(Ahalisi) zalim iken kendilerini helâk ettiğimiz bu yüzden çökmüş çatıları üzerine duvarları yıkılmış, kuyuları sahipsiz, yüksek köşkleri (ıssız) kalmış nice şehirler vardır.
Hac Suresi’nin 45. ayeti (22:45) Medeni bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 337. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 72 kârinin sesinden dinleyin.
Hac Suresi 45. ayeti dinleyin
72 kâriden 78 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.
Tüm sesler (78)
45. ayetin tefsiri
el-Muhtasar
Küfür içinde yaşayan ve zalim olan nice beldeleri helak ederek, yok ettik. Böylece onların yaşadıkları yurtları içinde sakinleri olmayan harabe yerlere, insanların helak olması nedeniyle nice kuyular kuru ve boş bir hale gelmiştir. Nice süslerle bezenmiş yüksek saraylar, içinde oturanları gönderilen azaptan koruyamamıştır.
45. “Halkı” küfürleri ve peygamberleri yalanlayışları dolayısı ile “zalim olan nice memleketleri” çetin azap ve dünyevi rüsvaylık ile “helâk ettik.” Bizim onları cezalandırışımız, onlara bir zulüm değildi. “Şimdi onlar duvarları çatıları üstüne çökmüş bir haldeler!” yurtları viraneye dönmüş, sarayları yıkılmış ve duvarları üzerine çatıları çökmüş bulunuyor. Önceleri buralar mamur iken harabeye dönüşmüş, burada insanlar cıvıldaşırken şimdi oldukça ıssız! “Nice terk edilmiş kuyular, nice yüksek köşkler (var şimdi ıpıssız)!” Nice kuyular vardı ki insanlar oradan hem kendileri içmek, hem … Devamını oku
Hac suresinin 39-46. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 337. sayfası).
Yüce Allah için izzet ve kuvvet sıfatlarının ispatı vardır.
İbadethanelerin korunması için cihadın meşru oluşu ifade edilmiştir.
Dini yaşamak, Allah'ın Mümin kullarına yardım etmesine sebep olur.
Kalplerin kör oluşu, Yüce Allah'ın ayetlerinden ibret almaya engel olur.
45. ayetin diğer mealleri
Nice memleketleri zalimlik ederken helak ettik. Şimdi, onlar tepetakla edilmiş, su kuyuları terkedilmiş ve yüksek sarayları bomboş kalmıştır.
Nitekim, birçok memleket vardı ki, o memleket (halkı) zulmetmekte iken, biz onları helâk ettik. Şimdi o ülkelerde duvarlar, (çökmüş) tavanların üzerine yıkılmıştır. Nice kullanılmaz hale gelmiş kuyular ve (ıssız kalmış) ulu saraylar vardır.
Nice memleketler vardı ki, zulüm yaparlarken biz onları yok ettik. Artık damları çökmüş, duvarları üzerine yıkılmıştır. (Geride) Nice terkedilmiş kuyularla bomboş kalmış yüksek saraylar (bırakılmıştır.)
Her nerede olsanız olun, sapasağlam kaleler içinde bile olsanız ölüm gelip sizi bulur. Onların başına bir iyilik gelse: "Bu, Allah’tandır." derler. Onlara bir kötülük dokunsa "Bu, sendendir" derler. De ki: “Hepsi Allah’tandır.” Bu topluluğa ne oluyor ki; neredeyse hiç bir sözü anlamıyorlar.