وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه قال : كان رسول الله صلى الله عليه وسلم يتعوذ من الجان، وعين الإنسان، حتى نزلت المعوذتان، فلما نزلتا، أخذ بهما وترك ما سواهما .
((رواه الترمذي وقال :حديث حسن )).
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- cinlerden ve göz değmesinden Allah’a sığınırdı. Nihayet Muavvizeteyn (Kul eûzü birabbi’l-felak ve kul eûzü birabbi’n-nâs) nâzil oldu. Ondan sonra Muavvizeteyn ile Allah’a sığınmaya başladı ve diğer duaları bıraktı.
Rivayet eden: Tirmizî (No. 2058). Riyâzü's-Sâlihîn içinde geçer (No. 1015).
Hadis Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in dualar ve zikir yoluyla cinlerden ve insanların göz değmesinden diyerek Cinlerin şerrinden ve hased eden insanların göz değmesinden Allah Teâlâ'ya sığındığını ifade etmektedir.Bu Muavvizeteyn sureleri inene kadar devam etmiştir.İndikleri zaman genellikle onlarla sığındı.Kendisi ile sığınılan ve kendisinden sığınılan şeyleri kapsamasından dolayı diğer sığınma dualarını ve rukyeleri bıraktı.
Arapça açıklama
يفيد الحديث أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يعتصم بالله تعالى من شر الجان وعين الإنسان الحاسد، عن طريق الأدعية والأذكار، بأن يقول: أعوذ بالله من الجان وعين الإنسان، حتى نزلت المعوذتان، فلما نزلتا أخذ بهما في التعوذ غالبًا، وترك ما سواهما من التعاويذ والرقيات؛ لاشتمالهما على الجوامع في المستعاذ به، والمستعاذ منه.
جواز التعوذ من الجان والعين بكل دعاء مشروع.
تحصن العبد بالمعوذتين، وأنهما تغنيان عما سواهما من الرقى.
إثبات أن العين حق.
فضل المُعَوِّذَتَين لاشتمالهما على الجوامع في المستعاذ به، والمستعاذ منه.
العين سبب في حصول الضرر كالمرض بإذن الله -تعالى-، ولا تعارض بين تشخيص الأطباء لمرض ما بكونه التهابًا أو ورمًا أو غير ذلك وبين كون ذلك المرض سببه العين، فالوصف بالالتهاب والأورام تشخيص لحالة المريض والعين سبب لذلك المرض، ولذلك يكون العلاج من الأمرين: بالرقية الشرعية وأخذ شيء من أثر العائن وبالأدوية الطبية.