İçeriğe geç

Camiler ile ilgili hadisler

Cami Ahkamı

Bu konuda 326 hadis; her hadis ve rivayetleri için bir kart, önce sahih olanlar. 53 tanesi Türkçe çevirili.

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 376

Ebu Hüreyre (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasulullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Hiçbir gölgenin bulunmadığı kıyamet gününde Allah yedi tür insanı arşının gölgesinde barındıracaktır. 1- Adaletli devlet başkanı, 2- Allah’a ibadet ve itaat ederek yetişen genç…

"‏ سبعة يظلهم الله في ظله يوم لا ظل إلا ظله‏:‏ إما عادل، وشاب نشأ في عبادة الله عز وجل، ورجل قلبه معلق بالمساجد‏.‏ ورجلان تحابا في الله اجتمعا عليه ، وتفرقا عليه، ورجل دعته امرأة ذات حسن وجمال، فقال‏:‏ إني أخاف الله…

Râvi: Ebû Hureyre + 11 başka rivayet

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 1087

Enes (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Saflarınızı düz tutunuz. Zira safların düz olması namazın tamam olmasını sağlayan hususlardan biridir.” Buhari’nin başka bir rivayetinde “Gerçekten safların düz olması namazın mükemmel…

وعن أنس، رضي الله عنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم‏:‏ ‏"‏سووا صفوفكم، فإن تسوية الصف من تمام الصلاة‏"‏‏.‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ وفي رواية البخاري‏:‏ ‏"‏فإن تسوية الصفوف من إقامة الصلاة‏"‏‏.‏

+ 12 başka rivayet

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 1089

Numan ibni Beşîr (Allah Onlardan razı olsun)in Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)i şöyle buyururken işittiği rivayet edilmiştir. “Ya saflarınızı düzgün tutarsınız yada Allah yönlerinizi başka başka taraflara çevirir.” (Buhari, Ezan 71, Müslim, Salat 127) Müslim’in diğer bir rivayetinde…

وعن النعمان بن بشير رضي الله عنهما، قال‏:‏ سمعت رسول الله صلى الله عليه وسلم يقول‏:‏ ‏"‏لتسون صفوفكم، أو ليخالفن الله بين وجوهكم‏"‏ ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ وفي رواية لمسلم‏:‏ أن رسول الله صلى الله عليه وسلم كان يسوي…

Râvi: Nu'mân b. Beşîr + 16 başka rivayet

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1696

Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem)'in şöyle buyurduğunu işitmiştir: “Kim mescidte, yitiğini araştıran bir kimseyi işitirse(görürse) “Allah sana onu buldurmasın, bulamaz ol” desin. Zira mescidler bu maksatlar için…

"‏من سمع رجلا ينشد ضالة في المسجد فليقل‏:‏ لا ردها الله عليك، فإن المساجد لم تبنَ لهذا‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 7 başka rivayet

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1131

Ömer ibni Ata’dan rivayet edildiğine göre Nafi ibni Cübeyr Muaviyenin namaz kılması hususunda Saibten gördüğü şeyi öğrenmek için Ömer ibni Ata’yı Nemirin kız kardeşinin oğlu Saibe göndermiş o da durum hakkında şu cevabı vermiş. “Evet Maksure’de Muaviye ile beraber cumayı kıldım imam selam verdikten…

وعن عمر بن عطاء أن نافع بن جبير أرسله إلى السائب ابن أخت نمر يسأله عن شيء رآه منه معاوية في الصلاة فقال‏:‏ نعم صليت معه الجمعة في المقصورة، فلما سلم الإمام، قمت في مقامي، فصليت فلما دخل أرسل إلي فقال‏:‏ لا تعد لما…

+ 5 başka rivayet

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1056

Cabir (Allah Ondan razı olsun) şöyle dedi. Mescidin çevresindeki arsalar boş kalmıştı. Beni Selime mescidin yakınına taşınıp yerleşmek istediler. Bu arzu peygamber (sallallahu aleyhi vesellem)’e ulaşınca onlara: “Bana gelen bilgiye göre mescidin yakınına taşınıp yerleşmek istiyormuşsunuz öyle mi?”…

وعن جابر رضي الله عنه قال‏:‏ خلت البقاع حول المسجد فأراد بنو سلمة أن ينتقلوا قرب المسجد، فبلغ ذلك النبي صلى الله عليه وسلم فقال لهم‏:‏ ‏"‏بلغني أنكم تريدون أن تنتقلوا قرب المسجد‏؟‏ قالوا‏:‏ نعم يا رسول الله قد أردنا…

