İçeriğe geç

Sahîh-i Müslim39. kitap

كتاب السلام

Bu kitapta 212 hadis var; 19 tanesi Türkçe çevirili.

1. babباب يُسَلِّمُ الرَّاكِبُ عَلَى الْمَاشِي وَالْقَلِيلُ عَلَى الْكَثِيرِ ‏‏

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2160

Bineğe binen yürüyene, yürüyen oturana, az çoğa selam verir

«Bineğe binen yürüyene, yürüyen oturana, az çoğa selam verir.» Buhârî'deki rivayette ise: «Küçük olan büyüğe, yürüyen oturana, az çoğa selam verir.» diye geçmektedir.

يُسَلِّمُ الرَّاكِبُ عَلَى الْمَاشِي وَالْمَاشِي عَلَى الْقَاعِدِ وَالْقَلِيلُ عَلَى الْكَثِيرِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 18 başka rivayet Şerhli

2. babباب مِنْ حَقِّ الْجُلُوسِ عَلَى الطَّرِيقِ رَدُّ السَّلاَمِ ‏‏

Sahih No. 2161

«Size ne oluyor ki, böyle sokaklarda oturuyorsunuz. Buralarda oturmaktan kaçının!»

Ebu Talha Zeyd b. Sehl -radıyallahu anh- şöyle dedi: Biz sokak başlarında, evlerin önlerinde oturup konuşurduk. Bir keresinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- geldi, başımızda durdu ve: «Size ne oluyor ki, böyle sokaklarda oturuyorsunuz. Buralarda oturmaktan kaçının!» buyurdu. Biz…

مَا لَكُمْ وَلِمَجَالِسِ الصُّعُدَاتِ اجْتَنِبُوا مَجَالِسَ الصُّعُدَاتِ ‏"‏ ‏.‏ فَقُلْنَا إِنَّمَا قَعَدْنَا لِغَيْرِ مَا بَاسٍ قَعَدْنَا نَتَذَاكَرُ وَنَتَحَدَّثُ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ إِمَّا لاَ فَأَدُّوا حَقَّهَا غَضُّ…

Râvi: Abu Talha + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2121c

«Sakın yollarda oturmayın!» buyurdu. Bunun üzerine; "Ya Rasûlullah! Oturmadan edemeyiz, oralarda (oturup) konuşuyoruz, dediler." Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Mutlaka oturacaksınız, bari yola hakkını verin!» buyurdu. Bunun üzerine: "Ey Allah`ın Rasûlü, onun hakkı nedir?" diye sordular. Şöyle buyurdu: «Gözlerinizi kısmak (harama bakmamak), (gelip geçeni) rahatsız etmemek, selamı almak ve emr bi`l-ma'ruf nehy-i ani`l-münker yapmak (iyiliği emredip kötülükten alıkoymak) tır!»

Ebû Saîd el-Hudrî -radıyallahu anh-'tan merfû olarak rivayet edildiğine göre Rasûlullah –sallallahu aleyhi ve sellem- (bir gün): «Sakın yollarda oturmayın!» buyurdu. Bunun üzerine; "Ya Rasûlullah! Oturmadan edemeyiz, oralarda (oturup) konuşuyoruz, dediler." Bunun üzerine Rasûlullah -sallallahu…

إِيَّاكُمْ وَالْجُلُوسَ بِالطُّرُقَاتِ ‏"‏ ‏.‏ قَالُوا يَا رَسُولَ اللَّهِ مَا لَنَا بُدٌّ مِنْ مَجَالِسِنَا نَتَحَدَّثُ فِيهَا ‏.‏ قَالَ رَسُولُ اللَّهِ صلى الله عليه وسلم ‏"‏ إِذَا أَبَيْتُمْ إِلاَّ الْمَجْلِسَ…

Râvi: Ebû Saîd el-Hudrî + 12 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2121d

حَدَّثَنَا يَحْيَى بْنُ يَحْيَى، حَدَّثَنَا عَبْدُ الْعَزِيزِ بْنُ مُحَمَّدٍ الْمَدَنِيُّ، ح وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ، رَافِعٍ حَدَّثَنَا ابْنُ أَبِي فُدَيْكٍ، عَنْ هِشَامٍ، - يَعْنِي ابْنَ سَعْدٍ - كِلاَهُمَا عَنْ…

