

Hadisten çıkan dersler

  • Eti yenmesi caiz olan hayvanların idrarı temizdir.
  • Deve sütü ve deve idrarıyla tedavi olmanın (gerektiğinde) meşru olduğunun delilidir.
  • Kısasta suça denk bir karşılık vermenin meşru olduğu anlaşılmaktadır. Müsle (ölünün veya suçlunun organlarını keserek ya da bedenini tahrip ederek işkence etmek) yasağı ise, kısas ve misilleme amacı taşımayan durumlara hamledilir.
  • Bir kişiyi öldüren topluluğun tamamı, ister onu hileyle (gizlice) öldürmüş olsunlar, ister yol kesip eşkıyalık yaparak öldürmüş olsunlar, o bir kişiye karşılık öldürülür.

Arapça açıklama

جاء إلى النبي صلى الله عليه وسلم رجال من قبيلتي عُكْل وعُرَيْنة مسلمين، فأصابهم مرض وداء عظمت منه بطونهم، وكرهوا الإقامة بالمدينة حيث إنه لم يوافقهم طعامُها وهواؤها.

فأمرهم النبي صلى الله عليه وسلم أن يأتوا إبل الصدقة، وأن يشربوا من أبوالها وألبانها، فانطلقوا، فلما صحوا وسَمِنوا ورجعت لهم ألوانهم قَتَلوا راعي النبي صلى الله عليه وسلم، واستاقوا الإبل، فجاء الخبر في أول النهار، فبعث في طلبهم، فأدركوهم، فلما ارتفع النهار جيء بهم أسرى إلى النبي صلى الله عليه وسلم، فأمر بقطع أيديهم وأرجلهم، وفَقْءِ أعينهم، لأنهم فاعلوا ذلك بالراعي، وأُلْقوا في الحرة، يستسقون فلا يسقون، حتى ماتوا.

قال أبو قلابة: أنهم سرقوا، وقتلوا، وكفروا بعد إيمانهم، وحاربوا الله ورسوله.

  • طهارة بول ما يؤكل لحمه.
  • مشروعية الطب والتداوي بألبان الإبل وأبوالها.
  • شرعية المُمَاثَلة في القصاص، والنهي عن المُثْلة محمول على غير طريق المكافأة والقصاص.
  • قتل الجماعة بالواحد سواء قتلوه غيلة أو حرابة.

Klasik şerh

İbn Hacer el-Askalânî — Fethu'l-Bârî

قَوْله : ( عَنْ أَيُّوبَ عَنْ أَبِي قِلَابَةَ ) كَذَا رَوَاهُ الْبُخَارِيُّ وَتَابَعَهُ أَبُو دَاوُد عَنْ سُلَيْمَان بْن حَرْب وَكَذَا أَخْرَجَهُ أَبُو عَوَانَةَ فِي صَحِيحِهِ عَنْ أَبِي دَاوُد السِّجِسْتَانِيّ وَأَبِي دَاوُد الْحَرَّانِيِّ وَأَبُو نُعَيْمٍ فِي الْمُسْتَخْرَجِ مِنْ طَرِيقِ يُوسُفَ الْقَاضِي كُلّهمْ عَنْ سُلَيْمَانَ , وَخَالَفَهُمْ مُسْلِم فَأَخْرَجَهُ عَنْ هَارُون بْن عَبْد اللَّه عَنْ سُلَيْمَان بْن حَرْب وَزَادَ بَيْنَ أَيُّوب وَأَبِي قِلَابَةَ أَبَا رَجَاء مَوْلَى أَبِي قِلَابَةَ , وَكَذَا أَخْرَجَهُ أَبُو عَوَانَةَ عَنْ أَبِي أُمَيَّةَ الطَّرَسُوسِيِّ عَنْ سُلَيْمَانَ وَقَالَ الدَّارَقُطْنِيّ وَغَيْرُهُ : ثُبُوتُ أَبِي رَجَاء وَحَذْفه - فِي حَدِيثِ حَمَّاد بْن زَيْد عَنْ…

Devamını oku

Âlimlerin hükümleri

ÂlimHükümKapsamEser
Buhârîv. 256 h. Sahihصحيح Hadis صحيح البخاري No. 233

Aynı konuda

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Müsned 12354

حَدَّثَنَا عَبْدُ الْمَلِكِ بْنُ عَمْرٍو حَدَّثَنَا هِشَامُ بْنُ أَبِي عَبْدِ اللَّهِ سَنْبَرٌ الْجَحْدَرِيُّ عَنْ قَتَادَةَ عَنْ أَنَسِ بْنِ مَالِكٍ أَنَّ نَاسًا أَتَوْا الْمَدِينَةَ فَاجْتَوَوْا الْمَدِينَةَ فَأَمَرَ…

Râvi: Enes b. Mâlik + 9 başka rivayet Yalnız Arapça

Geçen âyetler

Konular