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 4 başka rivayet

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1695

Enes (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Bu mescidler abdest bozulacak yerler değildi. Buralar ancak Allah'ı zikretmek ve Kur'an okumak için yapılmışlardır.” Ravi: Allah Rasulü bu veya buna benzer bir ifade ile ifade…

"‏إن هذه المساجد لا تصلح لشيء من البول ولا القذر، إنما هي لذكر الله تعالى، وقراءة القرآن‏"

Râvi: Enes b. Mâlik + 3 başka rivayet

Hüküm yok Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 1702

Enes (Allah Ondan razı olsun)'dan rivayet edildiğine göre Peygamber (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Kim şu sarımsak bitkisinden yemişse mescidlerimize yaklaşmasın. Namaz kılanları rahatsız etmemeleri için bizimle birlikte namaz kılmasın.” (Buhari, Ezan, 160; Müslim, Mesacid, 70)

"‏من أكل من هذه الشجرة، فلا يقربنا، ولا يصلين معنا‏"

Râvi: Enes b. Mâlik + 3 başka rivayet

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1700

Ashabdan es-Saib ibni Yezid (Allah Ondan razı olsun) şöyle demiştir: Bir gün mescidde bulunuyordum. Derken bir adam bana bir çakıl taşı attı. Baktım Ömer ibni'l-Hattab (Allah Ondan razı olsun). Yanına varınca bana, “Git şu iki kişiyi bana getir” dedi. Gidip adamları getirdim. Onlara “Nerelisiniz?”…

وعن السائب بن زيد الصحابي رضي الله عنه قال‏:‏ كنت في المسجد فحصبني رجل، فنظرت فإذا عمر بن الخطاب رضي الله عنه فقال‏:‏ اذهب فائتني بهذين، فجئته بهما، فقال‏:‏ من أين أنتما‏؟‏ فقالا‏:‏ من أهل الطائف، فقال‏:‏ لو كنتما من…

+ 2 başka rivayet

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1697

Yine Ebu Hureyre (Allah Ondan razı olsun)'den rivayet edildiğine göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) şöyle buyurdu: “Mescidde alışveriş eden kimseyi gördüğünüzde “Allah ticaretinizde kazanç sağlamasın” deyiniz. Mescidde yitik soruşturanı gördüğünüzde de “Allah sana aradığını buldurmasın”…

"‏إذا رأيتم من يبيع أو يبتاع في المسجد، فقولوا‏:‏ لا أربح الله تجارتك، وإذا رأيتم من ينشد ضالة فقولوا‏:‏ لا ردها الله عليك‏"

+ 4 başka rivayet

Hüküm yok Riyâzü's-Sâlihîn 1699

Amr ibni Şuayb'ın babası aracılığı ile dedesinden aktardığına göre Rasûlullah (sallallahu aleyhi vesellem) Mescidde alışveriş yapmaktan, yitik soruşturmaktan ve şiir okumaktan insanları menetmiştir. (Ebu Davut, Salat, 214; Tirmizi, Büyu, 75)

وعن عمرو بن شعيب، عن أبيه، عن جده رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم نهى عن الشراء والبيع في المسجد، وأن تنشد فيه ضالة، أو ينشد فيه شعر‏.‏ ‏(‏‏(‏رواه أبو داود، والترمذي وقال حديث حسن‏)‏‏)‏