+ 12 başka rivayet Yalnız Arapça

3. babباب مِنْ حَقِّ الْمُسْلِمِ لِلْمُسْلِمِ رَدُّ السَّلاَمِ ‏‏

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2162b

Müslümanın Müslüman üzerinde altı hakkı vardır.» ''Ya Rasûlallah! Bunlar nelerdir?'' diye sorulunca şöyle buyurdu: «Onunla karşılaştığında ona selam ver, seni davet ettiğinde davetine icabet et, senden nasihat istediğinde ona nasihat et, hapşırıp Allah'a hamdettiğinde ona ''Yarhamukallah/Allah sana rahmet etsin'' de, hastalandığında onu ziyaret et, öldüğünde cenazesine katıl

«Müslümanın Müslüman üzerinde altı hakkı vardır.» ''Ya Rasûlallah! Bunlar nelerdir?'' diye sorulunca şöyle buyurdu: «Onunla karşılaştığında ona selam ver, seni davet ettiğinde davetine icabet et, senden nasihat istediğinde ona nasihat et, hapşırıp Allah'a hamdettiğinde ona ''Yarhamukallah/Allah…

حَقُّ الْمُسْلِمِ عَلَى الْمُسْلِمِ سِتٌّ ‏"‏ ‏.‏ قِيلَ مَا هُنَّ يَا رَسُولَ اللَّهِ قَالَ ‏"‏ إِذَا لَقِيتَهُ فَسَلِّمْ عَلَيْهِ وَإِذَا دَعَاكَ فَأَجِبْهُ وَإِذَا اسْتَنْصَحَكَ فَانْصَحْ لَهُ وَإِذَا عَطَسَ فَحَمِدَ…

Râvi: Ebû Hureyre + 10 başka rivayet Şerhli

4. babباب النَّهْىِ عَنِ ابْتِدَاءِ، أَهْلِ الْكِتَابِ بِالسَّلاَمِ وَكَيْفَ يَرُدُّ عَلَيْهِمْ ‏‏

Sahih No. 2167a

Yahudi ve Hristiyanlara selama siz başlamayın. Onlarla yolda karşılaşırsanız onları yolun dar yerine gitmeye mecbur bırakın

«Yahudi ve Hristiyanlara selama siz başlamayın. Onlarla yolda karşılaşırsanız onları yolun dar yerine gitmeye mecbur bırakın.»

لاَ تَبْدَءُوا الْيَهُودَ وَلاَ النَّصَارَى بِالسَّلاَمِ فَإِذَا لَقِيتُمْ أَحَدَهُمْ فِي طَرِيقٍ فَاضْطَرُّوهُ إِلَى أَضْيَقِهِ ‏"

Râvi: Ebû Hureyre + 3 başka rivayet Şerhli

5. babباب اسْتِحْبَابِ السَّلاَمِ عَلَى الصِّبْيَانِ ‏‏

6. babباب جَوَازِ جَعْلِ الإِذْنِ رَفْعَ حِجَابٍ أَوْ نَحْوَهُ مِنَ الْعَلاَمَاتِ ‏‏

7. babباب إِبَاحَةُ الْخُرُوجِ لِلنِّسَاءِ لِقَضَاءِ حَاجَةِ الإِنْسَانِ ‏‏

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2170b

وَحَدَّثَنَاهُ أَبُو كُرَيْبٍ، حَدَّثَنَا ابْنُ نُمَيْرٍ، حَدَّثَنَا هِشَامٌ، بِهَذَا الإِسْنَادِ وَقَالَ وَكَانَتِ امْرَأَةً يَفْرَعُ النَّاسَ جِسْمُهَا ‏.‏ قَالَ وَإِنَّهُ لَيَتَعَشَّى ‏.‏ وَحَدَّثَنِيهِ سُوَيْدُ بْنُ…

+ 3 başka rivayet Yalnız Arapça

8. babباب تَحْرِيمِ الْخَلْوَةِ بِالأَجْنَبِيَّةِ وَالدُّخُولِ عَلَيْهَا ‏‏

Sahih No. 2171

Câbir dedi ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Hiç bir adam dul bir kadının yanında nikahlaması hariç ya da mahrem olmadan gecelemesin.''

Câbir -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre dedi ki:Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:''Hiç bir adam dul bir kadının yanında nikahlaması hariç ya da mahrem olmadan gecelemesin.''

