İçeriğe geç

Mâide Suresi 6. Ayet

سورة المائدة، الآية ٦

5:6 6. cüz 11. hizb Mushaf’ta 108. sayfa Medeni sure

5:6 ayetinin metni

يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا قُمْتُمْ إِلَى ٱلصَّلَوٰةِ فَٱغْسِلُوا۟ وُجُوهَكُمْ وَأَيْدِيَكُمْ إِلَى ٱلْمَرَافِقِ وَٱمْسَحُوا۟ بِرُءُوسِكُمْ وَأَرْجُلَكُمْ إِلَى ٱلْكَعْبَيْنِ وَإِن كُنتُمْ جُنُبًا فَٱطَّهَّرُوا۟ وَإِن كُنتُم مَّرْضَىٰٓ أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوْ جَآءَ أَحَدٌ مِّنكُم مِّنَ ٱلْغَآئِطِ أَوْ لَٰمَسْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمْ تَجِدُوا۟ مَآءً فَتَيَمَّمُوا۟ صَعِيدًا طَيِّبًا فَٱمْسَحُوا۟ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُم مِّنْهُ مَا يُرِيدُ ٱللَّهُ لِيَجْعَلَ عَلَيْكُم مِّنْ حَرَجٍ وَلَٰكِن يُرِيدُ لِيُطَهِّرَكُمْ وَلِيُتِمَّ نِعْمَتَهُۥ عَلَيْكُمْ لَعَلَّكُمْ تَشْكُرُونَ ۝٦

Okunuşu

yāayyuhā alladhīna āmanū idhā qum'tum ilā l-ṣalati fa-igh'silū wujūhakum wa-aydiyakum ilā l-marāfiqi wa-im'saḥū biruūsikum wa-arjulakum ilā l-kaʿbayni wa-in kuntum junuban fa-iṭṭahharū wa-in kuntum marḍā aw ʿalā safarin aw jāa aḥadun minkum mina l-ghāiṭi aw lāmastumu l-nisāa falam tajidū māan fatayammamū ṣaʿīdan ṭayyiban fa-im'saḥū biwujūhikum wa-aydīkum min'hu mā yurīdu l-lahu liyajʿala ʿalaykum min ḥarajin walākin yurīdu liyuṭahhirakum waliyutimma niʿ'matahu ʿalaykum laʿallakum tashkurūna

Meal

Ey İman edenler! Namaza kalktığınız zaman yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başınızı mesh edip, topuklara kadar ayaklarınızı yıkayınız. Eğer cünüp iseniz (gusül alarak) temizlenin, hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz tuvaletten gelmişseniz yahut kadınlarınızla münasebette bulunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin. Allah, size zorluk çıkarmak istemez. Allah sizi arındırmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Mâide Suresi’nin 6. ayeti (5:6) Medeni bir surededir; 6. cüzde, Mushaf’ın 108. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Mâide Suresi 6. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

6. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey İman edenler! Namaz kılmak istediğinizde abdestiniz yoksa abdest alınız. Abdest alırken yüzlerinizi ve ellerinizi dirseklere kadar yıkamanız, başlarınıza mesh etmeniz ve ayaklarınızı aşık kemikleriyle beraber ayak bileğine kadar yıkamanız gerekir. Eğer gusül almanız gereken bir durum varsa gusül alınız. Eğer hastaysanız ve gusülden dolayı hastalığınızın artacağından, hastalığın iyileşmesinin gecikmesinden korkuyorsanız, sağlıklı olduğunuz halde yolcuysanız, tuvalet ihtiyacını giderme sebebiyle abdestiniz bozulduysa veya eşleriniz ile cinsel ilişkiye girmeniz sebebiyle gusül almanız gerekiyorsa (bütün bu hallerde) abdest için su arayıp bulamazsanız yeryüzündeki toprağa yönelin. Ellerinizle toprağa vurduktan sonra yüzlerinize ve ellerinize sürünüz. Allah hükümlerinin yerine getirilmesinde sizlere darlık ve zorluk vermek istememiştir. Size zarar vereceğinden dolayı suyu kullanmanızı zorunlu kılıp darlık ve zorluk vermez. Bir hastalıktan dolayı suyun kullanılması imkansız olduğunda veya bulunmadığında onun yerine zarar görmeyesiniz diye sizin üzerinize nimetini tamamlamak için toprakla (teyemmüm yapmayı) meşru kıldı. Umulur ki Allah'ın size olan nimetine şükreder ve onu inkâr etmezsiniz.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

