Allah’a ve ahiret gününe iman edenler mallarıyla ve canlarıyla cihad etmek istedikleri için senden izin istemezler. Allah, muttakileri çok iyi bilendir.
Tevbe Suresi’nin 44. ayeti (9:44) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 194. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 44. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
44. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Resul!- Allah'ın yolunda malları ve canları ile cihattan geri kalmak için senden izin istemeleri sadık bir iman ile Allah'a ve kıyamet gününe iman edenlerin yapacakları bir şey değildir. Bilakis onlar; Müminler ne zaman seferberlik ilan ederlerse onlar da onlarla beraber sefer ederler. Malları ve canları ile cihat ederler. Allah, onları seninle beraber cihada çıkmaktan alıkoyan (Gerçek) mazeretleri dışında senden izin istemeyen takva sahibi kullarını hakkıyla bilendir.
44. Daha sonra Yüce Allah, Allah’a ve âhiret gününe iman eden kimselerin mallarıyla ve canlarıyla cihadı terk etmek amacıyla izin istemeyeceklerini haber vermektedir. Çünkü onların hayır arzuları ve imanları, mazeretsiz olarak cihadı terk etmek için izin istemeleri şöyle dursun, teşvik edici herhangi bir sebep bulunmaksızın dahi onları cihada sevkeder. “Allah takvâ sahiplerini çok iyi bilendir.” Bu yüzden takvâlı davranışları dolayısı ile onları mükâfatlandıracaktır. Yüce Allah takvâ sahiplerini bildiğinden dolayıdır ki takvâlıların alâmetlerinden birisinin de cihadı terk etmek hususunda izin istememeleri olduğunu bildirmiştir.
Her ihtiyaç hissedildiğinde can ve mal ile cihat etmenin farz olduğu beyan edilmiştir.
Yalan yere yemin etmek helak edilmeyi gerektirir.
Acele etmekten sakınmanın gerekliliği. Tahkik etmenin ve temkinli davranmanın gerekliliği ile işlerin zahirine aldanmanın terk edilmesi ve gözden geçirmede ve beklemede mübalağa etmenin gerekliliği beyan edilmiştir.
Allah Teâlâ'nın, münafıkları Müminler ile birlikte sefere çıkmaktan alıkoyması Yüce Allah'ın Müminlere olan yardımındandır. Müminlerin arasına kendilerine fayda vermeyecek, aksine zarar verecek olan kimseleri koymaması; Allah'ın Müminlere olan lütfundan ve rahmetindendir.
44. ayetin diğer mealleri
Allah’a ve ahiret gününe iman edenler mallarıyla ve canlarıyla cihad etmek istedikleri için senden izin istemezler. Allah, muttakileri çok iyi bilendir.
Allah’a ve ahiret gününe iman edenler, mallarıyla canlarıyla savaşmaktan (geri kalmak için) senden izin istemezler. Allah takvâ sahiplerini pek iyi bilir.
Allah'a ve ahiret gününe inananlar, mallarıyla ve canlarıyla cihad etmeyi görev bildiklerinden (zaten geri kalmak için) senden izin istemezler. Allah o muttakilerin kimler olduğunu bilir.
44. ayet kelime kelime
لَاlāsenden izin istemezler
يَسْتَـْٔذِنُكَyastadhinuka
ٱلَّذِينَalladhīnakimseler
يُؤْمِنُونَyu'minūnainanan(lar)
بِٱللَّهِbil-lahiAllah'a
وَٱلْيَوْمِwal-yawmive gününe
ٱلْـَٔاخِرِl-ākhiriahiret
أَنancihadetmek için
يُجَٰهِدُوا۟yujāhidū
بِأَمْوَٰلِهِمْbi-amwālihimmallariyle
وَأَنفُسِهِمْwa-anfusihimve canlariyle
وَٱللَّهُwal-lahuve Allah
عَلِيمٌۢʿalīmunbilir
بِٱلْمُتَّقِينَbil-mutaqīnakorunanları
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Onlar, Allah’a ve ahiret gününe iman ederler. İyiliği emreder, kötülükten men eder, hayır işlerinde birbirleriyle yarışırlar. İşte onlar salihlerdendir.
Allah Rasûlü'nün ardından onun aksine (Tebük Savaşı'ndan) geri kalanlar, oturup kalmalarına sevindiler. Allah yolunda mallarıyla canlarıyla cihat hoşlarına gitmedi de sıcakta savaşa çıkmayın, dediler. De ki: "Cehennem ateşi daha sıcaktır." Keşke anlayabilselerdi.
Allah’a ve ahiret gününe iman eden hiçbir topluluğun babaları, oğulları, kardeşleri yahut akrabaları olsalar bile, Allah’a ve Peygamberine düşman olan kimselere sevgi beslediğini göremezsin. İşte Allah, onların kalplerine imanı yazmış ve onları kendi katından bir ruh ile desteklemiştir. Onları, içlerinden ırmaklar akan ve içlerinde ebedî kalacakları Cennetlere sokacaktır. Allah onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte onlar, Allah’ın tarafında olanlardır. İyi bilin ki, Allah’ın tarafında olanlar kurtuluşa erenlerin ta kendileridir.