أَلاَ لاَ يَبِيتَنَّ رَجُلٌ عِنْدَ امْرَأَةٍ ثَيِّبٍ إِلاَّ أَنْ يَكُونَ نَاكِحًا أَوْ ذَا مَحْرَمٍ ‏"

Râvi: Jâbir ibn Abdullah + 2 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2172a

(Yanında mahremi bulunmaksızın) kadınların yanına girmekten sakınınız.» Bunun üzerine Ensar'dan birisi: "Ey Allah'ın Rasûlü! Ya kocanın erkek kardeşi hakkında ne dersiniz?" diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: «Kadının onunla yalnız kalması ölüm gibidir.» buyurdu

«(Yanında mahremi bulunmaksızın) kadınların yanına girmekten sakınınız.» Bunun üzerine Ensar'dan birisi: "Ey Allah'ın Rasûlü! Ya kocanın erkek kardeşi hakkında ne dersiniz?" diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: «Kadının onunla yalnız kalması ölüm gibidir.» buyurdu.

إِيَّاكُمْ وَالدُّخُولَ عَلَى النِّسَاءِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ رَجُلٌ مِنَ الأَنْصَارِ يَا رَسُولَ اللَّهِ أَفَرَأَيْتَ الْحَمْوَ قَالَ ‏"‏ الْحَمْوُ الْمَوْتُ ‏"

Râvi: Ukbe b. Âmir + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2172b

وَحَدَّثَنِي أَبُو الطَّاهِرِ، أَخْبَرَنَا عَبْدُ اللَّهِ بْنُ وَهْبٍ، عَنْ عَمْرِو بْنِ الْحَارِثِ، وَاللَّيْثِ، بْنِ سَعْدٍ وَحَيْوَةَ بْنِ شُرَيْحٍ وَغَيْرِهِمْ أَنَّ يَزِيدَ بْنَ أَبِي حَبِيبٍ، حَدَّثَهُمْ بِهَذَا…

+ 6 başka rivayet Yalnız Arapça

9. babباب بَيَانِ أَنَّهُ يُسْتَحَبُّ لِمَنْ رُئِيَ خَالِيًا بِامْرَأَةٍ وَكَانَتْ زَوْجَةً أَوْ مَحْرَمًا لَهُ

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2175a

«Şüphesiz şeytan Adem oğlunun içinde kanın aktığı yerden (damarın içinde) akar. Ben onun kalbinize bir şer bırakmasından korktum.» Yahut da «(Böyle) bir şey» buyurdu.

Safiyye binti Huyey –radıyallahu anhâ-’dan merfû olarak rivayet edildiğine göre Peygamber –sallallahu aleyhi ve sellem- itikafta idi. Akşam vakti yanına uğradım. Bir müddet konuştuktan sonra gitmek üzere ayağa kalktım. O da beni yolculamak üzere benimle birlikte kalktı. Safiye’nin yaşadığı yer…

الشَّيْطَانَ يَجْرِي مِنَ الإِنْسَانِ مَجْرَى الدَّمِ وَإِنِّي خَشِيتُ أَنْ يَقْذِفَ فِي قُلُوبِكُمَا شَرًّا ‏"‏ ‏.‏ أَوْ قَالَ ‏"‏ شَيْئًا ‏"

Râvi: Safiyya + 15 başka rivayet Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2175b

وَحَدَّثَنِيهِ عَبْدُ اللَّهِ بْنُ عَبْدِ الرَّحْمَنِ الدَّارِمِيُّ، أَخْبَرَنَا أَبُو الْيَمَانِ، أَخْبَرَنَا شُعَيْبٌ، عَنِ الزُّهْرِيِّ، أَخْبَرَنَا عَلِيُّ بْنُ حُسَيْنٍ، أَنَّ صَفِيَّةَ، زَوْجَ النَّبِيِّ صلى الله…

Râvi: Safiyya + 15 başka rivayet Yalnız Arapça

10. babباب مَنْ أَتَى مَجْلِسًا فَوَجَدَ فُرْجَةً فَجَلَسَ فِيهَا وَإِلاَّ وَرَاءَهُمْ ‏‏

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2176a

«Size şu üç kişinin durumunu haber vereyim mi? Onlardan biri, Allah’a sığındı, Allah da onu barındırdı. Diğeri (insanları rahatsız etmekten) utandı, Allah da ondan haya etti. Ötekine gelince o, (bu meclisten) yüz çevirdi, Allah da ondan yüz çevirdi.»

