İman edip salih ameller işleyenlere gelince onları, altından ırmaklar akan ve içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokacağız. Allah'ın vaadi haktır. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?
Nisâ Suresi’nin 122. ayeti (4:122) Medeni bir surededir; 5. cüzde, Mushaf’ın 98. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Nisâ Suresi 122. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
122. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Allah'a iman edip O'na yaklaştıran salih amel işleyenleri, Allah’ın bir vaadi olarak saraylarının altından ırmaklar akan, içinde ebediyen kalacakları cennetlere sokacağız. Allah Teâlâ’nın bütün vaatleri gerçektir, O verdiği sözlere muhalefet etmez. Hiç kimse Allah’tan daha doğru sözlü değildir.
122. Yani Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe, hayrı ve şerri ile kadere bilgi, tasdik ve ikrar yönünden emrolundukları şekilde “iman edip” bu imandan neş’et eden “salih ameller işleyenlere gelince...” Salih amel farz, vacip ve müstehap gibi emredilen tüm işleri kapsar ki bunlar içinde kalbin yerine getirmesi gereken, dilin yerine getirmesi gereken ve organların yerine getirmesi gerekenler vardır. Onların her birisi, kendi durum ve konumuna uygun olarak, iman ve salih amelinin kemaline göre öngörülmüş mükâfatları alacaktır. Ancak iman ve amelinden ihmal ettiği … Devamını oku
Allah’ın katındaki sevaplar yalnızca temenni ve iddialarla elde edilemez. Bilakis iman ve salih amelin bulunması gerekir.
Kişiye verilecek karşılık yaptığı amelin türüne göredir. Kim bir kötülük yaparsa bir kötülükle cezalandırılır. Kim de bir iyilik yaparsa ondan daha iyisiyle ödüllendirilir.
Allah Teâlâ’nın katında amellerin kabul edilmesindeki ölçü ihlas ve peygambere tabi olmaktır.
İslam zayıf olan kadın ve çocukların haklarına önem vererek, onlara karşı yapılan haksızlıkları haram kılmış, onların maslahatlarını gözetmeyi de şeriatın ışığında farz kılmıştır.
122. ayetin diğer mealleri
İman edip salih ameller işleyenlere gelince onları altından ırmaklar akan ve içinde ebedi kalacakları Cennetlere sokacağız. Allah'ın vaadi haktır. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?
Îman edenler ve salih amel işleyenler ise, onları, içinde ebediyyen kalacakları, (ağaçları) altından ırmaklar akan cennetlere sokacağız. Allah, (bu söylenenleri) hak bir söz olarak vâdetti. Allah'tan daha doğru sözlü kim vardır?
İman edip iyi işler yapanları da altlarından ırmaklar akan cennetlere sokacağız, orada ebedî olarak kalacaklardır. Bu, Allah'ın gerçek vaadidir. Allah'dan daha doğru sözlü kim olabilir?
Allah, kendisine şirk koşulmasını asla bağışlamaz, bunun dışındakilerden dilediğini bağışlar. Kim, Allah’a şirk koşarsa büyük bir günahla iftira etmiş olur.
Onlar, kendisiyle (Allah ile) cinler arasında bir soy-bağı kurdular. Andolsun ki, melekler de (bunu söyleyenlerin) hesap yerine götürüleceklerini bilirler. …
Melekler diyecekler ki: “Tenzih ederiz seni! Bizim velimiz onlar değil, sensin. Aksine onlar cinlere ibadet ediyorlardı. Bunların çoğu onlara iman ediyorlardı.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
İman edip salih amel işleyenleri, altından ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları Cennetlere sokacağız. Onlar için orada tertemiz eşler vardır. Onları kalıcı gölgeliklere yerleştireceğiz.
İman eden ve salih ameller işleyenler, Rablerinin izniyle, ebedî kalacakları ve içlerinden ırmaklar akan Cennetlere sokulacaklar. Oradaki esenlik dilekleri “selâm”dır.
Allah, şöyle diyecek: “Bugün, doğrulara, doğruluklarının yarar sağlayacağı gündür.” Onlara içinden ırmaklar akan, içinde ebedî kalacakları cennetler vardır. Allah, onlardan razı olmuş, onlar da Allah’tan razı olmuşlardır. İşte bu büyük başarıdır.