İçeriğe geç

Talâk Suresi 1. Ayet

سورة الطلاق، الآية ١

65:1 28. cüz 56. hizb Mushaf’ta 558. sayfa Medeni sure

65:1 ayetinin metni

بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ

يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِذَا طَلَّقْتُمُ ٱلنِّسَآءَ فَطَلِّقُوهُنَّ لِعِدَّتِهِنَّ وَأَحْصُوا۟ ٱلْعِدَّةَ وَٱتَّقُوا۟ ٱللَّهَ رَبَّكُمْ لَا تُخْرِجُوهُنَّ مِنۢ بُيُوتِهِنَّ وَلَا يَخْرُجْنَ إِلَّآ أَن يَأْتِينَ بِفَٰحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ وَتِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَقَدْ ظَلَمَ نَفْسَهُۥ لَا تَدْرِى لَعَلَّ ٱللَّهَ يُحْدِثُ بَعْدَ ذَٰلِكَ أَمْرًا ۝١

Okunuşu

yāayyuhā l-nabiyu idhā ṭallaqtumu l-nisāa faṭalliqūhunna liʿiddatihinna wa-aḥṣū l-ʿidata wa-ittaqū l-laha rabbakum lā tukh'rijūhunna min buyūtihinna walā yakhruj'na illā an yatīna bifāḥishatin mubayyinatin watil'ka ḥudūdu l-lahi waman yataʿadda ḥudūda l-lahi faqad ẓalama nafsahu lā tadrī laʿalla l-laha yuḥ'dithu baʿda dhālika amran

Meal

Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah’tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin; olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Talâk Suresi’nin 1. ayeti (65:1) Medeni bir surededir; 28. cüzde, Mushaf’ın 558. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Talâk Suresi 1. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

1. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

Ey Peygamber! Sen yahut ümmetinden biri hanımını boşamak isterse iddetinin başında boşasın. Kadının iddetini saysın ve bu boşama işlemi kadının temiz olduğu (hayız dönemi dışında) ve kocasının kendisi ile cinsel ilişkiye girmediği bir halde olsun. Eğer eşlerinizi boşadıktan sonra geri döndürmek isterseniz bu durumda emin olmak için iddetlerini iyice sayın. Emirlerine itaat ederek ve yasaklarından kaçınarak Allah'tan korkun. Zina gibi apaçık bir hayasızlık yapmaları hali dışında boşadığınız kadınları iddetlerini tamamlayıncaya kadar oturdukları evlerinden çıkarmayın. Kadınlar kendileri de çıkmasınlar. Bunlar, Allah'ın kulları için koymuş olduğu sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa; işte o, Rabbine isyan etmesi sebebi ile kendi nefsini helaka sürükleyerek kendisine zulmetmiş bir kimsedir. -Ey eşini boşayan kimse!- Bilemezsin; bu boşamadan sonra Allah Teâlâ hiç beklemediğin şeyler karşına çıkarır ve boşadığın hanımını geri almak zorunda kalırsın.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 1. Yüce Allah peygamberi Muhammed sallallahu aleyhi ve sellem’e ve mü’minlere hitaben şöyle buyurmaktadır: “Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınız” yani boşamak istediğiniz “zaman iddetlerini gözeterek boşayın” yani onları boşamak için meşru olan durumu bekleyin ve Allah’ın emrine riâyet etmeksizin boşama sebebi var olur olmaz hemen boşamaya kalkışmayın. Bilakis onları iddetlerini gözeterek boşayın. Yani kocası, hanımını (hayızdan) temiz iken ve bu temizlik halinde de onunla cima etmeden boşasın. İşte iddetin açık seçik bir şekilde tespit edilebileceği boşama … Devamını oku

Talâk Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Talâk suresinin 1-5. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 558. sayfası).

  • Nebi -sallallahu aleyhi ve sellem-'e yöneltilen hitap, bu hitabın ona özel olduğuna dair bir delil olmadığı sürece ümmetini de kapsayan bir hitaptır.
  • Geri dönüşü olan boşanma ile boşanmış olan kadın için barınma ve bakımın gerekliliği beyan edilmiştir.
  • Adil iki şahidin bulunması ortaya çıkabilecek ihtilafı sona erdirir.
  • Takvanın faydalarının çokluğu ve takvanın yücelikleri beyan edilmiştir.

1. ayetin diğer mealleri

Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınız zaman, onları iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz olan Allah’tan sakının. Açık bir fuhşiyat/ahlaksızlık yapmadıkça onları evlerinden çıkarmayın. Onlar da çıkmasınlar. İşte bu, Allah’ın sınırlarıdır. Kim Allah’ın sınırlarını aşarsa kendisine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.

