Rûm Suresi’nin 18. ayeti (30:18) Mekki bir surededir; 21. cüzde, Mushaf’ın 406. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.
Rûm Suresi 18. ayeti dinleyin
74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (80)
18. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Övgü yalnızca Allah -Subhanehu ve Teâlâ-'ya mahsustur. Göklerde melekleri O'na hamdeder, yeryüzünde ise yaratmış olduğu mahlukat O'na hamdeder. İkindi namazı vaktine girdiğinizde ve öğle namazı vaktine girdiğinizde O'nu tespih edin.
17-18. Bu buyruklarla Yüce Allah, her türlü kötülükten ve eksiklikten münezzeh olduğunu, yaratıklardan herhangi bir kimsenin O’na denk olmadığını, böyle bir şeyden yüce ve münezzeh olduğunu haber vermekte, ayrıca kullarına akşama vardıklarında, sabaha çıktıklarında, gündüzün sonunda ve öğle vakitlerinde kendisini tesbih etmelerini emretmektedir. Bu vakitler ise beş vakit namazın vaktidir. Allah, bu vakitlerde kullarına kendisini tesbih edip hamd etmelerini emretmektedir. Bunun kapsamına beş vakit namazın içindekiler gibi farz olan tesbih ve hamdler girdiği gibi sabah akşam zikirleri ve … Devamını oku
Kulun vaktini namaz ve tespih ile imar etmesi, akıbetinin güzel olacağına işaret eder.
Hayatın yenilenmesi, öldükten sonra yeniden dirilmeye bir delildir. Öyle ki Yüce Allah; ölüden diriyi, diriden ölüyü yaratır.
Nefislerde ve göklerde bulunan ayetlerden sadece Allah Teâlâ'nın kendilerine somut ve soyut şeyleri doğru algılama yeteneği verdiği kimseler yararlanır.
18. ayetin diğer mealleri
Göklerde ve yerde hamd O'na aittir. Günün sonunda ve öğleye erdiğiniz vakit de (O'nu tesbih edin).
Göklerde ve yerde gündüzün sonunda ve öğle vaktine eriştiğinizde hamd O’na mahsustur.
Göklerde ve yerde, ikindileyin de, öğleye erdiğiniz zaman da hamd O'na mahsustur.