İçeriğe geç

Nisâ Suresi 78. Ayet

سورة النساء، الآية ٧٨

4:78 5. cüz 9. hizb Mushaf’ta 90. sayfa Medeni sure

4:78 ayetinin metni

أَيْنَمَا تَكُونُوا۟ يُدْرِككُّمُ ٱلْمَوْتُ وَلَوْ كُنتُمْ فِى بُرُوجٍ مُّشَيَّدَةٍ وَإِن تُصِبْهُمْ حَسَنَةٌ يَقُولُوا۟ هَٰذِهِۦ مِنْ عِندِ ٱللَّهِ وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَقُولُوا۟ هَٰذِهِۦ مِنْ عِندِكَ قُلْ كُلٌّ مِّنْ عِندِ ٱللَّهِ فَمَالِ هَٰٓؤُلَآءِ ٱلْقَوْمِ لَا يَكَادُونَ يَفْقَهُونَ حَدِيثًا ۝٧٨

Okunuşu

aynamā takūnū yud'rikkumu l-mawtu walaw kuntum fī burūjin mushayyadatin wa-in tuṣib'hum ḥasanatun yaqūlū hādhihi min ʿindi l-lahi wa-in tuṣib'hum sayyi-atun yaqūlū hādhihi min ʿindika qul kullun min ʿindi l-lahi famāli hāulāi l-qawmi lā yakādūna yafqahūna ḥadīthan

Meal

Her nerede olsanız olun, sapasağlam kaleler içinde bile olsanız ölüm gelip sizi bulur. Onların başına bir iyilik gelse: "Bu, Allah’tandır." derler. Onlara bir kötülük dokunsa "Bu, sendendir" derler. De ki: “Hepsi Allah’tandır.” Bu topluluğa ne oluyor ki; neredeyse hiç bir sözü anlamıyorlar.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Nisâ Suresi’nin 78. ayeti (4:78) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 90. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Nisâ Suresi 78. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

78. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Nerede olursanız olun, isterseniz bir savaş alanından uzak dayanıklı kaleler içinde olun. Eğer ecel vaktiniz gelmişse ölüm sizi bulacaktır. O münafıklar onları sevindiren, pek çok çocuk ve rızık elde ederlerse şöyle derler: "İşte bunlar Allah’ın katındandır.” Eğer onların çocuk ve rızıklarında bir sıkıntı meydana gelirse, Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-‘in uğursuzluğunu iddia ederek şöyle derler: "Bu sıkıntı senin yüzünden gelmiştir.” Ey Peygamber! Onlara cevap olarak de ki: "Bütün bolluk da, sıkıntı da Allah’ın takdiri ve kaderiyledir.” Bu sözü söyleyen o kimselerin nesi var? Neredeyse onlara söylediğin sözü anlamıyorlar.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

78. Yüce Allah tedbirin takdire karşı bir fayda sağlamayacağını ve oturan kimsenin oturmasının kendisine gelebilecek hiçbir zararı önleyemeyeceğini haber vererek şöyle buyurmaktadır: “Nerede olursanız olun” hangi zaman ve mekânda bulunursanız bulunun “ölüm sizi bulacaktır. Yüksek kaleler içinde” oldukça sağlam saraylarda ve son derece yüksek meskenlerde “olsanız bile.” Bütün bunlar Allah yolunda cihada bir teşviktir. Bu meyanda kimi zaman cihadın fazilet ve mükâfatı zikredilerek teşvikte bulunulmakta, kimi zaman da cihadı terkin cezası belirtilerek korkutulmakta, kimi zaman da oturanlara … Devamını oku

Nisâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Nisâ suresinin 75-79. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 90. sayfası).

  • Allah’ın kelimesinin yücelmesi ve savunmasız insanlara yardım etmek için savaşıp, cihat etmek farz kılınmıştır. Korkaklık, ödleklik ve Allah’ın hükümlerine karşı çıkmak kınanmıştır.
  • Allah Teâlâ’dan korkan ve O'na itaat ederek amel yapan kimse için ahiret hayatı, dünya ve içinde bulunan bütün metalardan ve zevklerden daha hayırlıdır.
  • Hayır da, şer de Allah’ın takdiriyledir. Allah, kullarını günah ve itaatsizlik gibi bazı sebeplerden ötürü dünyada bazı sıkıntılarla imtihan eder.

78. ayetin diğer mealleri

Her nerede olsanız ölüm size yetişir, isterseniz sapasağlam kalelerde olun. Onlara bir iyilik dokunsa: "Bu, Allah’tandır" derler. Onlara bir kötülük dokunsa "Bu, sendendir" derler. De ki: Hepsi Allah’tandır. Bu topluluğa ne oluyor ki neredeyse hiç söz anlamıyorlar?

  Nerede olursanız olun ölüm size ulaşır; sarp ve sağlam kalelerde olsanız bile! Kendilerine bir iyilik dokunsa «Bu Allah'tan» derler; başlarına bir kötülük gelince de «Bu senden» derler. (Ey Muhammed!) Onlara de ki: "Hepsi de Allah'tandır". Bu kavme ne oluyor ki, hiç söz anlamıyorlar.

Her nerede olursanız olun ölüm size yetişir, son derece sağlam kaleler içinde de bulunsanız yine kurtulamazsınız. Onlara bir iyilik erişirse "Bu, Allahtandır" derler, bir kötülüğe uğrarlarsa, "Bu, senin yüzündendir." derler. Ey Muhammed! De ki: "Hepsi Allah'tandır." Bu topluma ne oluyor ki, hiç söz anlamaya yanaşmıyorlar?

