Allah, Müminlerden canlarını ve mallarını Cennet karşılığında satın almıştır. (Onlar) Allah yolunda savaşarak öldürürler ve öldürülürler. Bu, Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da Allah üzerinde hak bir vaaddir. Verdiği sözü Allah’tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse O’nunla yaptığınız alışverişe sevinin. İşte en büyük kazanç budur.
Tevbe Suresi’nin 111. ayeti (9:111) Medeni bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 204. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 111. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
111. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah -Subhânehu ve Teâlâ- bol ihsanı ile çok kıymetli olan cennete karşılık kendi mülkü olmasına rağmen Müminlerden canlarını satın aldı. Öyle ki o Müminler, Allah'ın kelimesinin yüce olması için kâfirlerle savaşırlar, kâfirleri öldürürler ve kâfirler tarafından öldürülürler. Allah'ın bu husustaki vaadi doğrudur ve haktır. Bu; Musa -aleyhisselam-'a gönderilen Tevrat'ta, İsa -aleyhisselam-'a gönderilen İncil'de ve Muhammed -sallallahu aleyhi ve sellem-'e verilen Kur'an'da böyledir. Sözünü Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'dan daha çok tutan kim vardır. -Ey Müminler!- Allah ile yaptığınız bu alışveriş ile sevinin. Muhakkak ki sizler büyük bir kazanç elde ettiniz. İşte bu kazanç büyük bir kurtuluştur.
111. Yüce Allah, büyük bir alışveriş ve muazzam bir değiş tokuş ile ilgili olarak doğru bir haber vermekte ve gerçek bir vaadde bulunmaktadır. Bu vaat şudur: Şanı yüce Allah, bizzat kendisi “mü’minlerden canlarını ve mallarını” bunlar, satılan mala biçilen değer ve ücrettir; satılan mal ise şudur: “cennet onların olması karşılığında” yani içinde canların çektiği, gözlerin zevk aldığı türlü lezzetler, sevinçler, ferahlatıcı hususlar, güzel huriler, son derece zarif ve mükemmel köşkler bulunan cennet karşılığında “satın almıştır.” Bu alışveriş ve akdin niteliği ise şudur: Mü’minler, Allah’ın … Devamını oku
Allah sevgisi, bedenî ve ruhî pisliklerden temizlenip arınan kimseler içindir.
Sadece Allah'ın yüzü ve rızası için amel işleyen kimse ile yaptığı amel ile küfre yardım etmeyi ve Müslümanlara karşı savaşmayı amaçlayan bir kimse aynı olamaz. Amelini Allah'ın rızası için işleyen kimsenin ameli kalıcıdır ve kişi bu ameli ile mutlu olur . Amelini küfre destek olmak için yapan kimsenin ameli ise yok olur ve kişi bu ameli ile bedbaht olur.
İslam'dan önce gönderilen dinlerde de cihadın meşruluğu ve cihada teşvik vardı.
Müminlerin arasını bölen her olay ve hadise terk ve izale edilmesi gerekli olan bir masiyettir. Aynı şekilde Müminlerin bir araya gelmesini ve aralarındaki ülfeti tesis eden her duruma tabi olmak, onu emretmek ve teşvik etmek gerekir.
111. ayetin diğer mealleri
Allah, müminlerden canlarını ve mallarını cennet karşılığında satın almıştır. (Onlar) Allah yolunda savaşarak öldürürler ve öldürülürler. Bu, Tevrat’ta, İncil’de ve Kur’an’da Allah üzerinde hak bir vaaddir. Verdiği sözü Allah’tan daha çok tutan kim vardır? Öyleyse O’nunla yaptığınız alışverişe sevinin. Bu en büyük kazançtır.
Allah müminlerden, mallarını ve canlarını, kendilerine (verilecek) cennet karşılığında satın almıştır. Çünkü onlar Allah yolunda savaşırlar, öldürürler, ölürler. (Bu), Tevrat'ta, İncil'de ve Kur’an'da Allah üzerine hak bir vaaddir. Allah'tan daha çok sözünü yerine getiren kim vardır! O halde O’nunla yapmış olduğunuz bu alışverişinizden dolayı sevinin. İşte bu, (gerçekten) büyük kazançtır.
Allah, müminlerden, canlarını ve mallarını, kendilerine cennet vermek üzere satın almıştır: Allah yolunda çarpışacaklar da öldürecekler ve öldürülecekler. Bu, Tevrat'ta da, İncil'de de Kur'ân'da da Allah'ın kendi üzerine yüklendiği bir ahittir. Allah'dan ziyade ahdine riayet edecek kim vardır? O halde yaptığınız alis-veriş ahdinden dolayı size müjdeler olsun! Ve işte o büyük kurtuluş budur.