Ey Peygamber! Kadınları boşayacağınızda, onları iddetlerini gözeterek boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah’tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilemezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.

Ey Peygamber! Kadınları boşamak istediğiniz zaman onları iddetleri içinde boşayın ve iddeti de sayın. Rabbiniz Allah'tan korkun. Apaçık bir hayasızlık yapmaları hali bir yana, onları evlerinden çıkarmayın, kendileri de çıkmasınlar. Bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Kim Allah'ın sınırlarını aşarsa, şüphesiz kendine zulmetmiş olur. Bilmezsin, olur ki Allah, bundan sonra bir durum ortaya çıkarıverir.

1. ayet kelime kelime

  1. يَٰٓأَيُّهَا yāayyuhā ey أ ي ي
  2. ٱلنَّبِىُّ l-nabiyu peygamber ن ب أ
  3. إِذَا idhā zaman
  4. طَلَّقْتُمُ ṭallaqtumu boşa(mak iste)diğiniz ط ل ق
  5. ٱلنِّسَآءَ l-nisāa kadınları ن س و
  6. فَطَلِّقُوهُنَّ faṭalliqūhunna onları boşayın ط ل ق
  7. لِعِدَّتِهِنَّ liʿiddatihinna iddetleri içinde ع د د
  8. وَأَحْصُوا۟ wa-aḥṣū ve sayın ح ص ي
  9. ٱلْعِدَّةَ l-ʿidata iddeti ع د د
  10. وَٱتَّقُوا۟ wa-ittaqū ve korkun و ق ي
  11. ٱللَّهَ l-laha Allah'tan
  12. رَبَّكُمْ rabbakum Rabbiniz ر ب ب
  13. لَا lā onları çıkarmayın
  14. تُخْرِجُوهُنَّ tukh'rijūhunna خ ر ج
  15. مِنۢ min evlerinden
  16. بُيُوتِهِنَّ buyūtihinna ب ي ت
  17. وَلَا walā ve
  18. يَخْرُجْنَ yakhruj'na kendileri de çıkmasınlar خ ر ج
  19. إِلَّآ illā ancak başkadır
  20. أَن an gelmeleri
  21. يَأْتِينَ yatīna أ ت ي
  22. بِفَٰحِشَةٍ bifāḥishatin bir edepsizlikle ف ح ش
  23. مُّبَيِّنَةٍ mubayyinatin apaçık ب ي ن
  24. وَتِلْكَ watil'ka bunlar
  25. حُدُودُ ḥudūdu sınırlarıdır ح د د
  26. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  27. وَمَن waman ve kim
  28. يَتَعَدَّ yataʿadda geçerse ع د و
  29. حُدُودَ ḥudūda sınırlarını ح د د
  30. ٱللَّهِ l-lahi Allah'ın
  31. فَقَدْ faqad gerçekten
  32. ظَلَمَ ẓalama yazık etmiştir ظ ل م
  33. نَفْسَهُۥ nafsahu kendisine ن ف س
  34. لَا lā bilmezsin
  35. تَدْرِى tadrī د ر ي
  36. لَعَلَّ laʿalla belki
  37. ٱللَّهَ l-laha Allah
  38. يُحْدِثُ yuḥ'dithu ortaya çıkarır ح د ث
  39. بَعْدَ baʿda sonra ب ع د
  40. ذَٰلِكَ dhālika bundan
  41. أَمْرًا amran yeni bir iş أ م ر

Bu ayetin geçtiği hadisler

Farklı hükümler Sünen-i Ebû Dâvûd 2196

İbn Abbas -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre demiştir ki: Rükâne'nin ve kar­deşlerinin babası olan Abdü Yezid (karısı) Ümmü Rükâne'yî boşamış ve Müzeyne (kabilesin)den bir kadınla evlenmişti. Kısa bir süre sonra (bu kadın) Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi (ve Ebu Rükâne'nin er­kekliğinin olmadığını ifade etmek maksatıyla) başından aldığı bir kıla (işaret ederek- Abdü Yezid'in) "Bana ancak şu kıl kadar fayda­sı vardır, başka değil. Bunun üzerine benimle onun arasını ayır" dedi. Bunun üzerine Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem- öfkelendi ve Rükâne ile kardeşleri­ni (yanına) çağırdı. Sonra meclisinde bulunanlara (hitaben Ebu Rü­kâne'nin çocuklarından ikisine işaret ederek);"Falanı şu ve bu bakımlardan falanı da şu ve şu bakımlardan Ebu Yezid'e benzer buluyor musunuz?" diye sordu. Onlar da; Evet dediler. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem(de) Abdü Yezid'e; "Onu boşa" diye emretti. O da (kendisinden istenileni) yaptı. Sonra (Hz. Peygamber; ilk) "Hanımın (olan) Rükâne ve kardeşle­rinin annesine dön" buyurdu. (Abdü Yezid de) .Ya Rasûlallah ben onu üç talak ile boşadım dedi. (Rasûlullah da:) "Biliyorum, sen ona dön." buyurdu ve (Ey Peygamber, ka­dınları boşadığınız zaman, onları iddetleri içinde boşayın ve iddeti sayın) Talak suresi,1. ayet.