78. ayet kelime kelime

  1. أَيْنَمَا aynamā nerede
  2. تَكُونُوا۟ takūnū olsanız ك و ن
  3. يُدْرِككُّمُ yud'rikkumu yine sizi bulur د ر ك
  4. ٱلْمَوْتُ l-mawtu ölüm م و ت
  5. وَلَوْ walaw ve eğer
  6. كُنتُمْ kuntum bulunsanız ك و ن
  7. فِى fī içinde
  8. بُرُوجٍ burūjin kaleler ب ر ج
  9. مُّشَيَّدَةٍ mushayyadatin sağlam ش ي د
  10. وَإِن wa-in ve eğer
  11. تُصِبْهُمْ tuṣib'hum onlara erişirse ص و ب
  12. حَسَنَةٌ ḥasanatun bir iyilik ح س ن
  13. يَقُولُوا۟ yaqūlū derler ق و ل
  14. هَٰذِهِۦ hādhihi bu
  15. مِنْ min tarafındandır
  16. عِندِ ʿindi ع ن د
  17. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  18. وَإِن wa-in eğer
  19. تُصِبْهُمْ tuṣib'hum onlara erişirse ص و ب
  20. سَيِّئَةٌ sayyi-atun bir kötülük س و أ
  21. يَقُولُوا۟ yaqūlū derler ق و ل
  22. هَٰذِهِۦ hādhihi bu
  23. مِنْ min senin yüzündendir
  24. عِندِكَ ʿindika ع ن د
  25. قُلْ qul de ki ق و ل
  26. كُلٌّ kullun hepsi ك ل ل
  27. مِّنْ min tarafındandır
  28. عِندِ ʿindi ع ن د
  29. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  30. فَمَالِ famāli ne oluyor ki
  31. هَٰٓؤُلَآءِ hāulāi bu
  32. ٱلْقَوْمِ l-qawmi topluma ق و م
  33. لَا lā yanaşmıyorlar
  34. يَكَادُونَ yakādūna ك و د
  35. يَفْقَهُونَ yafqahūna anlamaya ف ق ه
  36. حَدِيثًا ḥadīthan söz ح د ث

78. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Rahmân 55:26–27

    كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ …

    Onun üzerinde bulunan her şey yok olacaktır. …

  • Âl-i İmrân 3:185

    كُلُّ نَفْسٍ ذَآئِقَةُ ٱلْمَوْتِ وَإِنَّمَا تُوَفَّوْنَ أُجُورَكُمْ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ فَمَن زُحْزِحَ عَنِ ٱلنَّارِ وَأُدْخِلَ ٱلْجَنَّةَ فَقَدْ فَازَ وَمَا ٱلْحَيَوٰةُ ٱلدُّنْيَآ إِلَّا مَتَٰعُ ٱلْغُرُورِ

    Her canlı ölümü tadacaktır. Kıyamet günü yaptıklarınızın karşılığı size tastamam verilecektir. Kim Cehennem'den uzaklaştırılıp Cennet'e sokulursa, gerçekten kurtuluşa ermiştir. Dünya hayatı, aldatıcı metadan başka bir şey değildir.

  • Enbiyâ 21:34

    وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِّن قَبْلِكَ ٱلْخُلْدَ أَفَإِي۟ن مِّتَّ فَهُمُ ٱلْخَٰلِدُونَ

    Biz, senden önce de hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar ebedî mi kalacaklar?

  • Hac 22:45

    فَكَأَيِّن مِّن قَرْيَةٍ أَهْلَكْنَٰهَا وَهِىَ ظَالِمَةٌ فَهِىَ خَاوِيَةٌ عَلَىٰ عُرُوشِهَا وَبِئْرٍ مُّعَطَّلَةٍ وَقَصْرٍ مَّشِيدٍ

    (Ahalisi) zalim iken kendilerini helâk ettiğimiz bu yüzden çökmüş çatıları üzerine duvarları yıkılmış, kuyuları sahipsiz, yüksek köşkleri (ıssız) kalmış nice şehirler vardır.

  • A’râf 7:131

    فَإِذَا جَآءَتْهُمُ ٱلْحَسَنَةُ قَالُوا۟ لَنَا هَٰذِهِۦ وَإِن تُصِبْهُمْ سَيِّئَةٌ يَطَّيَّرُوا۟ بِمُوسَىٰ وَمَن مَّعَهُۥٓ أَلَآ إِنَّمَا طَٰٓئِرُهُمْ عِندَ ٱللَّهِ وَلَٰكِنَّ أَكْثَرَهُمْ لَا يَعْلَمُونَ

    Onlara bir iyilik geldiği zaman; “Bu bizim hakkımızdır” derler. Onlara bir kötülük dokunduğu zaman onu Mûsâ ve onun yanındakilerin uğursuzluğuna verirlerdi. Dikkat edin! Onların başına gelen uğursuzlukları sadece Allah katındandır. Fakat onların çoğu bilmiyorlar.

  • Hac 22:11

    وَمِنَ ٱلنَّاسِ مَن يَعْبُدُ ٱللَّهَ عَلَىٰ حَرْفٍ فَإِنْ أَصَابَهُۥ خَيْرٌ ٱطْمَأَنَّ بِهِۦ وَإِنْ أَصَابَتْهُ فِتْنَةٌ ٱنقَلَبَ عَلَىٰ وَجْهِهِۦ خَسِرَ ٱلدُّنْيَا وَٱلْـَٔاخِرَةَ ذَٰلِكَ هُوَ ٱلْخُسْرَانُ ٱلْمُبِينُ

    İnsanlardan öylesi de vardır ki, Allah’a kıyıdan kenardan kulluk eder. Eğer kendisine bir hayır dokunursa, gönlü onunla hoş olur. Şâyet başına bir kötülük gelirse, gerisin geri (küfre) dönüverir. O dünyayı da kaybetmiştir, ahireti de. İşte bu apaçık ziyanın ta kendisidir.

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