Sâd Suresi’nin 86. ayeti (38:86) Mekki bir surededir; 23. cüzde, Mushaf’ın 458. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 73 kârinin sesinden dinleyin.
Sâd Suresi 86. ayeti dinleyin
73 kâriden 79 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (79)
86. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Ey Resul! Bu müşriklere de ki: "Ben size tebliğ ettiğim nasihatlerime karşılık sizden bir ücret istemiyorum. Ve emredildiğim bir şeye kendiliğimden artırarak bir yükümlülük getirmiyorum."
86. Peygamber, insanlara delili açıklayıp doğru yolu beyan edince Allah ona hitaben şöyle buyurmuştur: “De ki: “Buna” benim sizi davet etmeme “karşılık sizden hiçbir ücret istemiyorum ve ben haddim olmayan iddialarda buluna biri de” hakkım olmayan bir iddiada bulunan ve bilgim olmayan şeylerin peşinden giden kimselerden “değilim.” Ben ancak bana vahyolunana uyarım.
38:84 ile 39:5 arasındaki ayetlerle ilgilidir (Mushafın 458. sayfası).
Yüce Allah'a davet eden karşılığını Allah'tan bekler. Hakka yapmış olduğu davetinden dolayı insanlardan bir ücret istemez.
Güçlükle ve yapmacık olarak yapılan şeyler dinden değildir.
Yüce Allah'a isimleriyle, sıfatlarıyla, O'na olan iman ve Allah için yapılan salih ameller ile tevessülde bulunulur. Bunların dışında başka bir şey ile tevessülde bulunulmaz.
86. ayetin diğer mealleri
De ki: Ben sizden bir ücret istemiyorum. Kendiliğimden bir şey de uydurmuyorum
(Rasûlüm!) De ki: Buna karşılık ben sizden bir ücret istemiyorum. Ve ben kendiliğimden bir şey iddia edenlerden de değilim."
Ey Muhammed! De ki: "Ben o Kur'ân'a karşı sizden bir ücret istemiyorum. Ve ben kendiliğimden bir şey de teklif etmiyorum."
Mesrûk’tan şöyle rivayet edilmiştir: Abdullah b. Mes'ûd -radıyallahu anh-'ın yanına gitmiştik. O bize şunları söyledi: "Ey insanlar! Bilen, bildiğini söylesin. Bilmeyen de "Allah en doğrusunu bilir. desin. Zira insanın bilmediği konuda "Allah en doğrusunu bilir" demesi de bir ilimdir.Allah Teâlâ…
وعن مسروق قال : دخلنا على عبدالله بن مسعود رضي الله عنه فقال : يا أيها الناس من علم شيئا فليقل به، ومن لم يعلم، فليقل :الله أعلم، فإن من العلم أن يقول الرجل لما لا يعلم: الله أعلم . قال الله تعالى لنبيه صلى…
Şu benden üstün kıldığını görüyor musun? Yemin ederim ki, eğer beni kıyamete kadar yaşatırsan, pek azı dışında onun soyunu kendi buyruğum altına alacağım" demişti. …
Eğer biz dileseydik her nefse elbette hidayetini verirdik, fakat benden sadır olan: “Cehennemi bütünü ile cinlerden ve insanlardan elbette dolduracağım” sözü hak olmuştur.
De ki: “Şahitlik bakımından hangi şey daha büyüktür?” De ki: “Allah benimle sizin aranızda şahittir. İşte bu Kur’an bana, onunla sizi ve eriştiği herkesi uyarayım diye vahyolundu. Gerçekten siz mi Allah ile beraber başka ilâhlar olduğuna şahitlik ediyorsunuz?” De ki: “Ben şahitlik etmem.” De ki: “(İbadete layık) tek (hak) ilahtır ve şüphesiz ben sizin Allah’a ortak koştuğunuz şeylerden uzağım.”
Rabbi katından (gelen) açık bir delil üzere olan ve ardından Rabbinden bir şahidin takip ettiği ve kendisinden önce bir de önder ve rahmet olarak Mûsâ 'nın kitabı bulunan kimse (kâfirler gibi) midir? Bunlar o (kitaba) inanırlar. Hangi topluluk onu inkâr ederse vadedilen yeri ateştir. O'ndan (Kitap) tan şüphen olmasın. Şüphesiz O, Rabbinden (gelen) haktır. Fakat, insanların çoğu iman etmezler.
Lafzen benzer ayetler
Bu ayetle ortak bir ifadeyi paylaşırlar: ezberlerken birbirinden ayırt etmeye yarar.