İçeriğe geç

Tevbe Suresi 39. Ayet

سورة التوبة، الآية ٣٩

9:39 10. cüz 20. hizb Mushaf’ta 193. sayfa Medeni sure

9:39 ayetinin metni

إِلَّا تَنفِرُوا۟ يُعَذِّبْكُمْ عَذَابًا أَلِيمًا وَيَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ وَلَا تَضُرُّوهُ شَيْـًٔا وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ ۝٣٩

Okunuşu

illā tanfirū yuʿadhib'kum ʿadhāban alīman wayastabdil qawman ghayrakum walā taḍurrūhu shayan wal-lahu ʿalā kulli shayin qadīrun

Meal: Rowwad Tercüme Merkezi

Eğer savaşa çıkmazsanız, Allah sizi acıklı bir azapla cezalandırır ve yerinize de başka bir toplum getirir. O’na herhangi bir zarar da veremezsiniz. Allah’ın her şeye gücü yeter.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tevbe Suresi’nin 39. ayeti (9:39) Medeni bir surededir; 10. cüzde, Mushaf’ın 193. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Tevbe Suresi 39. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

39. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Müminler!- Eğer sizler, düşmanlarınıza karşı savaşmak için Allah yolunda cihada çıkmazsanız Allah; sizleri kahretme, alçaltma ve diğer şeyler ile cezalandırır. Sizin yerinize Allah'a itaat eden ve cihada çağrıldıkları zaman cihada çıkan bir kavim getirir. Sizler, Allah'ın emrine muhalefet ederek Allah'a hiçbir zarar veremezsiniz. O, size muhtaç değildir. Sizler ise O'na muhtaçsınız. Allah her şeye kadirdir. O'nu hiçbir şey aciz bırakamaz. O, siz olmadan da dinine ve peygamberine yardım etmeye kadirdir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

39. Yüce Allah müminlere savaşa çıkmama konusundaki tehdidini bildirerek şöyle buyurmaktadır: “Eğer savaşa çıkmazsanız Allah, size” dünya ve âhirette “can yakıcı bir azapla azap eder.” Çünkü savaşa çağırılma esnasında bu çağrıyı kabul etmemek en ağır azabı gerektiren büyük günahlardandır. Çünkü bu, oldukça büyük zararları içermektedir. Zira cihad emrinden geri kalan, Yüce Allah’a karşı gelmiş, O’nun yasakladığı bir şeyi işlemiş, Allah’ın dininin zaferi uğrunda yardıma koşmamış, Allah’ın Kitabını ve şeriatını savunmaya katkıda bulunmamış, kendilerini kökten imha etmeyi ve dinlerini ortadan … Devamını oku

Tevbe Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tevbe suresinin 37-40. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 193. sayfası).

  • İnkâr etmeksizin dine muhalif olan adetleri yapmaya devam etmek, dine muhalif olan o şeye karşı nefislerde duyulan tiksintiyi ortadan kaldırır. Belki de o kötü adetler (zamanla) iyi zannedilebilir.
  • (Cihada çıkılması için) seferberlik ilan edildiği zaman sefere çıkmamak, ihtiva ettiği büyük zararlardan dolayı şiddetle cezalandırılmayı gerektiren büyük günahlardandır.
  • Sükûnetin fazileti beyan edilmiştir. O, zorluk ve korku zamanlarında kalplerin şaştığı zamanda, Allah Teâlâ'nın kuluna olan nimetlerini tam vermesindendir. O da kulun Rabbini bilmesi, vadettiği doğruya güvenmesi, imanına ve cesaretine göredir.
  • Hüzün genel yararın kaybedilmesi korkusunun yaşandığı anlarda Allah'ın sıddık kullarında da meydana gelebilmekte, başlarına gelebilmektedir.

39. ayetin diğer mealleri

Şaban Piriş

Eğer savaşa çıkmazsanız, Allah sizi acıklı bir azabla cezalandırır ve yerinize de başka bir toplum getirir. O’na herhangi bir zarar da veremezsiniz. Allah’ın her şeye gücü yeter.

