İçeriğe geç

Kehf Suresi 6. Ayet

سورة الكهف، الآية ٦

18:6 15. cüz 30. hizb Mushaf’ta 294. sayfa Mekki sure

18:6 ayetinin metni

فَلَعَلَّكَ بَٰخِعٌ نَّفْسَكَ عَلَىٰٓ ءَاثَٰرِهِمْ إِن لَّمْ يُؤْمِنُوا۟ بِهَٰذَا ٱلْحَدِيثِ أَسَفًا ۝٦

Okunuşu

falaʿallaka bākhiʿun nafsaka ʿalā āthārihim in lam yu'minū bihādhā l-ḥadīthi asafan

Meal

Belki de sen, bu kitaba iman etmiyorlar diye onların arkasından üzüntüden kendini helâk edeceksin.

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Kehf Suresi’nin 6. ayeti (18:6) Mekki bir surededir; 15. cüzde, Mushaf’ın 294. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.

Kehf Suresi 6. ayeti dinleyin

73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (79)

6. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- Eğer onlar bu Kur'an'a iman etmeyecek olurlarsa neredeyse onlar için kendini üzüntü, gam ve kederden helak edeceksin. Sen asla üzülme. Onların hidayetinden sorumlu değilsin. Senin üzerine düşen sadece onlara hakkı tebliğ etmektir.

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

6. Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem, insanların hidâyet bulmasını çokça arzuladığından ve bu uğurda pek büyük gayret harcadığından dolayı dine girenlerin hidâyet bulması dolayısıyla sevinir, buna karşılık yalanlayan ve sapıklığa düşenler için de şefkati ve merhameti dolayısıyla üzülürdü. İşte Yüce Allah, burada Kur’an’a iman etmeyen bu gibi kimselere üzülmemesini buyurmaktadır. Nitekim başka âyet-i kerimelerde de şöyle buyurmaktadır: “İman etmiyorlar diye neredeyse kendini öldüreceksin!” (eş-Şuarâ, 26/3) “O halde onlar için üzülüp kendini bitirme!” (Fâtır, 35/8) Burada da: “neredeyse … Devamını oku

Kehf Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Kehf suresinin 5-15. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 294. sayfası).

  • Allah'a davet eden davetçinin üzerine düşen, Yüce Allah'a tevekkül etmekle beraber gücünün ulaşabileceği noktaya kadar gayret edip çaba harcaması gerektiğidir. Eğer (davet ettikleri) hak davetlerine uyup hidayete gelirlerse bu ne güzeldir. Ve eğer bir netice alamazsa o zaman üzülmez ve pişman da olmaz.
  • Ashâb-ı Kehf'in (uykuda) ne kadar kaldıklarını bilme hesabın kontrolü içindir. Ayrıca bu Allah Teâlâ'nın kamil olan kudretini, hikmetini ve rahmetini gösterir.
  • Ayetlerde, fitne korkusuyla dinini daha iyi yaşayabilmek için uzaklaşmak ve aileyi, çocukları, akrabaları, dostları, vatanları ve malları terk edip hicret etmek hakkında açık bir delil vardır.
  • Gençlerin terbiyesi ve yetiştirilmesi ile ilgilenmenin zaruri ve önemli olması. Çünkü gençlerin kalpleri ve yürekleri daha temiz, daha hamasetli/coşkulu olduğu için toplumların kalkınması onların üzerinden olacaktır.

6. ayetin diğer mealleri

Belki de sen, bu kitaba iman etmiyorlar diye onların arkasından üzüntüden kendini helak edeceksin.

Bu yeni Kitab'a inanmazlarsa (ve bu yüzden helâk olurlarsa) arkalarından üzüntüyle neredeyse kendini harap edeceksin.

(Ey Muhammed!) Demek onlar, bu söze (kitaba) inanmazlarsa, onların peşinde üzüle üzüle kendini helak edeceksin!

6. ayet kelime kelime

  1. فَلَعَلَّكَ falaʿallaka herhalde sen
  2. بَٰخِعٌ bākhiʿun helak edeceksin ب خ ع
  3. نَّفْسَكَ nafsaka kendini ن ف س
  4. عَلَىٰٓ ʿalā peşlerinde
  5. ءَاثَٰرِهِمْ āthārihim أ ث ر
  6. إِن in diye
  7. لَّمْ lam inanmıyorlar
  8. يُؤْمِنُوا۟ yu'minū أ م ن
  9. بِهَٰذَا bihādhā bu
  10. ٱلْحَدِيثِ l-ḥadīthi söze ح د ث
  11. أَسَفًا asafan üzüntüden أ س ف

6. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Fâtır 35:8

    أَفَمَن زُيِّنَ لَهُۥ سُوٓءُ عَمَلِهِۦ فَرَءَاهُ حَسَنًا فَإِنَّ ٱللَّهَ يُضِلُّ مَن يَشَآءُ وَيَهْدِى مَن يَشَآءُ فَلَا تَذْهَبْ نَفْسُكَ عَلَيْهِمْ حَسَرَٰتٍ إِنَّ ٱللَّهَ عَلِيمٌۢ بِمَا يَصْنَعُونَ

    Kötü ameli kendine süslü gösterilen ve böylece onu güzel gören kimse (doğru yolda olanla bir midir)? Şüphesiz Allah dilediğini sapıklığa düşürür dilediğini de doğru yola eriştirir. Öyleyse nefsin onlara karşı hasretlere (üzüntülere) kapılmasın. Şüphesiz Allah onların yaptıklarını bilmektedir.

  • Nahl 16:127

    وَٱصْبِرْ وَمَا صَبْرُكَ إِلَّا بِٱللَّهِ وَلَا تَحْزَنْ عَلَيْهِمْ وَلَا تَكُ فِى ضَيْقٍ مِّمَّا يَمْكُرُونَ

    Sabret! Senin sabrın ancak Allah’ın yardımı iledir. Onlardan yana üzülme. Tuzak kurmalarından dolayı da sıkıntıya düşme.

  • Şuarâ 26:3

    لَعَلَّكَ بَٰخِعٌ نَّفْسَكَ أَلَّا يَكُونُوا۟ مُؤْمِنِينَ

    (Ey Muhammed!) İman etmiyorlar diye adeta kendini helâk edeceksin!

  • Secde 32:27

    أَوَلَمْ يَرَوْا۟ أَنَّا نَسُوقُ ٱلْمَآءَ إِلَى ٱلْأَرْضِ ٱلْجُرُزِ فَنُخْرِجُ بِهِۦ زَرْعًا تَأْكُلُ مِنْهُ أَنْعَٰمُهُمْ وَأَنفُسُهُمْ أَفَلَا يُبْصِرُونَ

    Görmediler mi ki, biz yağmuru kupkuru yere gönderip onunla hayvanlarının ve kendilerinin yiyeceği ekinler çıkarırız. Hâlâ görmeyecekler mi?

Daha fazlası

13 Ekim 2026 Salı 2 جمادى الأولى 1448 هـ