(Yanında mahremi bulunmaksızın) kadınların yanına girmekten sakınınız.» Bunun üzerine Ensar'dan birisi: "Ey Allah'ın Rasûlü! Ya kocanın erkek kardeşi hakkında ne dersiniz?" diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: «Kadının onunla yalnız kalması ölüm gibidir.» buyurdu
باب تَحْرِيمِ الْخَلْوَةِ بِالأَجْنَبِيَّةِ وَالدُّخُولِ عَلَيْهَا
Sahih
Sahîh-i Müslim hadisi
Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Müslim 2172a
Ukbe b. Âmir -radıyallahu anh-'dan rivayet edildiğine göre şöyle demiştir: Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur:
«(Yanında mahremi bulunmaksızın) kadınların yanına girmekten sakınınız.» Bunun üzerine Ensar'dan birisi: "Ey Allah'ın Rasûlü! Ya kocanın erkek kardeşi hakkında ne dersiniz?" diye sordu. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem: «Kadının onunla yalnız kalması ölüm gibidir.» buyurdu.
Rivayet eden: Müslim (No. 2172a, 2172b), Buhârî (No. 5232), Tirmizî (No. 1171) ve Ahmed b. Hanbel (No. 16708, 16755).
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- mahrem olmayan kadınlarla bir araya bulunmak hususunda uyarmış ve şöyle buyurmuştur: (Mahreminiz olmayan) Kadınların yanına girmekten ve o kadınların da sizin yanınıza girmelerinden sakının.
Ensar'dan bir adam şöyle dedi: Peki, kocanın akrabaları hakkında ne dersin? Meselâ kocanın erkek kardeşi, kardeşinin oğlu, amcası, amcasının oğlu, kız kardeşinin oğlu ve benzeri kimseler… Yani kadın evli olmasaydı kendileriyle evlenmesi dinen caiz olan akrabalar hakkında hüküm nedir?
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurmuştur: "Onlardan, ölümden sakındığınız gibi sakının!” Çünkü kocanın baba ve oğulları dışındaki erkek akrabaları ile halvet(bir yerde yalnız kalmak), fitneye ve dinde helâke götürür. Kocanın, babaları ve oğulları dışındaki akrabaları, yabancı bir erkekten bile daha çok men edilmeye lâyıktır. Zira kocanın akrabasıyla halvet, yabancı biriyle halvete göre daha sık gerçekleşir; ondan şer beklenmesi daha muhtemeldir ve fitneye düşme imkânı daha fazladır. Bunun sebebi, kadına ulaşmasının ve onunla baş başa kalmasının genellikle yadırganmaması; buna engel olunmamasıdır. Ayrıca ondan bütünüyle kaçınmak da mümkün değildir; zira örf ve âdette bu konuda gevşek davranılır ve erkek, kardeşinin eşiyle baş başa kalabilir. Bu yönüyle o, çirkinliği ve doğurduğu fesat bakımından ölüme benzer. Yabancı bir erkek ise zaten kendisinden sakınılır.
Hadisten çıkan dersler
Mahrem olmayan kadınların yanına girmek ve onlarla bir arada yalnız kalmak yasaklanmıştır; bu yasak, zinaya götüren yolları kapatmak (sedd-i zerîa) içindir.
Bu hüküm, kocanın erkek kardeşi ve diğer akrabalarından olup kadına mahrem olmayan yabancı erkeklerin tamamı için geneldir. Ayrıca, söz konusu ziyaretin halveti gerektirir nitelikte olması şartının da göz önünde bulundurulması gerekir.
Genel olarak insanın harama yanlışa düşme ihtimali bulunan ortamlardan uzak durması; şerre düşme korkusuyla hareket etmesi gerekir.
Nevevî -rahimehullah- şöyle söylemiştir: Dil âlimleri, el-Ahmâ kelimesinin kadının kocasının akrabaları için kullanıldığı konusunda ittifak etmişlerdir. Buna; kocanın babası, amcası, erkek kardeşi, kardeşinin oğlu, amcasın oğlu ve benzeri kimseler dahildir. el-Ahtân ise erkeğin eşinin akrabalarıdır. el-Ashâr (hısımlar) kelimesi ise her iki grubu da kapsayacak şekilde kullanılır.
