İçeriğe geç

Tevbe Suresi 60. Ayet

سورة التوبة، الآية ٦٠

9:60 10. cüz 20. hizb Mushaf’ta 196. sayfa Medeni sure

9:60 ayetinin metni

إِنَّمَا ٱلصَّدَقَٰتُ لِلْفُقَرَآءِ وَٱلْمَسَٰكِينِ وَٱلْعَٰمِلِينَ عَلَيْهَا وَٱلْمُؤَلَّفَةِ قُلُوبُهُمْ وَفِى ٱلرِّقَابِ وَٱلْغَٰرِمِينَ وَفِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَٱبْنِ ٱلسَّبِيلِ فَرِيضَةً مِّنَ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ ۝٦٠

Okunuşu

innamā l-ṣadaqātu lil'fuqarāi wal-masākīni wal-ʿāmilīna ʿalayhā wal-mu-alafati qulūbuhum wafī l-riqābi wal-ghārimīna wafī sabīli l-lahi wa-ib'ni l-sabīli farīḍatan mina l-lahi wal-lahu ʿalīmun ḥakīmun

Meal

Sadakalar/zekâtlar, Allah’tan bir farz olarak fakirler, miskinler, onu toplayan memurlar, kalpleri (İslam’a) ısındırılanlar, köleler, borçlular, Allah yolunda (cihad edenler) ve yolda kalanlar içindir. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tevbe Suresi’nin 60. ayeti (9:60) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 196. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Tevbe Suresi 60. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

60. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Farz olan zekâtlar; ancak görev yahut meslekleri sebebiyle mal sahibi olan fakat kendilerine yetmeyen ve bu durumları hususunda da kendilerine dikkat edilmeyen fakirler, hiçbir şeye sahip olmayan ve durumları yahut sözleri sebebiyle halleri diğer insanlara gizli olmayan miskinler, devlet idarecisinin zekât mallarını toplaması için görevlendirdiği kimseler, Müslüman olmaları için kendilerine zekât malından verilen kâfirler yahut imanlarının kuvvetlenmesi için imanı zayıf olan kimseler veya kötülüklerinin savuşturulması için verilen kimseler içindir. Özgürlüklerini kazanmaları için kölelere, israf ve masiyet olmaksızın borçlarını ödeyecek bir şey bulamayan kimselere, Allah yolunda cihat eden mücahitlerin hazırlanması ve nafakası biten ve bundan dolayı yolda kalmış kimselere verilir. Zekât mallarının sadece bu kimseler ile sınırlı olması Allah Teâlâ'dan bir farzdır. Yüce Allah, kullarının yararına olan şeyleri hakkıyla bilen, idare etmesinde ve dininde hikmetli olandır.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

60. “Sadakalar” yani zekâtlar, çünkü müstehab olan sadakanın belli kimselere tahsis edilmesi söz konusu değildir, herkese verilebilir “ancak” sözü edilen şu kimselere verilir, onlardan başkasına verilmez. Çünkü Yüce Allah, zekâtların sadece burada sözü edilen sekiz ayrı kesime verilebileceğini belirtmiştir ki bunlar şunlardır: 1, 2- Fakirler ve yoksullar (miskinler): Burada fakir ve miskin birbirinden farklı iki ayrı kesimdir. Fakir; miskinden daha ileri derecede ihtiyaç sahibidir. Çünkü Yüce Allah, öncelikle fakirleri söz konusu etmektedir. Böyle bir durumda ise ancak daha önemli olan başa … Devamını oku

Tevbe Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tevbe suresinin 55-61. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 196. sayfası).

  • Mallar ve evlatlar dünyada azap edilmeye sebebiyet verebildiği gibi, ahirette de azap edilmeye sebebiyet verebilir. Bundan dolayı kulun, malları ve evlatları ile olan muamelesinin Allah'ı razı edecek şekilde olması gerekir. Böylece bu ikisi ile kurtuluş gerçekleşecektir.
  • Zekât mallarının dağılımı, zekât verilen kimselerin ihtiyaçlarına ve zekât mallarının çokluğuna göre idarecinin içtihadı ile gerçekleştirilir.
  • Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem-'e, peygamberliği ile alakalı hususlarda eziyette bulunmak küfürdür ve bunu yapan kimsenin çok şiddetli bir şekilde cezalandırılmasını gerektirir.
  • Kulun, şerde değil hayırda bir kulak olması gerekir. Bununla iyiliklere ve hayırlara kulak vermeli, kötülük ve bozgunculuktan tiksinerek bunları işitmekten kendisini alıkoymalıdır.

60. ayetin diğer mealleri

Sadakalar/zekatlar, Allah’tan bir farz olarak fakirler, miskinler, onu toplayan memurlar, kalpleri (İslam’a) ısındırılanlar, köleler, borçlular, Allah yolunda (cihad edenler) ve yolda kalanlar içindir. Allah Alim'dir, Hakim'dir.

    Sadakalar (zekâtlar) Allah’tan bir farz olarak ancak, yoksullara, düşkünlere, (zekât toplayan) memurlara, gönülleri (İslâm'a) ısındırılacak olanlara, (hürriyetlerini satın almaya çalışan) kölelere, borçlulara, Allah yolunda çalışıp cihad edenlere, yolcuya mahsustur. Allah pek iyi bilendir, hikmet sahibidir.