+ 1 başka rivayet

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 1764a

Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Necd tarafına bir süvârî müfrezesi gönderdi. Bu müfreze Benû Hanîfe kabilesinden Sumâme b. Usâl denilen bir kişiyi esîr edip getirdiler ve onu mescidin direklerinden birisine bağladılar. Akabinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- mescide çıktı ve ona: "Yâ Sumâme, yanında ne var (gönlünden ne geçiriyorsun ve benden ne umuyorsun)?" buyurdu. Sumâme: Gönlümde hayır (ümîdi) var yâ Muhammed! (Çünkü sen zulmetmezsin; ihsan ve in'âm edersin.) Eğer Sen beni öldürürsen, kanı değerli birini öldürmüş olursun. Eğer bana in'âm edersen ni'mete karşı şükredici bir kişiye in'âm etmiş olursun. Eğer (kurtuluş fidyem için) mal istersen, ne kadar dilersen işte malım, dedi.Bu konuşmadan sonra Sumâme bağlı olarak bırakıldı. Nihayet ertesi gün oldu, sonra Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- yine ona hitaben: "Yâ Sumâme, gönlünde ne var; ne umuyorsun?" dedi. O da: Gönlümde dün Sana söylediğim şey vardır. Eğer ikram edersen, ni'mete karşı şükredici bir kimseye ikram etmiş olursun! dedi.Rasûlullah onu o gün de bağlı olarak bıraktı. Nihayet üçüncü gün olunca Rasûlullah yine: "Yâ Sumâme, yanında ne var?" buyurdu. Sumâme de: Yanımda dün Sana söylediğim şey var, dedi. Rasûlullah: "Sumâme'yi salıveriniz!" buyurdu. Sumâme bağından salıverilince, hemen mescidin yakınındaki bir suya gitti, yıkandı, sonra mescide girdi ve: Eşhedu en lâ ilahe ille İlâh ve eşhedu enne Muhammeden rasûlullah dedi ve şöyle devam etti: Yâ Muhammed! Vallahi şu yeryüzünde bana senin yüzünden daha düşman hiçbir yüz yoktu. Fakat bu sabah senin yüzün, bana yüzlerin en sevimlisi olmuştur. Vallahi dînlerden hiçbir din bana senin dîninden ziyâde düşman gelmezdi. Fakat bu sabah Sen'in dînin bana göre dinlerin en sevilmişidir. Vallahi beldelerden hiçbir belde bana senin belden kadar sevimsiz değildi. Fakat bu sabah senin belden bana beldelerin en sevimlisi oldu. Ey Rasûl! Ben umre yapmaya niyet ettiğim sırada senin süvarilerin beni yakalamışlardı. Şimdi senin görüşün nedir? Dedi. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Sumâme'yi (dünyâ ve âhiret saâdetiyle) müjdeledi ve umre yapmasını emretti. Sumâme umre yapmak için Mekke'ye varınca birisi ona: Dîninden başka bir dine mi döndün? dedi. O da: Hayır vallahi ben dinden çıkmadım. Fakat ben Allah'ın Rasûlü olan Muhammed'in beraberinde Müslüman oldum. Vallahi ben (sizin dîn dediğiniz müşrikliğe) dönmem ve Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- o hususta izin vermedikçe size Yemâme'den bir buğday tanesi gelmeyecektir,dedi.Sahih-i Müslim.

Ebû Hureyre -radıyallahu anh- şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- Necd tarafına bir süvârî müfrezesi gönderdi. Bu müfreze Benû Hanîfe kabilesinden Sumâme b. Usâl denilen bir kişiyi esîr edip getirdiler ve onu mescidin direklerinden birisine bağladılar. Akabinde Rasûlullah…

مَاذَا عِنْدَكَ يَا ثُمَامَةُ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ عِنْدِي يَا مُحَمَّدُ خَيْرٌ إِنْ تَقْتُلْ تَقْتُلْ ذَا دَمٍ وَإِنْ تُنْعِمْ تُنْعِمْ عَلَى شَاكِرٍ وَإِنْ كُنْتَ تُرِيدُ الْمَالَ فَسَلْ تُعْطَ مِنْهُ مَا شِئْتَ ‏.‏…

Râvi: Ebû Hureyre + 10 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 3901