İbn Abbas -radıyallahu anh-'tan rivayet edildiğine göre demiştir ki: Rükâne'nin ve kar­deşlerinin babası olan Abdü Yezid (karısı) Ümmü Rükâne'yî boşamış ve Müzeyne (kabilesin)den bir kadınla evlenmişti. Kısa bir süre sonra (bu kadın) Nebî -sallallahu aleyhi ve sellem-'e geldi (ve Ebu Rükâne'nin…

رَاجِعِ امْرَأَتَكَ أُمَّ رُكَانَةَ وَإِخْوَتِهِ ‏"‏ ‏.‏ فَقَالَ إِنِّي طَلَّقْتُهَا ثَلاَثًا يَا رَسُولَ اللَّهِ ‏.‏ قَالَ ‏"‏ قَدْ عَلِمْتُ رَاجِعْهَا ‏"‏ ‏.‏ وَتَلاَ ‏‏{‏ يَا أَيُّهَا النَّبِيُّ إِذَا طَلَّقْتُمُ…

Râvi: İbn Abbâs Şerhli

Sahih Muttefekun aleyh (Buhârî ve Müslim) Sahîh-i Buhârî 7160

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet olunduğuna göre karısını hayızlı iken boşamış, bunun üzerine, Ömer b. el-Hattâb bu durumu Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sormuş, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu duruma kızmış.Sonra da şöyle cevap vermiştir;"Ona emret, karısına dönsün. Sonra (hayızından) temizlenip (tekrar) bir hayz (daha) görüp sonra (tekrar) temizleninceye kadar (nikâhı altında) tutsun. Bundan sonra isterse tutar, isterse temasta bulunmadan önce boşar. İşte Aziz olan Allah'ın, kadınların içinde boşanmasını emrettiği iddet (dönemi) budur.Başka bir lafızda :''Onu boşadığı hayız dışında ayrı bir hayız görene kadar.''Başka bir lafızda:''Bunun üzerine Abdullah Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'in kendisine emrettiği gibi eşini geri döndürdü. Yapmış olduğu boşama ise, kadın için bir talak sayıldı.''

Abdullah b. Ömer -radıyallahu anhumâ-'dan rivayet olunduğuna göre karısını hayızlı iken boşamış, bunun üzerine, Ömer b. el-Hattâb bu durumu Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem-'e sormuş, Rasûlullah -sallallahu aleyhi ve sellem- bu duruma kızmış.Sonra da şöyle cevap vermiştir;"Ona emret…

لِيُرَاجِعْهَا، ثُمَّ لْيُمْسِكْهَا حَتَّى تَطْهُرَ، ثُمَّ تَحِيضَ فَتَطْهُرَ، فَإِنْ بَدَا لَهُ أَنْ يُطَلِّقَهَا فَلْيُطَلِّقْهَا ‏"

Râvi: Abdullah b. Ömer + 6 başka rivayet Şerhli

Sahih Sahîh-i Müslim 1480a

Senin için nafaka yoktur!

Fatıma binti Kays –radıyallahu anha- anlatıyor: Ebu Amr b. Hafs onu kesin olarak boşadı. Kocası orada bulunmuyordu. (Başka bir rivayette “Üç talakta boşadı.”) Ona vekili ile arpa gönderdi. Bu onu kızdırdı. (Vekil) Şöyle dedi: Senin bizde bir şeyin yoktur. Allah Rasûlü –sallallahu aleyhi ve…

لَيْسَ لَكِ عَلَيْهِ نَفَقَةٌ ‏"‏ ‏.‏ فَأَمَرَهَا أَنْ تَعْتَدَّ فِي بَيْتِ أُمِّ شَرِيكٍ ثُمَّ قَالَ ‏"‏ تِلْكَ امْرَأَةٌ يَغْشَاهَا أَصْحَابِي اعْتَدِّي عِنْدَ ابْنِ أُمِّ مَكْتُومٍ فَإِنَّهُ رَجُلٌ أَعْمَى تَضَعِينَ…

Râvi: Fâtima bint Qays + 6 başka rivayet Şerhli

Diğer hadisler (14)

1. ayetle ilgili ayetler

Lafzen benzer ayetler

Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.