Ali Özek ve arkadaşları

    Eğer (gerektiğinde savaşa) çıkmazsanız, (Allah) sizi pek elem verici bir azap ile cezalandırır ve yerinize sizden başka bir kavim getirir; siz (savaşa çıkmamakla) O'na hiçbir zarar veremezsiniz. Allah her şeye kadirdir.

Elmalılı Hamdi Yazır

Eğer topluca savaşa katılmazsanız, O sizi acı bir azaba uğratır ve yerinize başka bir kavmi getirir ve siz O'na zerrece bir zarar veremezsiniz. Allah'ın herşeye gücü yeter.

39. ayet kelime kelime

  1. إِلَّا illā eğer
  2. تَنفِرُوا۟ tanfirū topluca (savaşa) çıkmazsanız
  3. يُعَذِّبْكُمْ yuʿadhib'kum size azabeder
  4. عَذَابًا ʿadhāban bir azapla
  5. أَلِيمًا alīman acıklı
  6. وَيَسْتَبْدِلْ wayastabdil ve yerinize getirir
  7. قَوْمًا qawman bir topluluk
  8. غَيْرَكُمْ ghayrakum sizden başka
  9. وَلَا walā O'na zarar veremezsiniz
  10. تَضُرُّوهُ taḍurrūhu
  11. شَيْـًٔا shayan hiçbir
  12. وَٱللَّهُ wal-lahu ve Allah
  13. عَلَىٰ ʿalā her
  14. كُلِّ kulli
  15. شَىْءٍ shayin şeyi
  16. قَدِيرٌ qadīrun yapabilendir

Bu ayetin geçtiği hadisler

Bu ayet 2 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.

39. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Muhammed 47:38

    هَٰٓأَنتُمْ هَٰٓؤُلَآءِ تُدْعَوْنَ لِتُنفِقُوا۟ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ فَمِنكُم مَّن يَبْخَلُ وَمَن يَبْخَلْ فَإِنَّمَا يَبْخَلُ عَن نَّفْسِهِۦ وَٱللَّهُ ٱلْغَنِىُّ وَأَنتُمُ ٱلْفُقَرَآءُ وَإِن تَتَوَلَّوْا۟ يَسْتَبْدِلْ قَوْمًا غَيْرَكُمْ ثُمَّ لَا يَكُونُوٓا۟ أَمْثَٰلَكُم

    İşte siz, Allah yolunda harcamaya davet olunan kimselersiniz. Fakat, sizden cimrilik edenler vardır. Kim cimrilik ederse ancak kendi aleyhine cimrilik eder. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. Eğer O'ndan yüz çevirirseniz, yerinize sizden başka bir toplum getirir. Artık onlar sizin gibi de olmazlar.

  • Tevbe 9:120

    مَا كَانَ لِأَهْلِ ٱلْمَدِينَةِ وَمَنْ حَوْلَهُم مِّنَ ٱلْأَعْرَابِ أَن يَتَخَلَّفُوا۟ عَن رَّسُولِ ٱللَّهِ وَلَا يَرْغَبُوا۟ بِأَنفُسِهِمْ عَن نَّفْسِهِۦ ذَٰلِكَ بِأَنَّهُمْ لَا يُصِيبُهُمْ ظَمَأٌ وَلَا نَصَبٌ وَلَا مَخْمَصَةٌ فِى سَبِيلِ ٱللَّهِ وَلَا يَطَـُٔونَ مَوْطِئًا يَغِيظُ ٱلْكُفَّارَ وَلَا يَنَالُونَ مِنْ عَدُوٍّ نَّيْلًا إِلَّا كُتِبَ لَهُم بِهِۦ عَمَلٌ صَٰلِحٌ إِنَّ ٱللَّهَ لَا يُضِيعُ أَجْرَ ٱلْمُحْسِنِينَ

    Gerek Medine’lilerin, gerek onların çevresinde bulunan bedevilerin Rasûlullah’tan geri kalmaları ve kendilerini O’na tercih etmeleri yaraşmaz. Mutlaka onlara Allah yolunda bir susuzluk, bir yorgunluk ve bir açlık isabet etmesi, kâfirleri öfkelendirecek bir yere ayak basmaları ve düşmana karşı bir başarı kazanmaları karşılığında salih bir amel yazılacaktır. Şüphesiz Allah, iyilik yapanların ecrini zayi etmez.