Âişe -radıyallahu nhâ- şöyle demiştir:Sâd Hendek savaşında yaralandı.Ona Hıbbân b. Arika denilen Kureyşli bir adam ok attı.O kişi de Hıbbân b. Kays,Muays b. Âmir b. Lueyoğullarından olup kolundaki atar damardan yaraladı.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onu yakınında olup ziyaret etmesi için mescide bir çadır kurdurdu. Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Hendek harbinden (Medine'deki evine) dönüp geldiğinde, silâhını çıkarıp yerine koymuş ve yıkanmıştı. Bu sırada Cibrîl -aleyhi's-selâm- Peygamber'e geldi o sırada başındaki tozu silkeliyordu.Sen silâhını çıkarmışsın! Vallahi biz melekler henüz silâhlarımızı çıkarmadık. Haydi, onlara doğru yola çık! dedi.Peygamber: "Nereye doğru çıkıyoruz?" diye sordu. Cibril, Kurayzaoğullarının yurdunu işaret ederek: İşte şuraya! Dedi. Bunun üzerine Peygamber, Kurayza oğulları'na doğru hareket etti. Muhasaranın sonunda bunlar. Rasûlullah'ın hükmüme inip boyun eğdiler. Rasûlullah da bunlar hakkında'bir hüküm vermesini Sa'd b. Muâz'a havale etti. Sa'd da:Ben onlar hakkında şöyle hüküm veriyorum: Bunların harb edenleri Öldürülür. Kadınları ve çocukları esîr edilir, malları da taksîm olunur, dedi. Hişâm şöyle demiştir: Bana babam Urve, Âişe'den şöyle haber verdi: Sa'd ibn Muâz (Kurayza oğulları hakemliği ettiği günden evvelki gecede): Yâ Allah! Sen bilirsin ki, Rasûlü'nü tekzîb eden, vatanından çıkaran kavim kadar kendilerine harb ve cihâd etmek istediğim hiç bir kimse yoktur. Yâ Allah! Öyle zannediyorum ki, bizimle onların arasında artık yapılacak harb kalmamıştır. Şayet Kureyş ile başka bir harbimiz daha kaldı ise, Sen'in yolunda onlarla cihâd edeyim diye beni hayâtta bırak. Eğer aramızda harb kalmamış ise, bu yaramı deş de bu yüzden bana şehîdlik nasîb et! diye duâ etmiştir. Müteakiben boyun damarına kadar gelen şişlik deşildi. Mescid de Gıfâr oğulları'ndan bâzı kimselere âit bir çadır daha vardı. İşte bu Gıfârîler kendi hâllerinde oturup dururlarken bir de bakmışlar ki, kendilerine doğru kan akıp geliyor. Onlar: Ey çadır ehli! Sizin tarafınızdan bize doğru gelen bu kan nedir? Dediler. Meğer Sa'd'ın yarası akıp dururmuş. İşte Sa'd -radıyallahu anh- bu yaradan dolayı öldü.Sahih-i Buhârî.

Âişe -radıyallahu nhâ- şöyle demiştir:Sâd Hendek savaşında yaralandı.Ona Hıbbân b. Arika denilen Kureyşli bir adam ok attı.O kişi de Hıbbân b. Kays,Muays b. Âmir b. Lueyoğullarından olup kolundaki atar damardan yaraladı.Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- onu yakınında olup ziyaret etmesi için…

اللَّهُمَّ إِنَّكَ تَعْلَمُ أَنَّهُ لَيْسَ أَحَدٌ أَحَبَّ إِلَىَّ أَنْ أُجَاهِدَهُمْ فِيكَ مِنْ قَوْمٍ كَذَّبُوا رَسُولَكَ صلى الله عليه وسلم وَأَخْرَجُوهُ، اللَّهُمَّ فَإِنِّي أَظُنُّ أَنَّكَ قَدْ وَضَعْتَ الْحَرْبَ…

Râvi: Âişe + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 434

Onlar öyle bir topluluktur ki, içlerinden salih bir kul ya da salih bir adam öldüğünde onun kabrinin üzerine mescit bina eder,

Ümmü Seleme -radıyallahu anha- Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Habeşistan'da ismi Mâriya olan bir kilise gördüğünü zikretti. Ona bu kilisenin içinde gördüğü resimlerden bahsetti. Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Onlar öyle bir topluluktur ki…

أُولَئِكَ قَوْمٌ إِذَا مَاتَ فِيهِمُ الْعَبْدُ الصَّالِحُ ـ أَوِ الرَّجُلُ الصَّالِحُ ـ بَنَوْا عَلَى قَبْرِهِ مَسْجِدًا، وَصَوَّرُوا فِيهِ تِلْكَ الصُّوَرَ، أُولَئِكَ شِرَارُ الْخَلْقِ عِنْدَ اللَّهِ ‏"

Râvi: Âişe + 8 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 4491

''Cemaat Küba'da sabah namazını kılarken aniden onlara biri gelip: Gerçekten bu gece Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an indirildi ve Kâbe’ye doğru dönmesi emrolundu. Dolayısıyla siz de Kâbe’ye dönün!'' dedi.

