İçeriğe geç

Tegâbün Suresi 18. Ayet

سورة التغابن، الآية ١٨

64:18 28. cüz 56. hizb Mushaf’ta 557. sayfa Medeni sure

64:18 ayetinin metni

عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْعَزِيزُ ٱلْحَكِيمُ ۝١٨

Okunuşu

ʿālimu l-ghaybi wal-shahādati l-ʿazīzu l-ḥakīmu

Meal

Gizliyi de, açığı da bilendir, Azîzdir, Hakîmdir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Tegâbün Suresi’nin 18. ayeti (64:18) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 557. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Tegâbün Suresi 18. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

18. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Allah -Subhanehu ve Teâlâ-, görülmeyeni de görüleni de bilendir. Bundan hiçbir şey O'na gizli kalmaz. Hiç kimsenin kendisine galip gelemeyeceği Azîz/mutlak galiptir. Yaratmasında, şeriatinde ve takdir etmesinde hikmet sahibidir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

18. “Gizliyi de açığı da bilendir.” Yani kullar için gizli kalan ve kendisinden başka hiçkimsenin bilmediği orduları da onların görüp tanık oldukları varlıkları da O bilir. “Azîzdir.” Hiçbir kimse O’nu yenik düşüremez, kimse O’na karşı koyamaz, her şey O’nun emrinin mahkûmudur. "Hakîmdir.” Yaratması da emri de yerli yerince olandır, her şeyi hak ettiği yere yerleştirendir. Teğâbun Sûresi’nin tefsiri burada sona ermektedir. Yüce Allah’a hamdolsun. ***

Tegâbün Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Tegâbün suresinin 10-18. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 557. sayfası).

  • Peygamberlerin görevi Allah'tan geleni tebliğ etmektir. Hidayet ise yalnızca Yüce Allah'ın elindedir.
  • Kadere iman etmek rahatlığın ve hidayetin sebebidir.
  • Sorumluluk, dinen sorumlu (mükellef) kimsenin gücü nispetincedir.
  • Allah yolunda infak eden kimsenin sevabının kat kat verileceği beyan edilmiştir.

18. ayetin diğer mealleri

Gaybı ve görüleni bilir, çok güçlüdür, Hakim'dir.

Görülmeyeni ve görüleni bilendir. Üstündür, hikmet sahibidir. 

Görünmeyeni ve görüneni bilendir. Üstündür, hikmet sahibidir.

18. ayet kelime kelime

  1. عَٰلِمُ ʿālimu bilendir ع ل م
  2. ٱلْغَيْبِ l-ghaybi görünmeyeni غ ي ب
  3. وَٱلشَّهَٰدَةِ wal-shahādati ve görüneni ش ه د
  4. ٱلْعَزِيزُ l-ʿazīzu azizdir ع ز ز
  5. ٱلْحَكِيمُ l-ḥakīmu hakimdir ح ك م

18. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Secde 32:6

    ذَٰلِكَ عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْعَزِيزُ ٱلرَّحِيمُ

    İşte O, gaybı da görüneni de bilendir, mutlak güç sahibidir, çok merhametlidir.

  • En’âm 6:73

    وَهُوَ ٱلَّذِى خَلَقَ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضَ بِٱلْحَقِّ وَيَوْمَ يَقُولُ كُن فَيَكُونُ قَوْلُهُ ٱلْحَقُّ وَلَهُ ٱلْمُلْكُ يَوْمَ يُنفَخُ فِى ٱلصُّورِ عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ وَهُوَ ٱلْحَكِيمُ ٱلْخَبِيرُ

    O, gökleri ve yeri hak ile yaratandır. O’nun “ol!” diyeceği (kıyamet) günü her şey oluverir. O’nun sözü haktır. Sûr’a üfürüleceği günde mülk (ve hakimiyet) yalnız O’nundur. Görüneni de görünmeyeni de bilendir. O Hakîm'dir, her şeyden haberdar olandır.

  • Tevbe 9:94

    يَعْتَذِرُونَ إِلَيْكُمْ إِذَا رَجَعْتُمْ إِلَيْهِمْ قُل لَّا تَعْتَذِرُوا۟ لَن نُّؤْمِنَ لَكُمْ قَدْ نَبَّأَنَا ٱللَّهُ مِنْ أَخْبَارِكُمْ وَسَيَرَى ٱللَّهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُۥ ثُمَّ تُرَدُّونَ إِلَىٰ عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    Kendilerine döndüğünüz vakit size özür beyan ederler. De ki: Özür beyan etmeyin, size inanmayacağız. Allah sizin haberlerinizi bize bildirmiştir. Allah da yaptıklarınızı görecektir, Rasûlü de. Sonra gaybı ve görünenleri bilene döndürüleceksiniz. O da size yaptıklarınızı haber verecektir.

  • Tevbe 9:105

    وَقُلِ ٱعْمَلُوا۟ فَسَيَرَى ٱللَّهُ عَمَلَكُمْ وَرَسُولُهُۥ وَٱلْمُؤْمِنُونَ وَسَتُرَدُّونَ إِلَىٰ عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَيُنَبِّئُكُم بِمَا كُنتُمْ تَعْمَلُونَ

    De ki: (Yapacağınız amelleri) yapın, Allah yaptıklarınızı görecektir. Rasûlü ve Müminler de. Gaybı ve görüleni bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O size yapmakta olduğunuz amellerinizi haber verecektir.

  • Ra’d 13:9

    عَٰلِمُ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ ٱلْكَبِيرُ ٱلْمُتَعَالِ

    O, görünmeyeni de görüneni de bilendir. O çok büyüktür, yüksektir, yüceler yücesidir.

  • Mü’minûn 23:92

    عَٰلِمِ ٱلْغَيْبِ وَٱلشَّهَٰدَةِ فَتَعَٰلَىٰ عَمَّا يُشْرِكُونَ

    Allah, gizliyi ve açığı bilendir. O, (müşriklerin) ortak koştukları şeylerden yüksektir, çok yücedir.

Tegâbün Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Bu ayetteki Allah’ın isimleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