İçeriğe geç

Tevbe Suresi 112. Ayet

سورة التوبة، الآية ١١٢

9:112 11. cüz 21. hizb Mushaf’ta 205. sayfa Medeni sure

9:112 ayetinin metni

ٱلتَّٰٓئِبُونَ ٱلْعَٰبِدُونَ ٱلْحَٰمِدُونَ ٱلسَّٰٓئِحُونَ ٱلرَّٰكِعُونَ ٱلسَّٰجِدُونَ ٱلْـَٔامِرُونَ بِٱلْمَعْرُوفِ وَٱلنَّاهُونَ عَنِ ٱلْمُنكَرِ وَٱلْحَٰفِظُونَ لِحُدُودِ ٱللَّهِ وَبَشِّرِ ٱلْمُؤْمِنِينَ ۝١١٢

Okunuşu

al-tāibūna l-ʿābidūna l-ḥāmidūna l-sāiḥūna l-rākiʿūna l-sājidūna l-āmirūna bil-maʿrūfi wal-nāhūna ʿani l-munkari wal-ḥāfiẓūna liḥudūdi l-lahi wabashiri l-mu'minīna

Meal

(Bu Cennet'i kazananlar) Allah’a tevbe eden, ibadet eden, hamt eden, (ibadet için) rükû yapan, secde eden, iyilikleri emreden, kötülükleri yasaklayan, Allah’ın sınırlarını koruyan kimselerdir. Müminleri müjdele!

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tevbe Suresi’nin 112. ayeti (9:112) Medeni bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 205. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.

Tevbe Suresi 112. ayeti dinleyin

72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (78)

112. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

İşte bu karşılığı elde edecek olanlar; Allah'ın hoşlanmadığı ve gazaplandığı şeyleri terk edip O'nun sevip razı olduğuna dönen kimselerdir. Onlar; Allah'a karşı haşyet (korku) ve tevazu sahibi olan, Allah'a itaatte çok çabalayan, her hallerinde Rablerine hamt eden, oruç tutan, namaz kılan, Allah'ın veya resulünün emrettiklerini emreden, yasakladıklarını yasaklayan, Allah ve resulünün emirlerine ittiba üzerine hareket edip yasaklarından kaçınmak suretiyle Allah'ın sınırlarını koruyan kimselerdir. -Ey Peygamber!- Bu sıfatlar ile vasıflanmış olan Müminlere dünyada ve ahirette kendilerini sevindirecek olan müjdeleri haber ver.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

112. Daha sonra Yüce Allah, sanki “Allah’tan kendilerine cennete girecekleri ve bu büyük lütuflara nail olacakları müjdesi verilen bu mü’minler kimlerdir?” diye bir soru sorulmuş gibi şöyle buyurmaktadır: “(Onlar) tevbe edenler” her zaman ve her kötülükten tevbe etmeyi sürdürenler; “ibadet edenler” Allah’a kulluk vasfına sahip olarak, farzları ve müstehabları her vakit edâ ederek Allah’a itaat üzere devam edenler -çünkü kul ancak böyle hakkıyla ibadet edenlerden olur- “hamd edenler” kolaylıkta, zorlukta, darlıkta, genişlikte, Allah’a hamd ederek O’nun, üzerlerindeki görünen ve görünmeyen … Devamını oku

Tevbe Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tevbe suresinin 112-117. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 205. sayfası).

  • İbrahim -aleyhisselam-'ın davranışını ileri sürüp, müşrikler için af dilemenin caiz olduğuna delil getirmek son derece batıldır.
  • Günahlar ve isyanlar; musibet, rüsvalık ve başarısızlığın sebebidir.
  • Mülkün sahibi Allah'tır. Bizim velimiz O'dur. O'nun dışında bir velimiz ve yardımcımız yoktur.
  • Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabının diğer insanlara olan üstünlüğü beyan edilmiştir.

112. ayetin diğer mealleri

(Bu cenneti kazananlar) Allah’a tevbe eden, ibadet eden, hamd eden, (ibadet için) rükû yapan, secde eden, iyilikleri emreden, kötülükleri yasaklayan, Allah’ın sınırlarını koruyan kimselerdir. Müminleri müjdele!

    (Bu alışverişi yapanlar), tevbe edenler, ibadet edenler, hamdedenler, oruç tutanlar, rükû edenler, secde edenler, iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah’ın sınırlarını koruyanlardır. O müminleri müjdele!

(Bunlar), O tevbekâr olanlar, o ibadet edenler, o hamd edenler, o oruçlular, o rükua varanlar, o secdeye kapananlar, iyiliği emredip, kötülükten vazgeçirenler, Allah'ın hududunu koruyanlar (emirleriyle yasaklarının ölçülerine riayet edenler)dır. Müjde ver o müminlere, müjde!

112. ayet kelime kelime

  1. ٱلتَّٰٓئِبُونَ al-tāibūna tevbe edenler
  2. ٱلْعَٰبِدُونَ l-ʿābidūna ibadet edenler
  3. ٱلْحَٰمِدُونَ l-ḥāmidūna hamdedenler
  4. ٱلسَّٰٓئِحُونَ l-sāiḥūna seyahat edenler
  5. ٱلرَّٰكِعُونَ l-rākiʿūna rüku edenler
  6. ٱلسَّٰجِدُونَ l-sājidūna secde edenler
  7. ٱلْـَٔامِرُونَ l-āmirūna emredip
  8. بِٱلْمَعْرُوفِ bil-maʿrūfi iyiliği
  9. وَٱلنَّاهُونَ wal-nāhūna ve men'edenler
  10. عَنِ ʿani kötülükten
  11. ٱلْمُنكَرِ l-munkari
  12. وَٱلْحَٰفِظُونَ wal-ḥāfiẓūna ve koruyanlar
  13. لِحُدُودِ liḥudūdi sınırlarını
  14. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  15. وَبَشِّرِ wabashiri ve müjdele
  16. ٱلْمُؤْمِنِينَ l-mu'minīna mü'minleri

112. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Tahrîm 66:5

    عَسَىٰ رَبُّهُۥٓ إِن طَلَّقَكُنَّ أَن يُبْدِلَهُۥٓ أَزْوَٰجًا خَيْرًا مِّنكُنَّ مُسْلِمَٰتٍ مُّؤْمِنَٰتٍ قَٰنِتَٰتٍ تَٰٓئِبَٰتٍ عَٰبِدَٰتٍ سَٰٓئِحَٰتٍ ثَيِّبَٰتٍ وَأَبْكَارًا

    Eğer o sizi boşarsa, Rabbi ona sizden daha hayırlı, Müslüman, inanan, sebatla itaat eden, tövbe eden, ibadet eden, oruç tutan, dul ve bakire eşler verebilir.

Daha fazlası

11 Ekim 2026 Pazar 30 ربيع الآخر 1448 هـ