Müminler, ancak Allah’a ve Rasûlüne iman ederler, onunla birlikte toplu bir iş için bir araya geldikleri zaman, ondan izin almadan (oradan) ayrılmazlar. Senden izin isteyenler, Allah’a ve Rasûlüne iman edenlerdir. Bazı işleri dolayısıyla senden izin istedikleri zaman onlardan dilediğine izin ver. Onlar için Allah’tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok mağfiret edendir, çok merhametlidir.
Nûr Suresi’nin 62. ayeti (24:62) Medeni bir surededir; 18. cüzde, Mushaf’ın 359. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nûr Suresi 62. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
62. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
İmanlarında sadık olan Müminler ancak Allah'a ve resulü'ne iman edenlerdir. Eğer onlar, Müslümanların yararına olan bir durum için Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- ile bir araya toplandıysalar, oradan ayrılmak için izin almadan oradan ayrılmazlar. Ey Resul! Senden ayrılmak için izin isteyenler Allah'a ve resulüne gerçekten iman eden Müminlerdir. O halde bazı işlerini halletmek için (Senin yanından) ayrılmak üzere izin isteyen kimselerden dilediğine izin ver ve onların günahları için Allah'tan af dile. Şüphesiz Allah, kullarından tövbe edenlerin günahlarını çokça bağışlayandır. Onlara karşı çok merhametlidir.
62. Bu buyrukla Allah, mü’min kullarına Rasûlullah ile birlikte toplumu ilgilendiren bir iş için bir arada bulundukları sırada yani kamuyu zorunlu olarak ilgilendiren, yahut onun maslahatına ait olan hususlarda bir arada olmaları gerektiği irşadını yapmaktadır. Cihad, istişare vb. gibi bütün mü’minlerin ortak ilgi alanına giren hususlar böyledir. Maslahat, onların bu iş etrafından birleşip bir arada olmalarını, ayrı olmamalarını gerektirir. İşte gerçekten Allah ve Rasûlüne iman eden bir kimse, Allah Rasûlünden, ondan sonra da onun vekili olanlardan izin almadıkça herhangi bir işe gitmez, aile … Devamını oku
24:62 ile 25:2 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 359. sayfası).
İslam dini, nizam ve ahlak dinidir. ahlak kurallarına uymakta, hayır ve bereket vardır.
Rasûlullah -sallallahu aleyh ve sellem-'in yeri ve konumu ona herkesten daha fazla ihtiram edilip saygı duyulmasını gerektirir.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e muhalefet etmenin kötülüğü beyan edilmiştir.
Allah'ın mülkü ve ilmi her şeyi kuşatmıştır.
62. ayetin diğer mealleri
Müminler ancak, Allah’a ve Rasûlüne iman ederler, onunla birlikte toplu bir iş için bir araya geldikleri zaman, ondan izin almadan (oradan) ayrılmazlar. Senden izin isteyenler, Allah’a ve Rasûlü'ne iman edenlerdir. Bazı işleri dolayısıyla senden izin istedikleri zaman onlardan dilediğine izin ver. Onlar için Allah’tan mağfiret dile. Şüphesiz Allah, çok mağfiret edendir, çok merhametlidir.
Müminler, ancak Allah'a ve Rasûlüne gönülden inanmış kimselerdir. Onlar, o Peygamber ile ortak bir iş üzerindeyken ondan izin istemedikçe bırakıp gitmezler. (Rasûlüm!) Şu senden izin isteyenler, hakikaten Allah’a ve Rasûlüne iman etmiş kimselerdir. Öyle ise, bazı işleri için senden izin istediklerinde, sen de onlardan dilediğine izin ver; onlar için Allah'tan bağış dile; Allah mağfiret edicidir, merhametlidir.
Müminler ancak, Allah'a ve Resülüne gönülden inanmış kimselerdir. Onlar o Peygamber ile birlikte sosyal bir işle meşgul iken ondan izin istemedikçe bırakıp gitmezler. (Resulüm!) Şu senden izin isteyenler, hakikaten Allah'a ve Resulüne iman etmiş kimselerdir. Öyle ise, bazı işleri için senden izin istediklerinde, sen de onlardan dilediğine izin ver; onlar için Allah'tan bağış dile; çünkü Allah mağfiret edicidir, merhametlidir.
62. ayet kelime kelime
إِنَّمَاinnamāşüphesiz
ٱلْمُؤْمِنُونَl-mu'minūnamü'minler
ٱلَّذِينَalladhīnainanırlar
ءَامَنُوا۟āmanū
بِٱللَّهِbil-lahiAllah'a
وَرَسُولِهِۦwarasūlihive Elçisine
وَإِذَاwa-idhāve ne zaman ki
كَانُوا۟kānūolurlar
مَعَهُۥmaʿahuonunla beraber
عَلَىٰٓʿalāiçin
أَمْرٍamrinbir iş
جَامِعٍjāmiʿintoplumsal
لَّمْlamgitmezler
يَذْهَبُوا۟yadhhabū
حَتَّىٰḥattākadar
يَسْتَـْٔذِنُوهُyastadhinūhuondan izin alıncaya
إِنَّinnaşüphesiz
ٱلَّذِينَalladhīnasenden izin alanlar
يَسْتَـْٔذِنُونَكَyastadhinūnaka
أُو۟لَٰٓئِكَulāikaişte onlardır
ٱلَّذِينَalladhīnainananlar
يُؤْمِنُونَyu'minūna
بِٱللَّهِbil-lahiAllah'a
وَرَسُولِهِۦwarasūlihive Elçisine
فَإِذَاfa-idhāzaman
ٱسْتَـْٔذَنُوكَis'tadhanūkasenden izin istedikleri
لِبَعْضِlibaʿḍibazı
شَأْنِهِمْshanihimişleri için
فَأْذَنfadhanizin ver
لِّمَنlimankimseye
شِئْتَshi'tadilediğin
مِنْهُمْmin'humonlardan
وَٱسْتَغْفِرْwa-is'taghfirve mağfiret dile
لَهُمُlahumuonlar için
ٱللَّهَl-lahaAllah'tan
إِنَّinnaşüphesiz
ٱللَّهَl-lahaAllah
غَفُورٌghafūrunçok bağışlayandır
رَّحِيمٌraḥīmunçok esirgeyendir
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
Ey iman edenler! Sesinizi, Peygamberin sesi üzerine yükseltmeyin. Birbirinize yüksek sesle konuştuğunuz gibi onunla da öyle yüksek sesle konuşmayın. Yoksa siz farkında olmadan amelleriniz boşa gider. …
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Asıl Müminler, Allah’a ve Rasûlüne iman edip, sonra da hiç şüphe etmeyen ve Allah yolunda mallarıyla, canlarıyla cihad edenlerdir. İşte doğrular/sadıklar onlardır.
Vasiyet edenin yanlış yada haksız bir paylaşım yapmasından endişe duyan kimse (tarafların) aralarını düzeltmesinde bir günah yoktur. Şüphesiz Allah, çok bağışlayıcı ve çok merhametlidir.