Sadakalar ancak şunlar içindir: Fakirler, yoksullar, o işte çalışan görevliler, müellefe-i kulûb (kalbleri İslâm'a ısındırılacaklar), köleler, borçlular, Allah yolundakiler, yolda kalmışlar. Allah tarafından böyle farz kılındı. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

60. ayet kelime kelime

  1. إِنَّمَا innamā şüphesiz ancak
  2. ٱلصَّدَقَٰتُ l-ṣadaqātu sadakalar (zekatlar)
  3. لِلْفُقَرَآءِ lil'fuqarāi fakirlere mahsustur
  4. وَٱلْمَسَٰكِينِ wal-masākīni ve düşkünlere
  5. وَٱلْعَٰمِلِينَ wal-ʿāmilīna ve çalışan memurlara
  6. عَلَيْهَا ʿalayhā onlar üzerinde
  7. وَٱلْمُؤَلَّفَةِ wal-mu-alafati ve ısındırılacak olanlara
  8. قُلُوبُهُمْ qulūbuhum kalbleri
  9. وَفِى wafī ve kölelere
  10. ٱلرِّقَابِ l-riqābi
  11. وَٱلْغَٰرِمِينَ wal-ghārimīna ve borçlulara
  12. وَفِى wafī ve yoluna
  13. سَبِيلِ sabīli
  14. ٱللَّهِ l-lahi Allah
  15. وَٱبْنِ wa-ib'ni ve oğluna (yolcuya)
  16. ٱلسَّبِيلِ l-sabīli yol (yolcuya)
  17. فَرِيضَةً farīḍatan bir farz olarak
  18. مِّنَ mina Allahtan
  19. ٱللَّهِ l-lahi
  20. وَٱللَّهُ wal-lahu ve Allah
  21. عَلِيمٌ ʿalīmun bilendir
  22. حَكِيمٌ ḥakīmun hüküm ve hikmet sahibidir

Bu ayetin geçtiği hadisler

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Müslim 11a

Sözünde durursa kurtuluşa ermiştir.» diye buyurdu

Necid ahalisinden bir adam geldi. Saçları karışıktı. Kulağımıza sesinin mırıltısı geliyordu, ancak ne dediğini anlayamıyorduk. Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e iyice yaklaşınca gördük ki, İslam'dan soruyormuş. Bunun akabinde Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-: «Gece ve gündüzde beş…

خَمْسُ صَلَوَاتٍ فِي الْيَوْمِ وَاللَّيْلَةِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ هَلْ عَلَىَّ غَيْرُهُنَّ قَالَ ‏"‏ لاَ ‏.‏ إِلاَّ أَنْ تَطَّوَّعَ وَصِيَامُ شَهْرِ رَمَضَانَ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ هَلْ عَلَىَّ غَيْرُهُ فَقَالَ ‏"‏ لاَ ‏.‏ إِلاَّ…

Râvi: Talha b. Ubeydullah + 9 başka rivayet Şerhli

Diğer hadisler (12)

60. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Sâffât 37:39

    وَمَا تُجْزَوْنَ إِلَّا مَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    Siz ancak işlediklerinizin karşılığı ile cezalandırılırsınız.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nisâ 4:12

    وَلَكُمْ نِصْفُ مَا تَرَكَ أَزْوَٰجُكُمْ إِن لَّمْ يَكُن لَّهُنَّ وَلَدٌ فَإِن كَانَ لَهُنَّ وَلَدٌ فَلَكُمُ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْنَ مِنۢ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصِينَ بِهَآ أَوْ دَيْنٍ وَلَهُنَّ ٱلرُّبُعُ مِمَّا تَرَكْتُمْ إِن لَّمْ يَكُن لَّكُمْ وَلَدٌ فَإِن كَانَ لَكُمْ وَلَدٌ فَلَهُنَّ ٱلثُّمُنُ مِمَّا تَرَكْتُم مِّنۢ بَعْدِ وَصِيَّةٍ تُوصُونَ بِهَآ أَوْ دَيْنٍ وَإِن كَانَ رَجُلٌ يُورَثُ كَلَٰلَةً أَوِ ٱمْرَأَةٌ وَلَهُۥٓ أَخٌ أَوْ أُخْتٌ فَلِكُلِّ وَٰحِدٍ مِّنْهُمَا ٱلسُّدُسُ فَإِن كَانُوٓا۟ أَكْثَرَ مِن ذَٰلِكَ فَهُمْ شُرَكَآءُ فِى ٱلثُّلُثِ مِنۢ بَعْدِ وَصِيَّةٍ يُوصَىٰ بِهَآ أَوْ دَيْنٍ غَيْرَ مُضَآرٍّ وَصِيَّةً مِّنَ ٱللَّهِ وَٱللَّهُ عَلِيمٌ حَلِيمٌ

    Eğer çocukları yoksa, hanımlarınızın geriye bıraktıklarının yarısı sizindir. Eğer çocukları varsa, bıraktıklarının dörtte biri sizindir. (Bu paylaştırma, ölen hanımlarınızın) yaptıkları vasiyetlerin yerine getirilmesi, yahut borçlarının ödenmesinden sonradır. Eğer sizin çocuğunuz yoksa, bıraktığınızın dörtte biri onlarındır. Eğer çocuğunuz varsa, bıraktığınızın sekizde biri onlarındır. (Yine bu paylaştırma) yaptığınız vasiyetin yerine getirilmesinden yahut borçlarınızın ödenmesinden sonradır. Eğer kendisine varis olunan bir erkek veya bir kadının evladı ve babası olmaz ve bir erkek veya bir kız kardeşi bulunursa, ona altıda bir düşer. Eğer (kardeşler) birden fazla olurlarsa, üçte birde ortaktırlar. (Bu paylaştırma varislere) zarar vermeksizin yapılan vasiyetin yerine getirilmesinden, yahut borcun ödenmesinden sonra yapılır. (Bütün bunlar) Allah’ın emridir. Allah, hakkıyla bilendir, Halîm'dir. (Hemen cezalandırmaz, mühlet verir.)

Tevbe Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