6. Bu, oldukça önemli bir âyet-i kerimedir ve pek çok hükmü kapsamaktadır. Biz Allah’ın kolaylaştıracağı kadarıyla bu hükümlere yer vereceğiz: 1. Bu sözü edilen hükümlere sarılmak ve gereğince amel etmek imanın gereklerindendir ve bunlar olmaksızın iman tamamlanmaz. Çünkü Allah azze ve celle bu âyetin başında: “Ey iman edenler...” diyerek hitap etmektedir. Yani ey iman edenler, sizin için teşrî’ kıldığımız hükümlerle imanınızın gereği olarak amel edin. 2. Yüce Allah’ın: “Namaza kalkacağınız zaman” buyruğu ile namazı eda etme emri verilmektedir. 3. Yine “Namaza kalkacağınız zaman” buyruğu ile … Devamını oku

Mâide Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Mâide suresinin 6-9. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 108. sayfası).

  • Temizlikte asıl olan küçük hadesten temizlenmek için abdest alırken ve büyük hadesten temizlenmek için gusül alırken suyun kullanılmasıdır.
  • Su bulunmaması veya kullanılmasını engelleyen bir hastalıktan veya aşırı soğuktan dolayı kullanılmasının imkânsızlaşması durumunda (küçük ve büyük) hadesin hükmünü kaldırmak için (toprakla) teyemmüm yapmak meşrudur.
  • Muhaliflere yapılan muamelede dahi adaletli olmak, zulüm ve adaletsizlikten uzak durmak emredilmiştir.

6. ayetin diğer mealleri

Ey İman edenler! Namaza kalktığınız zaman, yüzlerinizi, dirseklere kadar ellerinizi, başınızı mesh edip topuklara kadar ayaklarınızı yıkayınız. Eğer cünüp iseniz (gusül alarak) temizlenin, hasta veya yolculukta iseniz veya biriniz tuvaletten gelmişseniz, yahut kadınlarınızla münasebette bulunmuş da su bulamamışsanız temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzlerinizi ve ellerinizi onunla meshedin. Allah, size zorluk çıkarmak istemez. Allah sizi arındırmak ve üzerinizdeki nimetini tamamlamak ister. Umulur ki şükredersiniz.

Ey îman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin. İki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp oldunuz ise, boy abdesti alın. Hasta, yahut yolculuk halinde bulunursanız, yahut biriniz tuvaletten gelirse, yahut da kadınlara dokunmuşsanız (cinsi birleşme yapmışsanız) ve bu hallerde su bulamamışsanız temiz toprakla teyemmüm edin de yüzünüzü ve (dirseklere kadar) ellerinizi onunla meshedin. Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez; fakat sizi tertemiz kılmak ve size (ihsan ettiği) nimetini tamamlamak ister; umulur ki şükredersiniz.

Ey iman edenler! Namaz kılmaya kalktığınız zaman, yüzlerinizi ve dirseklere kadar ellerinizi yıkayın. Başlarınızı meshedin, iki topuğa kadar da ayaklarınızı yıkayın. Eğer cünüp iseniz temizlenin. Hasta iseniz, yahut yolculukta iseniz, yahut biriniz abdest bozmaktan gelmişse yahut kadınlara dokunmuşsanız, su da bulamamışsanız, temiz bir toprağa teyemmüm edin. Bunun için de yüzlerinizi ve ellerinizi o toprakla meshedin. Allah size bir güçlük çıkarmak istemiyor, fakat sizi temizlemek ve şükredesiniz diye de üzerinizdeki nimetini tamamlamak istiyor.