  • Tevbe 9:122

    وَمَا كَانَ ٱلْمُؤْمِنُونَ لِيَنفِرُوا۟ كَآفَّةً فَلَوْلَا نَفَرَ مِن كُلِّ فِرْقَةٍ مِّنْهُمْ طَآئِفَةٌ لِّيَتَفَقَّهُوا۟ فِى ٱلدِّينِ وَلِيُنذِرُوا۟ قَوْمَهُمْ إِذَا رَجَعُوٓا۟ إِلَيْهِمْ لَعَلَّهُمْ يَحْذَرُونَ

    Müminlerin toptan savaşa çıkmaları uygun değildir. Ama her topluluktan bir grup çıksın. Ta ki dinde derin bilgiye kavuşma ve kavimleri geri döndüklerinde onları uyarmak için (geride bir topluluk kalsın). Umulur ki sakınırlar.

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Âl-i İmrân 3:189

    وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah’ındır. Allah, her şeye hakkıyla gücü yetendir.

  • Hûd 11:4

    إِلَى ٱللَّهِ مَرْجِعُكُمْ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Dönüşünüz Allah’adır. O’nun her şeye gücü yeter.

  • Mülk 67:1

    تَبَٰرَكَ ٱلَّذِى بِيَدِهِ ٱلْمُلْكُ وَهُوَ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Bütün mülk elinde olan Allah, yüceler yücesidir ve Onun her şeye gücü yeter.

  • Bakara 2:284

    لِّلَّهِ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَإِن تُبْدُوا۟ مَا فِىٓ أَنفُسِكُمْ أَوْ تُخْفُوهُ يُحَاسِبْكُم بِهِ ٱللَّهُ فَيَغْفِرُ لِمَن يَشَآءُ وَيُعَذِّبُ مَن يَشَآءُ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Göklerde ve yerde ne varsa Allah’ındır. İçinizdekini açıklasanız da gizleseniz de Allah, onunla sizi hesaba çeker. Sonra da dilediği kimseyi bağışlar, dilediği kimseyi de azaba uğratır. Allah’ın her şeye gücü yeter.

  • Âl-i İmrân 3:29

    قُلْ إِن تُخْفُوا۟ مَا فِى صُدُورِكُمْ أَوْ تُبْدُوهُ يَعْلَمْهُ ٱللَّهُ وَيَعْلَمُ مَا فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَمَا فِى ٱلْأَرْضِ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    De ki: İçinizdekini gizleseniz de açıklasanız da onu Allah bilir. Göklerde ve yerde olan her şeyi bilir. Allah’ın her şeye de gücü yeter.

  • Mâide 5:17

    لَّقَدْ كَفَرَ ٱلَّذِينَ قَالُوٓا۟ إِنَّ ٱللَّهَ هُوَ ٱلْمَسِيحُ ٱبْنُ مَرْيَمَ قُلْ فَمَن يَمْلِكُ مِنَ ٱللَّهِ شَيْـًٔا إِنْ أَرَادَ أَن يُهْلِكَ ٱلْمَسِيحَ ٱبْنَ مَرْيَمَ وَأُمَّهُۥ وَمَن فِى ٱلْأَرْضِ جَمِيعًا وَلِلَّهِ مُلْكُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ وَمَا بَيْنَهُمَا يَخْلُقُ مَا يَشَآءُ وَٱللَّهُ عَلَىٰ كُلِّ شَىْءٍ قَدِيرٌ

    Allah, Meryem oğlu Mesih’tir, diyenler kâfir olmuştur. De ki: Allah, Meryem oğlu Mesih’i, anasını ve yeryüzünde olanların hepsini yok etmeyi dilese, Allah’a karşı kim buna engel olabilir. Göklerin, yerin ve arasındakilerin mülkü Allah’ındır. O, dilediğini yaratır. Allah’ın her şeye gücü yeter.

Tevbe Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası