Tevbe Suresi’nin 43. ayeti (9:43) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 194. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 43. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
43. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
-Ey Peygamber!- Allah seni affetsin! Seferden geri kalanlara izin vermek hususundaki içtihadında Allah seni affetti. Neden onlara izin verdin? (Acele etmeseydin) Öne sürdükleri mazeretlerinde doğru olanlar ile yalan söyleyenleri ortaya çıkarmasını bekleseydin de onlardan sadece doğru söyleyenlere izin verseydin.
43. Yüce Allah Rasûlüne hitaben şöyle buyurmaktadır: “Allah seni affetsin!” yani Allah yaptığını bağışlasın ve seni müsamaha ile karşılasın. Cihaddan geri kalma hususunda “doğru söyleyenler sana belli oluncaya ve sen yalancıları bilinceye kadar (beklemeyip) niçin onlara izin verdin?” Onları kimin doğru, kimin yalancı olduğunu ayırt etmek için sınamadan niye onlara izin verdin? Bu sınama sonucunda da mazur görülmeyi hak eden kimseyi hak etmeyenden ayırt edip hak edenleri mazur görmeliydin.
Her ihtiyaç hissedildiğinde can ve mal ile cihat etmenin farz olduğu beyan edilmiştir.
Yalan yere yemin etmek helak edilmeyi gerektirir.
Acele etmekten sakınmanın gerekliliği. Tahkik etmenin ve temkinli davranmanın gerekliliği ile işlerin zahirine aldanmanın terk edilmesi ve gözden geçirmede ve beklemede mübalağa etmenin gerekliliği beyan edilmiştir.
Allah Teâlâ'nın, münafıkları Müminler ile birlikte sefere çıkmaktan alıkoyması Yüce Allah'ın Müminlere olan yardımındandır. Müminlerin arasına kendilerine fayda vermeyecek, aksine zarar verecek olan kimseleri koymaması; Allah'ın Müminlere olan lütfundan ve rahmetindendir.
43. ayetin diğer mealleri
Allah, seni affetsin! Doğru söyleyenler sana iyice belli olup, yalancıları bilinceye kadar beklemeden niçin onlara izin verdin?
Allah seni affetsin, doğru söyleyenler sana iyice belli olup, sen yalancıları bilinceye kadar onlara niçin izin verdin?
Allah seni affetsin. Doğru söyleyenler kimler, gerçekten yalancılar kimlerdir, bunların iyice belli olmasını beklemeden niçin onlara izin verdin?
43. ayet kelime kelime
عَفَاʿafāaffetsin
ٱللَّهُl-lahuAllah
عَنكَʿankaseni
لِمَlimaniçin
أَذِنتَadhintaizin verdin
لَهُمْlahumonlara
حَتَّىٰḥattākadar
يَتَبَيَّنَyatabayyanaiyice belli olana
لَكَlakasana
ٱلَّذِينَalladhīnakimseler
صَدَقُوا۟ṣadaqūdoğru söyleyen(ler)
وَتَعْلَمَwataʿlamave öğreninceye
ٱلْكَٰذِبِينَl-kādhibīnayalan söyleyenler
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Müminler, ancak Allah’a ve Rasûlüne iman ederler, onunla birlikte toplu bir iş için bir araya geldikleri zaman, ondan izin almadan (oradan) ayrılmazlar. Senden izin isteyenler, Allah’a ve Rasûlüne iman edenlerdir. Bazı işleri dolayısıyla senden izin istedikleri zaman onlardan dilediğine izin ver. Onlar için Allah’tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok mağfiret edendir, çok merhametlidir.