''Cemaat Küba'da sabah namazını kılarken aniden onlara biri gelip: Gerçekten bu gece Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e Kur'an indirildi ve Kâbe’ye doğru dönmesi emrolundu. Dolayısıyla siz de Kâbe’ye dönün!'' dedi. Bu sırada Kubalıların yüzleri, Şam bölgesine doğru bulunuyordu. Bu ifade üzerine…

أُنْزِلَ عَلَيْهِ اللَّيْلَةَ قُرْآنٌ، وَقَدْ أُمِرَ أَنْ يَسْتَقْبِلَ الْكَعْبَةَ فَاسْتَقْبِلُوهَا‏.‏ وَكَانَتْ وُجُوهُهُمْ إِلَى الشَّأْمِ فَاسْتَدَارُوا إِلَى الْكَعْبَةِ‏.‏

Râvi: Abdullah b. Ömer + 11 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 450

Her kim Allah için bir mescit inşa ederse, Allah o kimseye Cennet'te bu mescidin benzeri (bir köşk) inşa eder

Osman b. Affân -radıyallahu anh- Mescid-i Nebevî'yi yeniden inşa etmek istemiş, halk bunu hoş görmeyerek onu olduğu gibi bırakmasını istemişlerdi. Bunun üzerine Osman -radıyallahu anh-: Ben, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'i şöyle buyururken işittim demiştir: «Her kim Allah için bir mescit…

مَنْ بَنَى مَسْجِدًا ـ قَالَ بُكَيْرٌ حَسِبْتُ أَنَّهُ قَالَ ـ يَبْتَغِي بِهِ وَجْهَ اللَّهِ، بَنَى اللَّهُ لَهُ مِثْلَهُ فِي الْجَنَّةِ ‏"

Râvi: Osman + 13 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Riyâzü's-Sâlihîn 223

«Yanında ok varken mescidlerimize veya çarşı-pazarımıza uğrayan kimse, müslümanlardan herhangi birine onlardan bir zarar gelmemesi için, okunun ucundaki demiri eliyle tutsun.»

Ebû Mûsâ el-Eş'arî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Yanında ok varken mescidlerimize veya çarşı-pazarımıza uğrayan kimse, müslümanlardan herhangi birine onlardan bir zarar gelmemesi için, okunun ucundaki demiri…

وعنه قال‏:‏ قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ‏:‏ “من مر في شيء من مساجدنا، أو أسواقنا، ومعه نبل فليمسك، أو ليقبض على نصالها بكفه أن يصيب أحدًا من المسلمين منها بشيء” ‏(‏‏(‏متفق عليه‏)‏‏)‏ ‏.‏

Râvi: Ebû Mûsâ el-Eş'arî + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 1190

Benim bu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram dışında, diğer mescitlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır

«Benim bu mescidimde kılınan bir namaz, Mescid-i Haram dışında, diğer mescitlerde kılınan bin namazdan daha hayırlıdır.»

صَلاَةٌ فِي مَسْجِدِي هَذَا خَيْرٌ مِنْ أَلْفِ صَلاَةٍ فِيمَا سِوَاهُ إِلاَّ الْمَسْجِدَ الْحَرَامَ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 26 başka rivayet Şerhli

Sahih Riyâzü's-Sâlihîn 119

«Ümmetimin iyi kötü bütün amelleri bana gösterildi. İyi işlerinin içinde, gelip geçenlere eziyet veren şeylerin yollardan kaldırılmasını da buldum. Kötü amelleri arasında da mescitte temizlenmeden bırakılmış balgamı gördüm.»

Ebu Zer el-Gıfari -radıyallahu anhâ-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu:«Ümmetimin iyi kötü bütün amelleri bana gösterildi. İyi işlerinin içinde, gelip geçenlere eziyet veren şeylerin yollardan kaldırılmasını da buldum. Kötü amelleri…

"‏ عرضت علي أعمال أمتي حسنها وسيئها، فوجدت في محاسن أعمالها الأذى يماط عن الطريق، ووجدت في مساوىء أعمالها النخاعة تكون في المسجد لا تدفن‏"

Râvi: Ebû Zer + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 987

‘’Onlara ilişme Ey Ebu Bekir! Çünkü bu günler bayram günleridir. Ve o günler Mina günleridir.’’

