Yâsîn Suresi’nin 20. ayeti (36:20) Mekki bir surededir; 22. cüzde, Mushaf’ın 441. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 71 kârinin sesinden dinleyin.
Yâsîn Suresi 20. ayeti dinleyin
71 kâriden 77 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (77)
20. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Derken beldenin uzak bir yerinden bir adam; kavminin elçileri yalanlamasından, onları öldürmek ve eziyet etmekle tehdit etmesinden korkarak koşarak geldi ve şöyle dedi: "Ey Kavmim! Bu elçilerin getirdiklerine uyunuz."
20. “Derken” peygamberlerin çağrısını işitip o çağrıya iman eden, sonra da kavminin peygamberlere verdiği karşılığı öğrenince kavmine samimiyetle öğüt verme arzusuyla “şehrin uzak köşesinden bir adam koşarak geldi: Ey kavmim, elçilere tâbi olun, dedi” ve onlara elçilere uymalarını emretti. Bu hususta onlara nasihat ederek peygamberlerin ilâhî risalete mazhar olduklarına tanıklık etti.
Onlara bir iyilik geldiği zaman; “Bu bizim hakkımızdır” derler. Onlara bir kötülük dokunduğu zaman onu Mûsâ ve onun yanındakilerin uğursuzluğuna verirlerdi. Dikkat edin! Onların başına gelen uğursuzlukları sadece Allah katındandır. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.
Dediler ki: “Sen ve sana uyanlar bize uğursuzluk getirdiniz.” Dedi ki: Sizin uğursuzluğunuz Allah nezdindedir. Aslında siz imtihan edilmekte olan bir kavimsiniz.” dedi.
Her nerede olsanız olun, sapasağlam kaleler içinde bile olsanız ölüm gelip sizi bulur. Onların başına bir iyilik gelse: "Bu, Allah’tandır." derler. Onlara bir kötülük dokunsa "Bu, sendendir" derler. De ki: “Hepsi Allah’tandır.” Bu topluluğa ne oluyor ki; neredeyse hiç bir sözü anlamıyorlar.