Ebû Vâkıd Hâris b. Avf -radıyallahu anh- şöyle dedi: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- mescidde oturmuş, sahâbîler de onun etrafını almışken karşıdan üç kişi çıkageldi. İkisi Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’e doğru yöneldi, diğeri gitti. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-’in…

أَلاَ أُخْبِرُكُمْ عَنِ النَّفَرِ الثَّلاَثَةِ أَمَّا أَحَدُهُمْ فَأَوَى إِلَى اللَّهِ فَآوَاهُ اللَّهُ وَأَمَّا الآخَرُ فَاسْتَحْيَا فَاسْتَحْيَا اللَّهُ مِنْهُ وَأَمَّا الآخَرُ فَأَعْرَضَ فَأَعْرَضَ اللَّهُ عَنْهُ ‏"

Râvi: حارث بن عوف الليثي + 6 başka rivayet Şerhli

11. babباب تَحْرِيمِ إِقَامَةِ الإِنْسَانِ مِنْ مَوْضِعِهِ الْمُبَاحِ الَّذِي سَبَقَ إِلَيْهِ ‏‏

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2177b

«Bir kimse, başka bir kimseyi oturduğu yerden kaldırıp sonra onun yerine kendisi oturmasın. Fakat açılarak halkayı genişletiniz.»

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhuma-’dan merfu olarak rivâyet edildiğine göre Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: «Bir kimse, başka bir kimseyi oturduğu yerden kaldırıp sonra onun yerine kendisi oturmasın. Fakat açılarak halkayı genişletiniz.»

لاَ يُقِيمُ الرَّجُلُ الرَّجُلَ مِنْ مَقْعَدِهِ ثُمَّ يَجْلِسُ فِيهِ وَلَكِنْ تَفَسَّحُوا وَتَوَسَّعُوا ‏"

Râvi: Abdullah b. Ömer + 9 başka rivayet Şerhli

12. babباب إِذَا قَامَ مِنْ مَجْلِسِهِ ثُمَّ عَادَ فَهُوَ أَحَقُّ بِهِ ‏‏

13. babباب مَنْعِ الْمُخَنَّثِ مِنَ الدُّخُولِ عَلَى النِّسَاءِ الأَجَانِبِ ‏‏

14. babباب جَوَازِ إِرْدَافِ الْمَرْأَةِ الأَجْنَبِيَّةِ إِذَا أَعْيَتْ فِي الطَّرِيقِ ‏‏

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2182a

وَاللَّهِ لَحَمْلُكِ النَّوَى عَلَى رَأْسِكِ أَشَدُّ مِنْ رُكُوبِكِ مَعَهُ ‏.‏ قَالَتْ حَتَّى أَرْسَلَ إِلَىَّ أَبُو بَكْرٍ بَعْدَ ذَلِكَ بِخَادِمٍ فَكَفَتْنِي سِيَاسَةَ الْفَرَسِ فَكَأَنَّمَا أَعْتَقَتْنِي

Râvi: Asmâ bint Abu Bakr + 2 başka rivayet Yalnız Arapça

15. babباب تَحْرِيمِ مُنَاجَاةِ الاِثْنَيْنِ دُونَ الثَّالِثِ بِغَيْرِ رِضَاهُ ‏‏

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2183b

وَحَدَّثَنَا أَبُو بَكْرِ بْنُ أَبِي شَيْبَةَ، حَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ بِشْرٍ، وَابْنُ، نُمَيْرٍ ح وَحَدَّثَنَا ابْنُ، نُمَيْرٍ حَدَّثَنَا أَبِي ح، وَحَدَّثَنَا مُحَمَّدُ بْنُ الْمُثَنَّى، وَعُبَيْدُ اللَّهِ بْنُ…

Râvi: Abdullah b. Ömer + 14 başka rivayet Yalnız Arapça

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) No. 2184a

Abdullah b. Mes'ud -radıyallahu anh-'dan merfû olarak rivayet olunan bir hadiste şöyle buyrulmuştur: "Üç kişi bir arada bulunduğunuz vakit, başka insanlara karışıncaya kadar,(içinizden) iki kişi, diğerini bırakıp fısıldaşmasın. Çünkü bu fısıldaşma, o kişiyi üzer.”

Üç kişi bir arada bulunduğunuz vakit, başka insanlara karışıncaya kadar,(içinizden) iki kişi, diğerini bırakıp fısıldaşmasın. Çünkü bu fısıldaşma, o kişiyi üzer."

إِذَا كُنْتُمْ ثَلاَثَةً فَلاَ يَتَنَاجَى اثْنَانِ دُونَ الآخَرِ حَتَّى تَخْتَلِطُوا بِالنَّاسِ مِنْ أَجْلِ أَنْ يُحْزِنَهُ ‏"

Râvi: Abdullah b. Mes'ûd + 3 başka rivayet Şerhli