وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه عن النبي صلى الله عليه وسلم قال: “إذا أصبح ابن آدم، فإن الأعضاء كلها تكفر اللسان، تقول: اتقِ الله فينا، فإنما نحن بك: فإن استقمت استقمنا وإن اعوججت اعوججنا”. ((رواه…
عن أبى سعيد الخدرى رضى الله عنه أن النبي صلى الله عليه وسلم نهى عن النفخ في الشراب، فقال رجل : القذاة أراها في الإناء؟ فقالب: "أهرقها" قال: إني لا أروى من نفس واحد؟ قال: "فأبن القدح إذاً عن…
وعن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه قال: خرج معاوية رضي الله عنه على حلقة في المسجد، فقال: ما أجلسكم؟ قالوا: جلسنا نذكر الله. قال: آلله ما أجلسكم إلا ذاك؟ قالوا: ما أجلسنا إلا ذاك، قال: أما إني لم…
وعن أبى سعيد عبد الرحمن بن سمرة رضي الله عنه ، قال: قال رسول الله صلى الله عليه وسلم ، "يا عبد الرحمن بن سمرة: لا تسأل الإمارة، فإنك إن أعطيتها عن غير مسألة أعنت عليها، وإن أعطيتها عن مسألةٍ وكلت إليها، وإذا حلفت…
وعن أبى سعيد عمرو بن حريث رضى الله عنه قال: كأني انظر إلى رسول الله صلى الله عليه وسلم وعليه عمامة سوداء، قد أرخى طرفيها بين كتفيه.((رواه مسلم)) وفى رواية له : أن رسول الله صلى الله عليه وسلم خطب الناس، وعليه…
Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 509
Ebû Said -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet edildiğine göre, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «İçinizden biri kendisini, gelen geçen insanlardan koruyacak bir sütreye karşı namaza durup da biri önünden geçmeye kalkacak olursa onu itip uzaklaştırsın; şayet…
Ebû Saîd El-Hudrî -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Beş veskten daha az olan mahsulde zekât yoktur. En küçüğü üçer yaşında olan beş deveden azında da zekât yoktur. Beş ûkıyyeden daha az miktarda olan gümüşte zekât yoktur.»
Ebu Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-’dan rivayet olunduğuna göre Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir Müslümanın, en hayırlı malının dinini fitnelerden korumak için yanına alıp dağ başlarına ve otlak yerlere gideceği koyunların olması yakındır.»
Ebu Said el-Hudrî -radıyallahu anh- merfu olarak anlatıyor: «Altını altınla satmayınız, ancak bunlardan bâzısını bâzısı üzerine artırmayarak misli misline (yânî müsâvî surette) satınız. Gümüşü de gümüşle satmayınız, ancak bunlardan bâzısını bâzısı üzerine artırmaksızın misli misline (müsâvî…
Ebu Saîd el–Hudrî -radıyallahu anh-’dan merfû olarak nakledildiğine göre, Ensar'dan bir grup, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’den bir şeyler istediler. O da verdi. Sonra yine istediler. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-, elindekiler bitinceye kadar verdi. Verebileceği şeyler…
وعن أبي سعيد سعد بن مالك بن سنان الخدري رضي الله عنهما: "أن ناساً من الأنصار سألوا رسول الله صلى الله عليه وسلم فأعطاهم، ثم سألوه فأعطاهم ، حتى نفد ما عنده، فقال لهم حين أنفق كل شيء بيده : "ما يكن عندي من خير…
«Bir kadın beraberinde kocası veya mahremi olmaksızın iki gün mesafedeki bir yolculuğa çıkamaz. Ramazan ve Kurban Bayramının ilk günü oruç tutulmaz. Sabah namazının farzının kılınmasından sonra Güneş doğana kadar, ikindi namazının farzından sonra da Güneş batana kadar namaz yoktur. (İbadet için) şu…
Biz, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem aramızda iken fıtır sadakasını; küçük-büyük, hür-köle her bir kişi için bir sâ' yiyecek, veya bir sâ' keş (kurutulmuş peynir), veya bir sâ' arpa, veya bir sâ' hurma, ya da bir sâ' kuru üzüm olarak verirdik. Muâviye b. Ebî Süfyân -radıyallahu anhuma- hac…
نُخْرِجُ إِذْ كَانَ فِينَا رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم زَكَاةَ الْفِطْرِ عَنْ كُلِّ صَغِيرٍ وَكَبِيرٍ حُرٍّ أَوْ مَمْلُوكٍ صَاعًا مِنْ طَعَامٍ أَوْ صَاعًا مِنْ أَقِطٍ أَوْ صَاعًا مِنْ شَعِيرٍ أَوْ صَاعًا مِنْ…
Ebu Said -radıyallahu anh-'dan rivayet olunduğuna göre şöyle demiştir: "Bizler, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in öğle ve ikindi namazlarının (uzunluğunu) ölçerdik. Öğle namazının ilk iki rekâtındaki kıyamı Secde suresini okuyacak kadardı. Son iki rekâttaki kıyamı ise bunun yarısı…
