wa-alladhīna ittakhadhū masjidan ḍirāran wakuf'ran watafrīqan bayna l-mu'minīna wa-ir'ṣādan liman ḥāraba l-laha warasūlahu min qablu walayaḥlifunna in aradnā illā l-ḥus'nā wal-lahu yashhadu innahum lakādhibūna
Meal
Zarar vermek, küfre sapmak, iman edenlerin arasını ayırmak, Allah ve elçisine karşı savaşanlara daha önceden gözcülük etmek üzere bir mescit (mescid-i Dırar) kurup, “Biz sadece iyilik yapmak istedik” diye yemin ederler. Ama Allah şâhitlik eder ki, bunlar mutlaka yalancıdırlar.
Tevbe Suresi’nin 107. ayeti (9:107) Medeni bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 204. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 107. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
107. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Münafıklardan Allah'a ibadet etmek dışında başka bir amaç için mescit bina eden kimseler vardır. Bilakis onlar, Müslümanlara zarar vermek, küfrü açığa çıkararak nifak ehlini kuvvetlendirmek, Müslümanların arasını bölmek, Allah'a ve resulüne savaş açanlara (yardımcı olmak) ve hazırlık yapmak için bu mescidi inşa ettiler. İşte bunlar, "Biz, yalnızca Müslümanlara merhamet etmekten başka bir şey kastetmedik" diye size yemin ederler. Oysa Allah, onların bu iddialarında kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.
107. Kubâ ahalisi arasında münafık birtakım kimseler vardı. Bunlar, Kubâ Mescidi yakınında bir mescid yaptılar. Bununla mü’minlere zarar vermek ve aralarına ayrılık sokmak istiyorlardı. Ayrıca Allah ve Rasûlüne karşı savaş açan ve yanlarına gelmesini bekledikleri kimselere de ihtiyaç duyulması halinde sığınacakları bir barınak olması için bu mescidi yapmışlardı. İşte Yüce Allah, bu rezilliklerini açıklayarak içlerinde gizlediklerini su yüzüne çıkartıp şöyle buyurmaktadır: Mü’minlere ve içinde toplandıkları mescitlerine “zarar vermek, kafirlik etmek” yani başkaları iman etme kastı içinde … Devamını oku
Allah sevgisi, bedenî ve ruhî pisliklerden temizlenip arınan kimseler içindir.
Sadece Allah'ın yüzü ve rızası için amel işleyen kimse ile yaptığı amel ile küfre yardım etmeyi ve Müslümanlara karşı savaşmayı amaçlayan bir kimse aynı olamaz. Amelini Allah'ın rızası için işleyen kimsenin ameli kalıcıdır ve kişi bu ameli ile mutlu olur . Amelini küfre destek olmak için yapan kimsenin ameli ise yok olur ve kişi bu ameli ile bedbaht olur.
İslam'dan önce gönderilen dinlerde de cihadın meşruluğu ve cihada teşvik vardı.
Müminlerin arasını bölen her olay ve hadise terk ve izale edilmesi gerekli olan bir masiyettir. Aynı şekilde Müminlerin bir araya gelmesini ve aralarındaki ülfeti tesis eden her duruma tabi olmak, onu emretmek ve teşvik etmek gerekir.
107. ayetin diğer mealleri
Zarar vermek, küfretmek, müminler arasında tefrika çıkarmak, Allah ve Rasûlü’ne karşı daha önce savaşan kişiler için gözcülük/hazırlık yapmak üzere bir mescit yapan kimseler: "Biz, yalnızca iyilik yapmak istedik" diye yemin ederler. Allah, onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.
(Münafıklar arasında) bir de (müminlere) zarar vermek, (hakkı) inkâr etmek, müminlerin arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Rasûlüne karşı savaşmış olan adamı beklemek için bir mescid kuranlar ve: (Bununla) iyilikten başka bir şey istemedik, diye mutlaka yemin edecek olanlar da vardır. Halbuki Allah onların kesinlikle yalancı olduklarına şahitlik eder.
Bir de müslümanlara zarar vermek, kâfirlik etmek ve müslümanların arasına ayrılık sokmak ve daha önce Allah ve Resulü'ne karşı savaş açmış olanı beklemek için mescid yapanlar var. "İyilikten başka bir maksadımız yoktu." diye yemin de edecekler. Fakat bunların kesinlikle yalancı olduklarına Allah şahittir.
107. ayet kelime kelime
وَٱلَّذِينَwa-alladhīnaedinenler var
ٱتَّخَذُوا۟ittakhadhū
مَسْجِدًاmasjidanbir mescid
ضِرَارًاḍirāranzarar vermek (için)
وَكُفْرًاwakuf'ranve nankörlük etmek (için)
وَتَفْرِيقًۢاwatafrīqanve ayrılık sokmak (için)
بَيْنَbaynaarasını
ٱلْمُؤْمِنِينَl-mu'minīnamü'minlerin
وَإِرْصَادًاwa-ir'ṣādanve gözetlemek (için)
لِّمَنْlimankimseyi
حَارَبَḥārabasavaşan
ٱللَّهَl-lahaAllah
وَرَسُولَهُۥwarasūlahuve Elçisiyle
مِنminönceden
قَبْلُqablu
وَلَيَحْلِفُنَّwalayaḥlifunnave yemin edecekler
إِنْinbiz istemedik
أَرَدْنَآaradnā
إِلَّاillābaşkasını
ٱلْحُسْنَىٰl-ḥus'nāiyilik(ten)
وَٱللَّهُwal-lahuoysa Allah
يَشْهَدُyashhaduşahidtir
إِنَّهُمْinnahumonların
لَكَٰذِبُونَlakādhibūnayalan söylediklerine
107. ayetle ilgili ayetler
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.
Münafıklık edenleri gördün mü? Ehl-i Kitap'tan kâfir kardeşlerine: "Eğer siz yurdunuzdan çıkarılacak olursanız, biz de sizinle beraber çıkarız. Size karşı hiç kimseye itaat etmeyiz. Eğer sizinle savaşılırsa, mutlaka size yardım ederiz." derler. Allah da onların yalancı olduklarına şahitlik eder.