(Savaşa katılmayan) diğer bir kısım da, Allah’ın (haklarındaki) emrine bırakılmışlardır. Allah onlara ya azap eder ya da tevbelerini kabul eder. O, her şeyi hakkıyla bilendir, Hakîm'dir.
Tevbe Suresi’nin 106. ayeti (9:106) Medeni bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 203. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 106. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
106. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Tebuk gazvesinden geri kalan bir takım kimseler de vardır ki onların bir özrü yoktur. O, geri kalan kimselerin durumları Allah'ın hükmüne ve hikmetine bırakılmıştır. Allah, onlar hakkında dilediği gibi hükmünü verecektir. tövbe etmezlerse onlara azap edecektir. tövbe ederlerse onların tövbelerini kabul edecektir. Allah, cezalandırılmayı hak eden kulunu da bilir, affına layık olanı da bilir. O, şeriatinde ve idare etmesinde hikmet sahibidir. Savaştan geri kalan o kimseler, Murâra b. Rabî, Ka'b b. Mâlik ve Hilâl b. Umeyye -radıyallahu anhum-'dur.
106. Yani savaşa katılmayarak geri kalanlar arasından “diğer bir kısım da Allah’ın emrine bırakılmışlardır.” O’na havale edilmiş, (haklarıdaki hüküm) ertelenmiştir. “Allah ya onlara azaba edecek ya da tevbelerini kabul edecektir.” Bu buyruk, savaştan geri kalanlara yönelik ileri derecede bir korkutma, aynı zamanda tevbe edip pişmanlık duymaları için bir teşvik içermektedir. “Allah, her şeyi bilendir, hikmet sahibidir.” Her şeyi yerli yerine koyar, olması gereken yere oturtur. Eğer O’nun hikmeti onları yardımsız bırakarak tevbeye muvaffak kılmamayı gerektirirse bunu yapar.
İman etmede acele etmenin, Allah yolunda hicretin, dine yardım etmenin ve Selef-i Salihin yoluna tabi olmanın fazileti beyan edilmiştir.
Gayb ilminin Allah -Azze ve Celle-'ye ait olduğu ve kalplerde olanı Allah'tan başka hiç kimsenin bilmediği beyan edilmiştir.
Müminlerden masiyet sahibi olan kimseler eğer tövbe eder ve amellerini düzeltirlerse Allah'ın onların tövbelerini kabul etmesi ve onları bağışlaması umulur.
Zekât vermenin farz olması, fazileti ve malı artırması vurgulanmıştır. Nefislerin, cimrilik ve benzeri belalardan arınmasına olan etkisi beyan edilmiştir.
106. ayetin diğer mealleri
(Tebük seferine katılmayanlardan) diğer bir kısmı da, Allah’ın emrine bırakılmışlardır. Allah onlara ya azap eder, ya da tevbelerini kabul eder. O, Alim'dir, Hakim'dir.
(Sefere katılmayanlardan) diğer bir grup da Allah'ın emrine bırakılmışlardır. O, bunlara ya azap eder veya tevbelerini kabul eder. Allah hakkıyla bilendir, hikmet sahibidir.
Savaşa katılmayanlardan diğer bir kısmının affı da Allah'ın emrini beklemek için geri bırakılmıştır. Ya kendilerini cezalandırır ya da tevbelerini kabul eder. Allah alîmdir, hakîmdir.
Allah, peygamberin, Muhacirler'in, Ensar'ın ve sıkıntılı bir zamanda (Tebuk Savaşı'nda) bir kısmının kalpleri meyletmek üzere iken peygambere tabi olan kimselerin tevbelerini kabul etti. Sonra onların tevbelerini kabul buyurdu. Şüphesiz O çok şefkatlidir, çok merhametlidir. …