Kocanın kadına mahrem olmayan erkek akrabaları ölüme benzetilmiştir. İbn Hacer -rahimehullah- şöyle demiştir: Araplar, hoş karşılanmayan ve çok çirkin görülen bir şeyi ölüm ile nitelendirirler. Bu benzetmenin yönü şudur: Günah meydana gelirse dinin ölümü söz konusudur; halvet gerçekleşip günah işlenir ve (zina sabit olursa) recm cezası gerekirse, bu durumda halvette bulunanın ölümü gerçekleşir. Ayrıca, kadının kocası, kıskançlığının onu boşamaya sevk etmesi hâlinde, kadının aile düzeninin yıkılması ve helâke sürüklenmesi söz konusu olur.
Arapça açıklama
حَذَّرَ النبيُّ صلى الله عليه وسلم مِن الاختلاط بالنساء الأجنبيات، وقال: اتقوا أنفسَكم أنْ تدخلوا على النساء، والنساء أنْ يَدخلْنَ عليكم.
فقال رجل من الأنصار: أفرأيتَ أقارب الزوج؛ كأخِ الزوج وابن أخيه، وعمه وابن عمه، وابن أخته، ونحوهم ممن يَحِلُّ لها تزويجُه لو لم تكن مُتزوجة؟
فقال صلى الله عليه وسلم: احذروه كما تَحذَروا الموت! لأنَّ الخَلْوَة بالأَحْمَاء مُؤدِّيَة إلى الفتنة والهلاك في الدِّين، فأقارب الزَّوج غير آبائه وأبنائه أولى بالمنع من الأجنبي؛ لأن الخَلْوَة بقريب الزوج أكثر من الخلوة بغيره، والشر يُتَوَقّع منه أكثر من غيره، والفتنة به أَمْكَنُ؛ لِتَمَكُّنه من الوصول إلى المرأة والخلوة بها من غير نكير عليه، ولأنه لا بُدّ منه، ولا يمكن حَجْبُه عنها، حيث جرت العادة بالتساهل فيه فيخلو الرجل بامرأة أخيه؛ فهو يُشْبِه الموتَ في الاستقباح والمفسدة، بخلاف الرجل الأجنبي فإنه يُحْذَرُ منه.
النهيُ عن الدخول على الأجنبيات والخلوة بهن، سَدًّا لذريعة وقوع الفاحشة.
هذا عامٌّ في الأجانب من أخي الزوج وأقاربه، الذين ليسوا محارم للمرأة، ولا بد من اعتبار أن يكون الدخول مقتضيًا للخلوة.
الابتعاد عن مواطن الزَّلَل عامة، خشية الوقوع في الشر.
قال النووي: اتفق أهل العلم باللغة على أنَّ الأحْمَاءَ أقاربُ زوج المرأة كأبيه وعمه، وأخيه وابن أخيه، وابن عمه ونحوهم، وأن الأَخْتَانَ أقاربُ زوجة الرجل، وأنَّ الأصْهارَ تقعُ على النوعين.
شَبَّهَ (الحَمْوَ) بالموت، قال ابن حجر: والعرب تَصف الشيء المكروه بالموت، وجْهُ الشَّبَهِ أنه موتُ الدِّين إنْ وقعت المعصية، وموتُ المُختلي إن وقعت المعصية ووجب الرَّجْم، وهلاك المرأة بفراق زوجها إذا حَمَلَتْه الغَيْرَة على تَطلِيقِها.
وعن عقبة بن عامر رضي الله عنه أن رسول الله صلى الله عليه وسلم قال: "إياكم والدخول على النساء"، فقال رجل من الأنصار: أفرأيت الحمو؟ قال: "الحمو الموت" ((متفق عليه)). الحمو قريب الزوج كأخيه…