yaʿtadhirūna ilaykum idhā rajaʿtum ilayhim qul lā taʿtadhirū lan nu'mina lakum qad nabba-anā l-lahu min akhbārikum wasayarā l-lahu ʿamalakum warasūluhu thumma turaddūna ilā ʿālimi l-ghaybi wal-shahādati fayunabbi-ukum bimā kuntum taʿmalūna
Meal
Kendilerine döndüğünüz vakit size özür beyan ederler. De ki: Özür beyan etmeyin, size inanmayacağız. Allah sizin haberlerinizi bize bildirmiştir. Allah da yaptıklarınızı görecektir, Rasûlü de. Sonra gaybı ve görünenleri bilene döndürüleceksiniz. O da size yaptıklarınızı haber verecektir.
Tevbe Suresi’nin 94. ayeti (9:94) Medeni bir surededir; 11. cüzde, Mushaf’ın 202. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Tevbe Suresi 94. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
94. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Cihattan geri kalan münafıklar, Müslümanlar cihattan döndüklerinde zayıf bahaneler ileri sürmüşler. Allah Teâlâ, onlara karşı peygamberini ve Müminleri şu şekilde karşılık vermeye yönlendirmiştir: Aslı olmayan bahaneleri ileri sürmeyin, sizin bize haber verdiklerinize inanmıyoruz. Allah, sizlerin içinizde olanları bize haber vermiştir. Allah ve resulü görecek. Acaba tövbe mi edeceksiniz ve Allah sizin tövbenizi kabul edecek? Yoksa siz, nifakınız üzere devam mı edeceksiniz? Sonra her şeyi bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O, size yaptıklarınızı haber verecektir. Ve yaptıklarınızın karşılığını da verecektir. O halde tövbe edip salih amel işlemek için acele edin.
94. Yüce Allah, zengin oldukları ve cihaddan geri kalmakta haklı mazeretleri bulunmadığı halde münafıkların cihaddan geri kaldıklarını söz konusu ettikten sonra onların daha sonra mazeretler beyan edeceklerini şöyle haber vermektedir: “Kendilerine” gazadan “döndüğünüz vakit size özür beyan edeceklerdir.” Sen de onlara “de ki: (Boşuna) özür dilemeyin. Size asla inanmayız.” Hiçbir zaman sizin mazeret olarak uydurduğunuz bu yalanların doğru olduğunu kabul etmeyiz. Çünkü “Allah size dair birtakım haberleri bize bildirmiştir.” Sözü doğru olan da O’dur. Artık özür dilemenizin bir faydası … Devamını oku
Amel ve sorumluluklar sahası, münafıkların yalanlarının doğruluklarından ayrılıp ortaya çıkmasında en güzel şahittir.
Bedeviler şayet inkâr edecek olurlarsa çevrelerinin onlar üzerindeki etkisi sebebi ile küfür ve nifakta şehir halkından daha aşırıdırlar.
Halisane bir niyet ile Allah yolunda infak etmeye teşvik edilmiş ve bu fiilleri yapanın sevabının büyüklüğü vurgulanmıştır.
İlmin fazileti açıklanmıştır. Şüphesiz ki; ilmi olmayan kimse hataya en yakın olandır.
94. ayetin diğer mealleri
Geri döndüğünüzde size özür beyan ederler. De ki: Özür beyan etmeyin, size inanmayacağız. Allah haberlerinizi bize bildirmiştir. Allah da yaptıklarınızı görecektir, Rasûlü de. Sonra gaybı ve görünenleri bilene döndürüleceksiniz. O da size yaptıklarınızı haber verecektir.
(Seferden) onlara döndüğünüz zaman size özür beyan edecekler. De ki: (Boşuna) özür dilemeyin! Size asla inanmayız; çünkü Allah, haberlerinizi bize bildirmiştir. (Bundan sonraki) amelinizi Allah da görecektir, Rasulü de. Sonra görüleni ve görülmeyeni bilen Allah'a döndürüleceksiniz de yapmakta olduklarınızı size haber verecektir.
Savaştan dönüp yanlarına geldiğinizde size özür beyan edecekler. De ki: "Özür beyan etmeyin. Size kesinlikle inanmayız. Allah bize, sizin durumunuzdan haberler verdi". Bundan sonra da Allah ve Resulü yaptıklarınızı görecektir. Daha sonra da gizliyi ve âşikârı bilen Allah'a döndürüleceksiniz. O vakit O, size neler yapmış olduğunuzu tek tek haber verecektir.
94. ayet kelime kelime
يَعْتَذِرُونَyaʿtadhirūnaözür dilerler
إِلَيْكُمْilaykumsizden
إِذَاidhāzaman
رَجَعْتُمْrajaʿtumgeri dönüp geldiğiniz
إِلَيْهِمْilayhimonların yanına
قُلqulde ki
لَّاlāhiç
تَعْتَذِرُوا۟taʿtadhirūözür dilemeyin
لَنlanasla
نُّؤْمِنَnu'minainanmayız
لَكُمْlakumsize
قَدْqadmuhakkak
نَبَّأَنَاnabba-anābize bildirdi
ٱللَّهُl-lahuAllah
مِنْminsizin haberlerinizi
أَخْبَارِكُمْakhbārikum
وَسَيَرَىwasayarāve görecektir
ٱللَّهُl-lahuAllah
عَمَلَكُمْʿamalakumyaptığınızı
وَرَسُولُهُۥwarasūluhuve Elçisi de
ثُمَّthummasonra
تُرَدُّونَturaddūnadöndürüleceksiniz
إِلَىٰilābilene
عَٰلِمِʿālimi
ٱلْغَيْبِl-ghaybigörülmeyeni
وَٱلشَّهَٰدَةِwal-shahādative görüleni
فَيُنَبِّئُكُمfayunabbi-ukumO size haber verecek
بِمَاbimāne
كُنتُمْkuntumvarsa
تَعْمَلُونَtaʿmalūnayaptıklarınız
Bu ayetin geçtiği hadisler
Bu ayet bir hadiste geçiyor; hadisin metni Arapçadır.
De ki: "Kendisinden kaçtığınız ölüm, size mutlaka ulaşacaktır. Sonra da gaybın ve görüleni bilen Allah'a döndürüleceksiniz. O da size yapmakta olduklarınızı haber verecektir."
De ki: (Yapacağınız amelleri) yapın, Allah yaptıklarınızı görecektir. Rasûlü ve Müminler de. Gaybı ve görüleni bilen Allah’a döndürüleceksiniz. O size yapmakta olduğunuz amellerinizi haber verecektir.
Ey iman edenler! Siz kendinizden sorumlusunuz. Siz hidayette olursanız, doğru yoldan sapan kimse size zarar veremez. Hepinizin dönüşü Allah’adır. Yapmakta olduklarınızı o size haber verecektir.
Eğer küfrederseniz, şüphesiz ki Allah size muhtaç değildir. Ama kulları için küfre razı olmaz. Eğer şükrederseniz sizin için buna razı olur. Hiçbir günahkâr başka bir günahkârın yükünü yüklenmez. Sonra dönüşünüz ancak Rabbinizedir. O da size yaptıklarınızı haber verir. Çünkü O, kalplerde olan her şeyi hakkıyla bilendir.