26:84 ayetinin metni
وَٱجْعَل لِّى لِسَانَ صِدْقٍ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ ٨٤
Okunuşu
wa-ij'ʿal lī lisāna ṣid'qin fī l-ākhirīna
Meal
“Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.”
سورة الشعراء، الآية ٨٤
وَٱجْعَل لِّى لِسَانَ صِدْقٍ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ ٨٤
wa-ij'ʿal lī lisāna ṣid'qin fī l-ākhirīna
“Sonra gelecekler arasında beni doğrulukla anılanlardan kıl.”
Şuarâ Suresi’nin 84. ayeti (26:84) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 371. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
"Benden sonra gelecek nesiller arasında, beni güzellikle anılanlardan ve hoş bir şekilde övülenlerden kıl."
83. Daha sonra İbrahim aleyhisselam Rabbine şöylece dua etti: “Rabbim, bana hüküm/hikmet bağışla” yani kendisi vasıtasıyla hükümleri, helâli ve haramı bilebileceğim ve onunla insanlar arasında hüküm verebileceğim çokça ilim ver. “Ve beni” peygamber ve rasûl kardeşlerim olan “salihler arasına kat!” 84. Kıyamet gününe kadar sürekli devam edecek, doğru ve haklı bir şekilde övülmeyi nasip et! Allah da onun bu duasını kabul buyurdu ve ona bağışladığı ilim ve hikmet sayesinde rasûllerin en faziletlilerinden oldu. Onu diğer peygamber kardeşleri arasında sevilen, kabul gören, bütün ümmetler arasında … Devamını oku
Şuarâ suresinin 84-111. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 371. sayfası).
Ve beni, sonrakiler içinde “doğrunun dili/doğrulukla anılan” kıl!
"Benden sonrakiler içinde, beni iyi dille anılanlardan eyle."
"Sonra gelecekler içinde beni doğrulukla anılanlardan eyle!"
وَتَرَكْنَا عَلَيْهِ فِى ٱلْـَٔاخِرِينَ …
Sonradan gelenler arasında onun için (güzel bir) nam bıraktık. …
وَءَاتَيْنَٰهُ فِى ٱلدُّنْيَا حَسَنَةً وَإِنَّهُۥ فِى ٱلْـَٔاخِرَةِ لَمِنَ ٱلصَّٰلِحِينَ
Ona dünyada iyilik verdik. Şüphesiz o, ahirette de salihlerdendir.
رَبَّنَا ٱغْفِرْ لِى وَلِوَٰلِدَىَّ وَلِلْمُؤْمِنِينَ يَوْمَ يَقُومُ ٱلْحِسَابُ
'Rabbimiz! Hesap görülecek günde; beni, ana babamı ve inananları bağışla.''
وَمَا كَانَ ٱسْتِغْفَارُ إِبْرَٰهِيمَ لِأَبِيهِ إِلَّا عَن مَّوْعِدَةٍ وَعَدَهَآ إِيَّاهُ فَلَمَّا تَبَيَّنَ لَهُۥٓ أَنَّهُۥ عَدُوٌّ لِّلَّهِ تَبَرَّأَ مِنْهُ إِنَّ إِبْرَٰهِيمَ لَأَوَّٰهٌ حَلِيمٌ
İbrahim’in babası için bağışlanma dilemesi, sadece ona verdiği bir sözden dolayı idi. Allah’ın düşmanı olduğunu kesin olarak anlayınca ondan uzaklaştı. İbrahim, gerçekten çok dua edip yalvaran ve yumuşak kalpli biriydi.