Ebu Said el-Hudrî –radıyallahu anh-’tan rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem-’e denildi ki- Budâ’a kuyusundan abdest alalım mı? O, içine kadınların hayız bezlerinin, köpek etlerinin ve çürümüş şeylerin atıldığı bir kuyudur. Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- buyurdu…
Ali b. Ebî Tâlib -radıyallahu anh- Yemen'den Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e henüz madeninden ve toprağından tam olarak temizlenmemiş, (selem ağacı yaprağıyla) tabaklanmış bir deri içinde az miktarda ham altın gönderdi. Ebû Saîd devamında dedi ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-…
Ebu Said el-Hudrî -radıyallahu anh- merfû olarak anlatıyor: RasûluIIah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Ben nasıl rahat ederim ki, sur sahibi suru ağzına almış ve kulağını dinlemeye vermiş sura üfleme izni beklemektedir.» Sanki bu haber sahabelere ağır gelmişti. RasûluIIah -sallallahu…
عن أبي سعيد الخدري رضي الله عنه مرفوعاً: «كَيْفَ أَنْعَمُ! وصَاحِبُ القَرْنِ قَدِ التَقَمَ القَرْنَ، واسْتَمَعَ الإِذْنَ مَتَى يُؤْمَرُ بالنَّفْخِ فَيَنْفُخُ»، فَكَأَنَّ ذَلِكَ ثَقُلَ على أصحابِ رسولِ اللهِ صلى الله…
«Sizden biriniz namazda şek (şüphe) eder de üç mü, yoksa dört rekât mı kıldığını bilmezse, şüpheyi atsın ve kalbinin emin olduğu şeye göre namazını bina etsin, yani tamamlasın. Sonra da henüz selam vermeden (namazın sonunda) iki secde yapsın. Bu durumda eğer beş rekât kılmış oluyorsa, (iki secde…
«Ey kadınlar, sadaka verin! Zira sizin cehennemliklerin çoğunluğu olduğunuzu gördüm.» Onlar: “Neden, ey Allah’ın Rasûlü?” dediler. Dedi ki: «Çok lanet okuyor ve kocalarınıza karşı nankörlük ediyorsunuz. Akıllı adamın aklını başından alan sizden daha akıl ve dince eksik birini görmedim» Dediler ki…
İbn Abbâs -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet edildiğine göre şöyle dedi: Doğruluklarında ve dinlerinde şüphe olmayan kimseler -benim nazarımda Ömer, onların içinde en doğru olanıdır- bana şöyle haber verdiler: Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- sabah namazından sonra güneş doğuncaya kadar ve ikindi…
Ebu Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'den rivayet olunan bir hadiste, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Şüphesiz cennetlikler, (aralarındaki üstünlükten dolayı) köşklerde bulunanları, doğu veya batı ufkunda bulunan parlak yıldızı gördükleri gibi görürler. Sahâbeler: Ey Allah'ın…
Ebu Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-, ramazanın ortadaki on günde itikaf yapardı. Yine bir sene ramazanın yirmi birinci gecesi oluncaya kadar itikaf yaptı. Bu gece onun, sabahında itikaf yerinden çıkacağı…
Ebu Saîd Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-’dan rivayet edildiğine göre o şöyle demiştir: Bir adam, Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-’e gelerek; "Kardeşimin karnı ağrıyor." dedi. Bunun üzerine Allah Rasûlü -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Ona bal (şerbeti) içir!» buyurdu. Sonra bu adam ikinci…
Cebrâil -aleyhisselam-, Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi ve: “Ey Muhammed! Hasta mısın?” diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: “Evet.” diye buyurdu. Bunun üzerine Cebrâil -aleyhisselam- şöyle dua etti: “Allah'ın adıyla sana rukye yapıyorum. Sana eziyet veren her şeyden…
«Ashabıma sövmeyin! Çünkü sizden biriniz Uhud Dağı kadar altın infak etse, onların bir müd (avuç dolusu) kadar infakına, hatta onun yarısına bile ulaşamaz.»
Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh- demiştir ki: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- ashabına namaz kıldırırken ayakkabılarını çıkardı ve sol tarafına koydu. Bunu gören cemaat de ayakkabılarını çıkardılar. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- namazını bitirince: «Ayakkabılarınızı niçin…