6. ayet kelime kelime

  1. يَٰٓأَيُّهَا yāayyuhā Ey
  2. ٱلَّذِينَ alladhīna kimseler
  3. ءَامَنُوٓا۟ āmanū inanan(lar)
  4. إِذَا idhā zaman
  5. قُمْتُمْ qum'tum dur(mak iste)diğiniz
  6. إِلَى ilā namaza
  7. ٱلصَّلَوٰةِ l-ṣalati
  8. فَٱغْسِلُوا۟ fa-igh'silū yıkayın
  9. وُجُوهَكُمْ wujūhakum yüzlerinizi
  10. وَأَيْدِيَكُمْ wa-aydiyakum ve ellerinizi
  11. إِلَى ilā kadar
  12. ٱلْمَرَافِقِ l-marāfiqi dirseklere
  13. وَٱمْسَحُوا۟ wa-im'saḥū ve meshedin
  14. بِرُءُوسِكُمْ biruūsikum başlarınızı
  15. وَأَرْجُلَكُمْ wa-arjulakum ve ayaklarınızı
  16. إِلَى ilā kadar
  17. ٱلْكَعْبَيْنِ l-kaʿbayni topuklara
  18. وَإِن wa-in ve eğer
  19. كُنتُمْ kuntum iseniz
  20. جُنُبًا junuban cünüp
  21. فَٱطَّهَّرُوا۟ fa-iṭṭahharū tam temizlenin
  22. وَإِن wa-in eğer
  23. كُنتُم kuntum iseniz
  24. مَّرْضَىٰٓ marḍā hasta
  25. أَوْ aw yahut
  26. عَلَىٰ ʿalā üzerinde
  27. سَفَرٍ safarin seyahat
  28. أَوْ aw yahut
  29. جَآءَ jāa gelmişse
  30. أَحَدٌ aḥadun biriniz
  31. مِّنكُم minkum sizden
  32. مِّنَ mina tuvaletten
  33. ٱلْغَآئِطِ l-ghāiṭi
  34. أَوْ aw ya da
  35. لَٰمَسْتُمُ lāmastumu dokunmuşsa
  36. ٱلنِّسَآءَ l-nisāa kadınlara
  37. فَلَمْ falam ve
  38. تَجِدُوا۟ tajidū bulamamışsanız
  39. مَآءً māan su
  40. فَتَيَمَّمُوا۟ fatayammamū teyemmüm edin
  41. صَعِيدًا ṣaʿīdan toprağa
  42. طَيِّبًا ṭayyiban temiz
  43. فَٱمْسَحُوا۟ fa-im'saḥū ve sürün
  44. بِوُجُوهِكُمْ biwujūhikum yüzlerinize
  45. وَأَيْدِيكُم wa-aydīkum ve ellerinize
  46. مِّنْهُ min'hu ondan
  47. مَا mā istemiyor
  48. يُرِيدُ yurīdu
  49. ٱللَّهُ l-lahu Allah
  50. لِيَجْعَلَ liyajʿala çıkarmak
  51. عَلَيْكُم ʿalaykum size
  52. مِّنْ min hiçbir
  53. حَرَجٍ ḥarajin güçlük
  54. وَلَٰكِن walākin fakat
  55. يُرِيدُ yurīdu istiyor
  56. لِيُطَهِّرَكُمْ liyuṭahhirakum sizi temizlemek
  57. وَلِيُتِمَّ waliyutimma ve tamamlamak
  58. نِعْمَتَهُۥ niʿ'matahu ni'metini
  59. عَلَيْكُمْ ʿalaykum size olan
  60. لَعَلَّكُمْ laʿallakum umulur ki
  61. تَشْكُرُونَ tashkurūna şükredersiniz

Bu ayetin geçtiği hadisler

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 206

Onları bırak ben onları taharet üzerine giydim

Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile birlikte bir yolculukta iken onun mestlerini çıkarmak için eğildiğimde şöyle dedi:«Onları bırak ben onları taharet üzerine giydim.» Sonra onların üzerine mesh etti.

دَعْهُمَا، فَإِنِّي أَدْخَلْتُهُمَا طَاهِرَتَيْنِ ‏"‏‏.‏ فَمَسَحَ عَلَيْهِمَا‏.‏

Râvi: Muğîre b . Şu'be + 7 başka rivayet Şerhli

Diğer hadisler (9)

6. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Nisâ 4:2

    وَءَاتُوا۟ ٱلْيَتَٰمَىٰٓ أَمْوَٰلَهُمْ وَلَا تَتَبَدَّلُوا۟ ٱلْخَبِيثَ بِٱلطَّيِّبِ وَلَا تَأْكُلُوٓا۟ أَمْوَٰلَهُمْ إِلَىٰٓ أَمْوَٰلِكُمْ إِنَّهُۥ كَانَ حُوبًا كَبِيرًا

    Yetimlere mallarını verin. Temizi pis olanla (helâli haramla) değişmeyin. Onların mallarını kendi mallarınıza katıp yemeyin. Çünkü bu, büyük bir günahtır.