111. ayet kelime kelime
إِنَّinnaşüphesiz
ٱللَّهَl-lahaAllah
ٱشْتَرَىٰish'tarāsatın almıştır
مِنَminamü'minlerden
ٱلْمُؤْمِنِينَl-mu'minīna
أَنفُسَهُمْanfusahumcanlarını
وَأَمْوَٰلَهُمwa-amwālahumve mallarını
بِأَنَّbi-annakendilerinin olmak üzere
لَهُمُlahumu
ٱلْجَنَّةَl-janatacennet
يُقَٰتِلُونَyuqātilūnasavaşırlar
فِىfīyolunda
سَبِيلِsabīli
ٱللَّهِl-lahiAllah
فَيَقْتُلُونَfayaqtulūnaöldürürler
وَيُقْتَلُونَwayuq'talūnave öldürülürler
وَعْدًاwaʿdanbir sözdür
عَلَيْهِʿalayhiüstlendiği
حَقًّاḥaqqangerçek
فِىfīTevrat'ta
ٱلتَّوْرَىٰةِl-tawrāti
وَٱلْإِنجِيلِwal-injīlive İncil'de
وَٱلْقُرْءَانِwal-qur'ānive Kur'an'da
وَمَنْwamanve kim
أَوْفَىٰawfādaha çok durabilir
بِعَهْدِهِۦbiʿahdihisözünde
مِنَminaAllah'tan
ٱللَّهِl-lahi
فَٱسْتَبْشِرُوا۟fa-is'tabshirūo halde sevinin
بِبَيْعِكُمُbibayʿikumualışverişinizden
ٱلَّذِىalladhīyaptığınız
بَايَعْتُمbāyaʿtum
بِهِۦbihiO'nunla
وَذَٰلِكَwadhālikave işte
هُوَhuwao
ٱلْفَوْزُl-fawzubaşarıdır
ٱلْعَظِيمُl-ʿaẓīmubüyük
Bu ayetin geçtiği hadisler
SahihMuttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim)Sahîh-i Buhârî 2817
Enes -radıyallahu anh-'den rivayet edildiğine göre, Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem- şöyle buyurdu: «Cennete giren hiçbir kimse, yeryüzündeki her şey kendisinin olsa bile dünyaya geri dönmeyi arzu etmez. Sadece şehit, gördüğü aşırı itibar ve ikram sebebiyle tekrar dünyaya dönmeyi ve on defa şehit…
Allah’tan başka hak ilah yoktur. Kendisinde hiçbir şüphe olmayan kıyamet gününde sizleri elbette bir araya getirecektir. Allah’tan daha doğru sözlü kim vardır?
İman edip salih ameller işleyenlere gelince onları, altından ırmaklar akan ve içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokacağız. Allah'ın vaadi haktır. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
İman edenler, Allah yolunda savaşırlar. Kâfirler de tâğût yolunda savaşırlar. O halde, siz Şeytan'ın dostlarına karşı savaşın. Şüphesiz Şeytan'ın hilesi zayıftır.
Şüphesiz Rabbin biliyor ki, gerçekten sen gecenin üçte ikisinden daha azı ve (bazen) yarısı ve (bazen de) üçte biri kadar (namaz için) kalkıyorsun. Beraberinde bulunanlardan (ashâbından) bir topluluk da (böyle yapıyor). Geceyi ve gündüzü Allah takdir eder. O sizin, bunu sayamayacağınızı (buna güç yetiremeyeceğinizi) bildiği için sizi bağışladı. Öyleyse Kur’an’dan (bildiğiniz) kolayınıza geleni okuyun. İçinizden hasta olacakları, bir kısmınızın yeryüzünde dolaşıp Allah’ın rızkını arayacağını, diğerlerinin Allah yolunda savaşacağını da bilmektedir. Öyleyse ondan kolayınıza geleni okuyun, namazı ikame edin, zekâtı verin ve Allah’a güzel bir borç (ile borç) verin. Kendiniz için hayır olarak (dünyada) ne sunarsanız; onu Allah katında daha iyi, daha büyük bir mükâfat ile (karşılık verilmiş) bulursunuz. Allah’tan bağışlanma dileyin. Şüphesiz Allah; çok bağışlayıcıdır, çok merhametlidir.