  • Nisâ 4:19

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلَّذِينَ ءَامَنُوا۟ لَا يَحِلُّ لَكُمْ أَن تَرِثُوا۟ ٱلنِّسَآءَ كَرْهًا وَلَا تَعْضُلُوهُنَّ لِتَذْهَبُوا۟ بِبَعْضِ مَآ ءَاتَيْتُمُوهُنَّ إِلَّآ أَن يَأْتِينَ بِفَٰحِشَةٍ مُّبَيِّنَةٍ وَعَاشِرُوهُنَّ بِٱلْمَعْرُوفِ فَإِن كَرِهْتُمُوهُنَّ فَعَسَىٰٓ أَن تَكْرَهُوا۟ شَيْـًٔا وَيَجْعَلَ ٱللَّهُ فِيهِ خَيْرًا كَثِيرًا

    Ey iman edenler! (Ölen babalarınızın) kadınlarını miras yoluyla zorla almanız size helal değildir. Apaçık bir fuhuş işlemedikçe (mehir olarak) verdiklerinizin bir kısmını elde etmek için onları (başkalarıyla evlenmelerine) engel olmak için nikahınızda tutmayın. Onlarla güzel güzel geçinin. Onlardan hoşlanmasanız bile, umulur ki sizin hoşunuza gitmeyen bir şeyde Allah bir çok hayır takdir eder.

  • Mümtehine 60:12

    يَٰٓأَيُّهَا ٱلنَّبِىُّ إِذَا جَآءَكَ ٱلْمُؤْمِنَٰتُ يُبَايِعْنَكَ عَلَىٰٓ أَن لَّا يُشْرِكْنَ بِٱللَّهِ شَيْـًٔا وَلَا يَسْرِقْنَ وَلَا يَزْنِينَ وَلَا يَقْتُلْنَ أَوْلَٰدَهُنَّ وَلَا يَأْتِينَ بِبُهْتَٰنٍ يَفْتَرِينَهُۥ بَيْنَ أَيْدِيهِنَّ وَأَرْجُلِهِنَّ وَلَا يَعْصِينَكَ فِى مَعْرُوفٍ فَبَايِعْهُنَّ وَٱسْتَغْفِرْ لَهُنَّ ٱللَّهَ إِنَّ ٱللَّهَ غَفُورٌ رَّحِيمٌ

    Ey Peygamber! Mümin kadınlar, Allah’a hiçbir şeyi şirk koşmamak, hırsızlık etmemek, zina etmemek, çocuklarını öldürmemek, elleri ve ayakları arasında bir iftira düzüp getirmemeleri, iyi ve doğru işlerde sana isyan etmemek üzere sana beyat etmek için geldiklerinde onların beyatını al ve onlar için Allah’tan bağışlanma dile. Şüphesiz Allah, bağışlayıcı ve çok merhametlidir.

  • Bakara 2:229

    ٱلطَّلَٰقُ مَرَّتَانِ فَإِمْسَاكٌۢ بِمَعْرُوفٍ أَوْ تَسْرِيحٌۢ بِإِحْسَٰنٍ وَلَا يَحِلُّ لَكُمْ أَن تَأْخُذُوا۟ مِمَّآ ءَاتَيْتُمُوهُنَّ شَيْـًٔا إِلَّآ أَن يَخَافَآ أَلَّا يُقِيمَا حُدُودَ ٱللَّهِ فَإِنْ خِفْتُمْ أَلَّا يُقِيمَا حُدُودَ ٱللَّهِ فَلَا جُنَاحَ عَلَيْهِمَا فِيمَا ٱفْتَدَتْ بِهِۦ تِلْكَ حُدُودُ ٱللَّهِ فَلَا تَعْتَدُوهَا وَمَن يَتَعَدَّ حُدُودَ ٱللَّهِ فَأُو۟لَٰٓئِكَ هُمُ ٱلظَّٰلِمُونَ

    (Dönüş yapılabilecek) boşama iki defadır. Sonrası ya iyilikle geçinmek, ya da güzellikle bırakmaktır. (Evlilikte) tarafların Allah’ın belirlediği ölçüleri koruyamama endişeleri dışında kadınlara verdiklerinizden (boşanma esnasında) bir şeyi geri almanız sizin için helâl olmaz. Eğer onlar Allah’ın belirlediği ölçüleri gözetmeyecekler diye endişe ederseniz, o zaman kadının (boşanmak için) bedel vermesinde ikisine de günah yoktur. Bunlar Allah’ın koyduğu sınırlardır. Sakın bunları aşmayın. Allah’ın koyduğu sınırları kim aşarsa, onlar zalimlerin ta kendileridir.

Talâk Suresi’nin tüm benzer ayetleri

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