Allah, peygamberin, Muhacirler'in, Ensar'ın ve sıkıntılı bir zamanda (Tebuk Savaşı'nda) bir kısmının kalpleri meyletmek üzere iken peygambere tabi olan kimselerin tevbelerini kabul etti. Sonra onların tevbelerini kabul buyurdu. Şüphesiz O çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
Tevbe Suresi’nin 117. ayeti (9:117) Medeni bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 205. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 117. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
117. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Peygamber -sallallahu aleyhi ve sellem- Tebuk gazvesinden geri kalmak için münafıklara izin verdiği zaman Allah Teâlâ onu affetti. Sıcağın şiddetine, ellerindekilerin az olması ve düşmanın güçlü olmasına karşın savaştan geri kalmayıp aksine Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-’e tabi olan muhaciri ve ensarı bağışlamıştı. Büyük bir zorluk ile karşı karşıya olmaları sebebi ile (Tebuk savaşında) bir kısmının kalpleri savaşı terk etmeye meyledecek iken Allah, onları sebat etmeleri ve düşmana karşı savaşa çıkmaları hususunda muvaffak kılmış ve onların tövbelerini kabul buyurmuştur. Şüphesiz O, çok şefkatlidir, çok merhametlidir. Mümin kullarını tövbe etmeleri hususunda muvaffak kılması ve onların tövbelerini kabul etmesi O’nun rahmetindendir.
117. Yüce Allah, lütuf ve ihsanının bir tecellisi olarak Peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’in de Muhacir ve Ensarın da tevbelerini kabul ettiğini, onların hatalarını bağışlayarak onların iyiliklerini artırdığını ve onları en yüksek derecelere yükselttiğini haber vermektedir. Bunun sebebi ise oldukça zor ve ağır birtakım amelleri yerine getirmeleridir. Bundan dolayı Yüce Allah şöyle buyurmaktadır: “o zor zamanda… Peygambere tâbi olmuşlardır.” Yani Tebûk gazvesinde düşmanlarla savaşmak üzere onunla birlikte sefere çıkmışlardır. Zira Tebûk gazvesi, oldukça sıcak bir dönemde … Devamını oku
İbrahim -aleyhisselam-'ın davranışını ileri sürüp, müşrikler için af dilemenin caiz olduğuna delil getirmek son derece batıldır.
Günahlar ve isyanlar; musibet, rüsvalık ve başarısızlığın sebebidir.
Mülkün sahibi Allah'tır. Bizim velimiz O'dur. O'nun dışında bir velimiz ve yardımcımız yoktur.
Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'in ashabının diğer insanlara olan üstünlüğü beyan edilmiştir.
117. ayetin diğer mealleri
Allah, Peygamberin, Muhacir'in, Ensar'ın ve sıkıntılı bir zamanda (Tebük Savaşı'nda) bir kısmının kalpleri meyletmek üzere iken Peygambere tabi olan kimselerin tevbelerini kabul edip, affetti. Sonra onların tevbelerini kabul buyurdu. Şüphesiz O çok şefkatlidir, çok merhametlidir.
Allah, Peygamberin ve içlerinden bir kısmının kalpleri neredeyse (haktan) kaymak üzereyken güçlük anında Peygambere tâbi olan Muhacirlerle Ensar'ın tevbelerini kabul etmiştir. Çünkü O, onlara karşı çok şefkatli, pek merhametlidir.
Andolsun ki, Allah, yine peygambere ve en zor gününde ona uyan Muhacirler'le Ensar'a, içlerinden bir kısmının kalbleri az kalsın kayacak gibi olmuşken, tevbe nasip etti de lutfedip tevbelerini kabul buyurdu. Çünkü O, gerçekten çok şefkatli, çok bağışlayıcıdır.
117. ayet kelime kelime
لَّقَدlaqadandolsun
تَّابَtābaaffetti
ٱللَّهُl-lahuAllah
عَلَىʿalāPeygamberi
ٱلنَّبِىِّl-nabiyi
وَٱلْمُهَٰجِرِينَwal-muhājirīnave Muhacirleri
وَٱلْأَنصَارِwal-anṣārive Ensarı
ٱلَّذِينَalladhīnaona uyan
ٱتَّبَعُوهُittabaʿūhu
فِىfīsa'atinde
سَاعَةِsāʿati
ٱلْعُسْرَةِl-ʿus'ratigüçlük
مِنۢminO zaman
بَعْدِbaʿdi
مَاmāiken
كَادَkādaneredeyse
يَزِيغُyazīghukaymağa yüz tutmuş
قُلُوبُqulūbukalbleri
فَرِيقٍfarīqinbir kısmının
مِّنْهُمْmin'humiçlerinden
ثُمَّthummayine de
تَابَtābatevbesini kabul etti
عَلَيْهِمْʿalayhimonların
إِنَّهُۥinnahuçünkü O
بِهِمْbihimonlara karşı
رَءُوفٌraūfunçok şefkatli
رَّحِيمٌraḥīmunçok merhametlidir
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet 10 hadiste geçiyor; hadislerin metni Arapçadır.