  • Bakara 2:158

    إِنَّ ٱلصَّفَا وَٱلْمَرْوَةَ مِن شَعَآئِرِ ٱللَّهِ فَمَنْ حَجَّ ٱلْبَيْتَ أَوِ ٱعْتَمَرَ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِ أَن يَطَّوَّفَ بِهِمَا وَمَن تَطَوَّعَ خَيْرًا فَإِنَّ ٱللَّهَ شَاكِرٌ عَلِيمٌ

    Şüphesiz Safâ ve Merve Allah'ın nişanelerindendir. Her kim Kâbe’de hac veya umre yaparsa, o ikisini tavaf etmesinde de bir sakınca yoktur. Kim gönülden bir iyilik yaparsa, muhakkak ki Allah şükrün karşılığını veren ve her şeyi bilendir.

  • İnsân 76:21

    عَٰلِيَهُمْ ثِيَابُ سُندُسٍ خُضْرٌ وَإِسْتَبْرَقٌ وَحُلُّوٓا۟ أَسَاوِرَ مِن فِضَّةٍ وَسَقَىٰهُمْ رَبُّهُمْ شَرَابًا طَهُورًا

    Üzerlerinde yeşil ipekli ve parlak atlastan elbiseler vardır. Gümüş bilezikler takınmışlardır. Rableri onlara tertemiz bir içecek içirmiştir.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nisâ 4:43

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا تَقْرَبُوا۟ ٱلصَّلَوٰةَ وَأَنتُمْ سُكَٰرَىٰ حَتَّىٰ تَعْلَمُوا۟ مَا تَقُولُونَ وَلَا جُنُبًا إِلَّا عَابِرِى سَبِيلٍ حَتَّىٰ تَغْتَسِلُوا۟ وَإِن كُنتُم مَّرْضَىٰٓ أَوْ عَلَىٰ سَفَرٍ أَوْ جَآءَ أَحَدٌ مِّنكُم مِّنَ ٱلْغَآئِطِ أَوْ لَٰمَسْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَلَمْ تَجِدُوا۟ مَآءً فَتَيَمَّمُوا۟ صَعِيدًا طَيِّبًا فَٱمْسَحُوا۟ بِوُجُوهِكُمْ وَأَيْدِيكُمْ إِنَّ ٱللَّهَ كَانَ عَفُوًّا غَفُورًا

    Ey iman edenler! Sarhoş iken ne dediğinizi bilinceye dek namaza yaklaşmayın. Cünüp iken de içinden geçici olmanız dışında gusledinceye kadar namaza (ve camiye) yaklaşmayın. Eğer hasta veya yolculukta iseniz veya tuvaletten gelmişseniz yahut kadınlarınızla münasebette bulunmuş da su bulamamışsanız, temiz bir toprakla teyemmüm edin, yüzlerinize ve ellerinize hafifçe sürün (mesh edin). Şüphesiz Allah affeden ve bağışlayandır.

  • Enfâl 8:15

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمُ ٱلَّذِينَ كَفَرُوا۟ زَحْفًا فَلَا تُوَلُّوهُمُ ٱلْأَدْبَارَ

    Ey iman edenler, (savaş için) toplu bir halde kâfirlerle karşılaştığınız zaman, onlara arkanızı dönüp kaçmayın.

  • Enfâl 8:45

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوٓا۟ إِذَا لَقِيتُمْ فِئَةً فَٱثْبُتُوا۟ وَٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ كَثِيرًا لَّعَلَّكُمْ تُفْلِحُونَ

    Ey iman edenler! (Savaş için) bir toplulukla karşılaştığınız zaman sebat edin ve Allah’ı çok zikredin ki kurtuluşa eresiniz.

  • Ahzâb 33:41

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱذْكُرُوا۟ ٱللَّهَ ذِكْرًا كَثِيرًا

    Ey iman edenler! Allah’ı çok çok zikredin.

  • Tevbe 9:119

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَكُونُوا۟ مَعَ ٱلصَّٰدِقِينَ

    Ey iman edenler! Allah’a karşı gelmekten sakının ve sâdıklarla beraber olun.

  • Ahzâb 33:70

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ ٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ وَقُولُوا۟ قَوْلًا سَدِيدًا

    Ey iman edenler! Allah’tan sakının ve doğru söz söyleyin.

Mâide Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

10 Ekim 2026 Cumartesi 29 ربيع الآخر 1448 هـ