26:1 ayetinin metni
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
طسٓمٓ ١
Okunuşu
tta-seen-meem
Meal
Tâ, Sîn, Mîm.1
Notlar
[1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.
سورة الشعراء، الآية ١
بِسْمِ ٱللَّهِ ٱلرَّحْمَٰنِ ٱلرَّحِيمِ
طسٓمٓ ١
tta-seen-meem
Tâ, Sîn, Mîm.1
[1] Bkz: Bakara Suresi 1. ayetinin dipnotu.
Şuarâ Suresi’nin 1. ayeti (26:1) Mekki bir surededir; 19. cüzde, Mushaf’ın 367. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
(Ta, Sin, Mim) Bu hususta benzer bir açıklama Bakara suresinin başında zikredilmiştir.
Rahmân ve Rahîm Allah’ın adı ile. 1-2. Yüce Yaratıcı, apaçık ve açıklayıcı, ilâhî bütün istekleri, şer’î bütün maksatları gösteren bu Kitab’ın âyetlerinin ta’zim edilmesine delil olacak bir işarette bulunmaktadır. Bu Kitab’ın âyetlerine dikkatle bakan bir kimse, hiçbir şekilde bu Kitabın verdiği haberler yahut hükümler hakkında en ufak bir şüphe ve tereddüde kapılmaz. Çünkü bu Kitap gâyet açıktır. O, en şerefli ve üstün manalara delâlet etmektedir. Ayrıca koyduğu hükümlerin hikmetini ve bağlantılı olduğu münasebeti de açıkça ortaya koymaktadır. Allah Rasûlü sallallahu aleyhi ve sellem, bu … Devamını oku
Şuarâ suresinin 1-19. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 367. sayfası).
Tâ Sîn Mîm.
Tâ. Sîn. Mîm.
Tâ, Sîn, Mîm.
أَفَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ فَرَءَاهُ حَسَنًا فَإِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ فَلَا تَذْهَبْ نَفْسُكَ عَلَيْهِمْ حَسَرَٰتٍ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِمَا يَصْنَعُونَ
Kötü ameli kendine süslü gösterilen ve böylece onu güzel gören kimse (doğru yolda olanla bir midir)? Şüphesiz Allah dilediğini sapıklığa düşürür dilediğini de doğru yola eriştirir. Öyleyse nefsin onlara karşı hasretlere (üzüntülere) kapılmasın. Şüphesiz Allah onların yaptıklarını bilmektedir.
فَلَعَلَّكَ بَٰخِعٌ نَّفْسَكَ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ إِن لَّمْ يُؤْمِنُوا۟ بِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَسَفًا
Belki de sen, bu kitaba iman etmiyorlar diye onların arkasından üzüntüden kendini helâk edeceksin.
وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ لَـَٔامَنَ مَن فِى ٱلْأَرْضِ كُلُّهُمْ جَمِيعًا أَفَأَنتَ تُكْرِهُ ٱلنَّاسَ حَتَّىٰ يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ
Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzünde bulunanların tümü iman ederdi. Öyleyken insanları iman etmeye sen mi zorlayacaksın?
وَلَوْ شَآءَ رَبُّكَ لَجَعَلَ ٱلنَّاسَ أُمَّةً وَٰحِدَةً وَلَا يَزَالُونَ مُخْتَلِفِينَ …
Eğer Rabbin dileseydi, insanları tek bir millet/din üzere kılardı. Fakat onlar ihtilaf edip durmaktadırlar. …