İçeriğe geç

Enbiyâ Suresi 34. Ayet

سورة الأنبياء، الآية ٣٤

21:34 17. cüz 33. hizb Mushaf’ta 324. sayfa Mekki sure

21:34 ayetinin metni

وَمَا جَعَلْنَا لِبَشَرٍ مِّن قَبْلِكَ ٱلْخُلْدَ أَفَإِي۟ن مِّتَّ فَهُمُ ٱلْخَٰلِدُونَ ۝٣٤

Okunuşu

wamā jaʿalnā libasharin min qablika l-khul'da afa-in mitta fahumu l-khālidūna

Meal

Biz, senden önce de hiçbir beşere ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar ebedî mi kalacaklar?

Başka bir dilde meal
Mahmud Halil el-Husari Sure içinde oku

Enbiyâ Suresi’nin 34. ayeti (21:34) Mekki bir surededir; 17. cüzde, Mushaf’ın 324. sayfasında yer alır. Arapçasını okunuşu, mealleri ve tefsiriyle okuyun, 74 kârinin sesinden dinleyin.

Enbiyâ Suresi 34. ayeti dinleyin

74 kâriden 80 tilavet: birini seçin, oynatıcıda başlasın.

Tüm sesler (80)

34. ayetin tefsiri

el-Muhtasar

-Ey Resul!- Senden önce hiçbir beşere bu hayatta ebedî olarak kalmasına izin vermedik. Şayet senin bu hayatta ecelin gelir de ölürsen, onlar senden sonra kalacaklar mı? Kesinlikle hayır!

Büyük tefsirler

es-Sa’dî Tefsiri

34. Allah Rasûlünün düşmanları: “Siz bunun ölmesini, felaketlere uğramasını bekleyin” dediklerinden dolayı Allah Teala: Bu, bir kere açılmış ve sürekli işleyen bir yoldur, anlamında onlara cevap olmak üzere şöyle buyurmaktadır: “Senden önce” ey Muhammed, “hiçbir beşere” dünyada “ebedilik vermedik.” Dolayısı ile sen ölürsen senin yolun, senin gibi rasûllerin, peygamberlerin ve Allah dostlarının yoludur. “Şimdi sen ölürsen onlar” senden sonra “ebedi mi kalacaklar?” Öyle bir şey söz konusu ise o halde ebedi kalıştan dolayı onlara ne mutlu! Ancak durum böyle değildir. Yeryüzü üzerinde bulunan herkes fanidir. İşte bundan dolayı bir sonraki âyet-i kerimede şöyle buyurmaktadır:

Enbiyâ Suresi’nin tamamının tefsiri

Bu ayetlerden çıkarılan faydalar

Enbiyâ suresinin 25-35. ayetleriyle ilgilidir (Mushafın 324. sayfası).

  • Yüce Allah çocuk edinmekten münezzehtir.
  • Yüce Allah katında melekler birer kuldur. Onları kendisine itaat etmeleri için yaratmıştır. Onlar, erkeklik ya da dişilik ile vasfedilmezler. Bilakis kendilerine ikram edilen kullardır.
  • Gökler ve yeryüzü kademe kademe yaratılmıştır. İlk başta birbirine bitişik olarak yaratılmıştır. Sonra ikisinin arası ayrılmıştır.
  • Başa gelen musibetler şer ile olduğu gibi hayır ile de olabilir.

34. ayetin diğer mealleri

Senden önce hiç bir insanı ebedi/ölümsüz kılmadık. Sen öleceksin de onlar ebedi olarak kalacaklar mı?

Biz, senden önce de hiçbir beşere ebedîlik vermedik. Şimdi sen ölürsen, sanki onlar ebedî mi kalacaklar?

Ey Muhammed! Senden önce de hiçbir insanı ölümsüz kılmadık, sen ölürsün de onlar baki kalır mı? Senin ölmenle rahata kavuşacaklarını mı sanıyorlar?

34. ayet kelime kelime

  1. وَمَا wamā ve
  2. جَعَلْنَا jaʿalnā vermedik ج ع ل
  3. لِبَشَرٍ libasharin hiçbir insana ب ش ر
  4. مِّن min senden önce
  5. قَبْلِكَ qablika ق ب ل
  6. ٱلْخُلْدَ l-khul'da ebedi yaşam خ ل د
  7. أَفَإِي۟ن afa-in şimdi eğer
  8. مِّتَّ mitta sen ölürsen م و ت
  9. فَهُمُ fahumu onlar
  10. ٱلْخَٰلِدُونَ l-khālidūna ebedi (mi kalacaklar?) خ ل د

34. ayetle ilgili ayetler

İbn Kesîr’in bu ayetin tefsirinde andığı ayetler

  • Yûsuf 12:105

    وَكَأَيِّن مِّنْ ءَايَةٍ فِى ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ يَمُرُّونَ عَلَيْهَا وَهُمْ عَنْهَا مُعْرِضُونَ

    Göklerde ve yerde nice ayetler/deliller vardır ki yanlarına uğrarlar da onlardan yüzlerini çevirerek geçerler.

  • Yâsîn 36:40

    لَا ٱلشَّمْسُ يَنۢبَغِى لَهَآ أَن تُدْرِكَ ٱلْقَمَرَ وَلَا ٱلَّيْلُ سَابِقُ ٱلنَّهَارِ وَكُلٌّ فِى فَلَكٍ يَسْبَحُونَ

    Ne Güneş Ay'a yetişebilir, ne de gece gündüzü geçebilir. Her biri bir yörüngede yüzmektedir.

  • En’âm 6:96

    فَالِقُ ٱلْإِصْبَاحِ وَجَعَلَ ٱلَّيْلَ سَكَنًا وَٱلشَّمْسَ وَٱلْقَمَرَ حُسْبَانًا ذَٰلِكَ تَقْدِيرُ ٱلْعَزِيزِ ٱلْعَلِيمِ

    O, karanlığı yarıp sabahı çıkarandır. Geceyi dinlenme zamanı, Güneş'i ve Ay'ı da ince birer hesap ölçüsü kıldı. Bütün bunlar mutlak güç sahibinin, hakkıyla bilenin takdiridir.

  • Rahmân 55:26–27

    كُلُّ مَنْ عَلَيْهَا فَانٍ …

    Onun üzerinde bulunan her şey yok olacaktır. …

Daha fazlası

16 Ekim 2026 Cuma 5 جمادى الأولى 1448 هـ