Aişe –radıyallahu anhâ-’dan rivayet edildiğine göre Ebu Bekir –radıyallahu anh-, iki küçük kız çocuğu Aişe’nin yanında def çalıp defe vurdukları halde Mina günlerinde (yani kurban bayramının ilk üç günlerinden birinde) iken onun yanına girdi. Ebu Bekir -radıyallahu anh- onlara çıkıştı. Nebi…

دَعْهُمَا يَا أَبَا بَكْرٍ فَإِنَّهَا أَيَّامُ عِيدٍ ‏"‏‏.‏ وَتِلْكَ الأَيَّامُ أَيَّامُ مِنًى‏.‏ وَقَالَتْ عَائِشَةُ رَأَيْتُ النَّبِيَّ صلى الله عليه وسلم يَسْتُرُنِي، وَأَنَا أَنْظُرُ إِلَى الْحَبَشَةِ وَهُمْ…

Râvi: Âişe + 4 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Buhârî 439

Aişe der ki: O kadın bana gelir ve yanımda konuşurdu. Yanıma her oturmasında muhakkak: “Vişâh işinin olduğu gün Rabbimizin yarattığı acîb işlerdendir. Şüphesiz ki o küfür beldesinden beni kurtardı.” sözünü söylerdi. Buharî rivayet etmiştir.

Aişe -radıyallanu anhâ- şöyle demiştir: Arap kabilelerinden birisine ait siyah bir cariye vardı. Onlar bu kadını azâd etmişlerdi. Kadın özgür lüğüne kavuşmasına rağmen onlarla beraberdi. Bu kadın şöyle dedi: Onlara ait bir kız, üzerinde sırımlardan yapılmış kırmızı bir gerdanlığı olduğu halde…

أَنَّ وَلِيدَةً، كَانَتْ سَوْدَاءَ لِحَىٍّ مِنَ الْعَرَبِ، فَأَعْتَقُوهَا، فَكَانَتْ مَعَهُمْ قَالَتْ فَخَرَجَتْ صَبِيَّةٌ لَهُمْ عَلَيْهَا وِشَاحٌ أَحْمَرُ مِنْ سُيُورٍ قَالَتْ فَوَضَعَتْهُ أَوْ وَقَعَ مِنْهَا…

Râvi: Âişe + 1 başka rivayet Şerhli

Sahih Sünen-i Tirmizî 594

Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- mahallelere mescit yapılmasını ve temizlenip güzel kokular ile kokulanmasını emretti.

Âişe -radıyallahu anha- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- mahallelere mescit yapılmasını ve (oraların) temizlenip güzel kokular ile kokulanmasını emretti.

أَمَرَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم بِبِنَاءِ الْمَسَاجِدِ فِي الدُّورِ وَأَنْ تُنَظَّفَ وَتُطَيَّبَ ‏

Râvi: Âişe + 3 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 713a

Sizden birisi camiye girdiğinde «Allah’ım! Bana rahmet kapılarını aç! Camiden çıktığı zaman ise Allah'ım! Senin lütfundan isterim.» desin

Sizden birisi camiye girdiğinde «Allah’ım! Bana rahmet kapılarını aç! Camiden çıktığı zaman ise Allah'ım! Senin lütfundan isterim.» desin.

اللَّهُمَّ افْتَحْ لِي أَبْوَابَ رَحْمَتِكَ ‏.‏ وَإِذَا خَرَجَ فَلْيَقُلِ اللَّهُمَّ إِنِّي أَسْأَلُكَ مِنْ فَضْلِكَ ‏"

Râvi: Abu Usayd + 5 başka rivayet Şerhli

Sahih Bulûğu'l-Merâm 264

«Ben mescidleri yükseltip genişletmekle emrolunmadım.»

İbn Abbâs -radıyallahu anhuma-'dan rivayet edildiğine göre, dedi ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ben mescidleri yükseltip genişletmekle emrolunmadım.» İbn Abbâs dedi ki: "Vallahi siz Yahudî ve Hristiyanların (kilise ve havralarını) süsledikleri gibi mescidleri…

وَعَنْ اِبْنِ عَبَّاسٍ ‏-رَضِيَ اَللَّهُ عَنْهُمَا‏- قَالَ: قَالَ رَسُولُ اَللَّهِ ‏- صلى الله عليه وسلم ‏-{ مَا أُمِرْتُ بِتَشْيِيدِ اَلْمَسَاجِدِ } أَخْرَجَهُ أَبُو دَاوُدَ , وَصَحَّحَهُ اِبْنُ حِبَّانَ .‏ 1‏ ‏1 ‏-…

Râvi: İbn Abbâs + 2 başka rivayet Şerhli

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