Ey İman edenler! Size ne oluyor da; "Allah yolunda savaşa çıkın!" dendiği zaman yere çöküp kaldınız? Ahireti bırakıp dünya hayatına mı razı oldunuz? Oysa dünya hayatının metası ahirete göre pek azdır.
Tevbe Suresi’nin 38. ayeti (9:38) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 193. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 38. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
38. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Allah'a ve resulüne iman edip kendileri için şeriat kılınan din ile amel edenler! Size ne oluyor da Allah yolunda düşmanlarınızla savaşmak için cihada çağrıldığınız zaman olduğunuz yerde kalıyor ve evlerinizde kalmaya meylediyorsunuz? Yoksa sizler, Allah yolunda cihat edenlere hazırlanmış ve devamlı olan ahiret nimetlerine karşılık dünya hayatının geçici ve değersiz olan metasına mı razı oldunuz? Dünya hayatının metası, ahiretin yanında değersiz ve geçicidir. Nasıl olur da akıl sahibi bir kimse, fani olan şeyi kalıcı olan şeye; değersiz olan şeyi de değerli olan şeye tercih eder?
38. Şu bilinmelidir ki bu şerefli sûrenin büyük bir bölümü Tebûk gazvesi hakkında inmiştir. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem’in müslümanları Bizanslılara karşı yapılan bu gazaya çağırması da sıcak bir döneme rastlamıştı. Azıklar azdı ve geçim de zordu. Bu yüzden de bazı müslümanlar işi ağırdan almışlardı. Bu da Yüce Allah’ın kendilerini azarlamasını ve gayrete getirmesini gerektirmiştir. Bu yüzden Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “Ey iman edenler!” Allah’ın emirlerini çabucak yerine getirmek, rızasına hızlıca koşmak, Allah'ın düşmanlarına karşı cihad etmek ve dininize destek olmak gibi … Devamını oku
İnkâr etmeksizin dine muhalif olan adetleri yapmaya devam etmek, dine muhalif olan o şeye karşı nefislerde duyulan tiksintiyi ortadan kaldırır. Belki de o kötü adetler (zamanla) iyi zannedilebilir.
(Cihada çıkılması için) seferberlik ilan edildiği zaman sefere çıkmamak, ihtiva ettiği büyük zararlardan dolayı şiddetle cezalandırılmayı gerektiren büyük günahlardandır.
Sükûnetin fazileti beyan edilmiştir. O, zorluk ve korku zamanlarında kalplerin şaştığı zamanda, Allah Teâlâ'nın kuluna olan nimetlerini tam vermesindendir. O da kulun Rabbini bilmesi, vadettiği doğruya güvenmesi, imanına ve cesaretine göredir.
Hüzün genel yararın kaybedilmesi korkusunun yaşandığı anlarda Allah'ın sıddık kullarında da meydana gelebilmekte, başlarına gelebilmektedir.
38. ayetin diğer mealleri
Ey İman edenler! Size ne oluyor da ‘Allah yolunda savaşa çıkın!’ dendiği zaman yere çöküp kaldınız? Ahireti bırakıp dünya hayatına mı razı oldunuz? Oysa dünya hayatının metası ahirete göre çok az bir şeydir.
Ey iman edenler! Size ne oldu ki, «Allah yolunda savaşa çıkın!» denildiği zaman yere çakılıp kalıyorsunuz? Dünya hayatını ahirete tercih mi ediyorsunuz? Fakat dünya hayatının faydası ahiretin yanında pek azdır.
Ey iman edenler! Size ne oldu ki, "Allah yolunda cihada çıkın." denilince olduğunuz yere yığılıp kaldınız. Yoksa ahiretten vazgeçip dünya hayatına razı mı oldunuz? Fakat dünya hayatının zevki ahiretin yanında ancak pek az birşeydir.
38. ayet kelime kelime
يَٰٓأَيُّهَاyāayyuhāEy
ٱلَّذِينَalladhīnakimseler
ءَامَنُوا۟āmanūinanan(lar)
مَاmāne oldu ki?
لَكُمْlakumsize
إِذَاidhāzaman
قِيلَqīladendiği
لَكُمُlakumusize
ٱنفِرُوا۟infirūsavaşa çıkın
فِىfīyolunda
سَبِيلِsabīli
ٱللَّهِl-lahiAllah
ٱثَّاقَلْتُمْithāqaltumçakılıp kaldınız
إِلَىilāyere
ٱلْأَرْضِl-arḍi
أَرَضِيتُمaraḍītumrazı mı oldunuz?
بِٱلْحَيَوٰةِbil-ḥayatihayatına
ٱلدُّنْيَاl-dun'yādünya
مِنَminakarşılık
ٱلْـَٔاخِرَةِl-ākhiratiahirete
فَمَاfamāama
مَتَٰعُmatāʿugeçimi
ٱلْحَيَوٰةِl-ḥayatihayatının
ٱلدُّنْيَاl-dun'yādünya
فِىfīgöre
ٱلْـَٔاخِرَةِl-ākhiratiahirete
إِلَّاillāpek
قَلِيلٌqalīlunazdır
38. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Allah, rızkı dilediğine bol verir, (dilediğine de) kısar. Onlar ise dünya hayatı ile sevinmektedirler. Hâlbuki dünya hayatı, ahiretin yanında çok az bir geçimliktir.